Neden?

b

Uzun süredir devam eden ve devam edecek gibi görünen bu Kore filmlerini/ dizilerini sevme nedenimi düşünüyorum bir süredir.Neden bu kadar takıldım ki ben, neden illa o ülkenin yapımları olsun izlediklerim diyorum.Neden bu kadar sıcak, bu kadar yakın buluyorum kendime.Sadece ben olsam neyse; bir anda bu kadar kişi nasıl bir ilgi yoğunluğu içerisine girebildi.Onların sebeplerini bilemem tabi, ama kendi adıma birkaç söyleyebilirim sanırım.Her izlediğim şeye – bazen eleştirsem bile- hayranlıkla bakıyor olmamda en büyük etken bana sıcak geliyor olmaları..

Yıllarca hepimiz Hollywood yapımlarıyla büyüdük, gözümü açtım Rambo gördüm, kapattım Rocky gördüm ve hepsini defalarca izledim.Şimdi külliyen bir haksızlık yapmak da istemiyorum ; zira içlerinde çok sevdiklerim, yıllarımı onları takip ederek çürüttüklerim var.Ama Kore yapımları ve Hollywood arasında bir mukayese içine girdiğimde; biri bana buz dağı kadar soğuk ve uzak; diğeri bana yakın ve sıcacık geliyor.Olumlu ifadelerimin Güney Kore semalarında dolaşacağı bir yazıdır bu; onun için “sıcak” olarak tasvir ettiğimin Kore yapımları olduğunu söylemekte bir o kadar yersiz kalıyor.Birinde teknoloji konuşurken diğerinde insanlar konuşuyor sanki..

a

En az Türk filmlerinde bilim kurgudan izler görmek gibi garip geliyor bana duygudan yoksun bir Kore yapımı izlemek.Biri elinde milyon dolarlık paralarla oynarken, diğeri bir köşede sessiz ama daha sağlam filmler yapıyor..Heyecan içinde asfaltı yerinden söken kovalamaca sahneleri göstermiyor belki ama ; onları aratmayacak heyecanlı konuları, yakın plan duygu gösterileri ile bizi bizden almasını da biliyor.Bu yazı iyice kıyaslama havasına girmeye başladı, bunun önünü almak için hemen yön değiştirelim ve “neden seviyorum” ana temasına geri dönelim.İzlerken mutlu olduğumdur için belki, doyasıya güldüğümden; yeri geldiğinde beni hüngür hüngür ağlatabildiğinden, hüzünlendirdiğinden ve bana “yakın” geldiğinden..

Çok küçük detaylar bunlar biliyorum ama izlerken kendisine bana “yakın” hissettiren öğeler var içlerinde.Eve ayakkabı ile girmemeleri; büyüklere saygı göstermeleri ve geleneklere daha bağlı bir aileyse onların sözlerine ve onaylarına büyük önem vermeleri, çok çabuk duygulanmaları; evlenmek için oğlanın gidip kızın babasının onayını alması veya bir annenin terliğini çıkarıp çocuğunu kovalaması derken, onlar ve ben o kadar da uzak bir mesafede görünmüyor bana.Dizilerinden daha çok filmlerini izledim, çok güldüklerim oldu, çok ağladıklarım, beğendiklerim veya beğenmediklerim ama çoğunda o sıcaklık duygusunu hissettim.Anlatmak istedikleri konu neyse –aşk, nefret, intikam- bunu hakkını vererek yapıyorlar..

c

Biliyorum çok taraf tutan bir yazı oluyor ama amaç buyken ona ihanet etmek de olmaz pek de yerinde olmaz tabi..Kore yapımlarında genel olarak; eğlendiren, “ayy” dedirten bir hava var.Karakterleri bize daha yakın geliyor; onları daha çok sever oluyorum, konuları daha fazla sahipleniyorum.Ve evet itiraf ediyorum; izlerken o kadar kasmıyorlar beni; rahat sabit bir konuda eğlenerek ilerliyoruz.Birbirlerine bakışlarını seviyorum; yeri geldiğinde susarak konuşmalarını seviyorum.İlk başlarda hepsi birbirinin aynı gözükebilir, kim kimdir karışabilir, hatta bütün Uzak Doğulu’ları aynı milliyetten görme eğilimimiz devam edip onlara “Japon” bile diyebiliriz.Ama belli bir süre; bizden biri olup çıkarlar, sanki sokakta köşeyi döndüğünde karşılaşabilecekmişsin gibi..

Elin kızı/oğlu gün geliyor evin bir üyesi oluyor.Ayrı bir sevgi bu; öyle yüzeyel bir ilgi olmadığını biliyorum ve daha nice yıllar nice güzel şeyler izleyeceğimin de farkındayım.Geç keşfetmiş olmanın sancısı içimde; filmler ve diziler beni bekliyor ve ben bir acele her şeye yetişmeye çalışıyorum.Benim için bakir topraklar gibi, keşfedilmemiş ve bunca zaman beni bekleyen madenler gibi; daldıkça dalasım geliyor.Kendi ülkemin yapımları beni o kadar sarmazken; Kore yapımları için, karşı koyamadığım bu sevgiyi anlatmakta hala yetersiz kaldığımı hissediyorum.Düz anlatım veya mecaz, hepsinde sonuç cümlem, kendimi onlara yakın hissediyorum ve doya doya eğleniyorum olur herhalde..Boş yere değil bu sevgi biliyorum..

Reklamlar

88 comments

  1. Selam,
    Başka bir iletişim yeri bulamadığımdan buraya yazıyorum.
    Sitenin RSS beslemesi yok mu ben mi göremedim?
    Harika içerik.
    Sevgiler
    Burak

  2. @ uzak sinema

    Şimdi fark ettim bende, varmış ama eklememişim, hemen ekledim ..Bu arada teşekkürler, bende sizin siteye bakıyorum şimdi, içeriğe tam bakmadım ama ilk etapta görüntüsü bile çok etkiledi beni, asıl sizin emeğinize sağlık..

  3. bugün öğrendim, kore’de bahşiş almak ayıpmış :S çok ilginç insanlar ya ama avantaj gidersek kore’ye bahşiş vermekten kurtulduk kızlar 😀

  4. Bana da şey çok ilginc gelmişti.Rameni sesli yiyor ya bunlar hani.Bizde sesli yemek nezaketsizlik kabul edilirken tam tersi onlarda sessizce yemek , yemeği beğenmediğiniz anlamına geldiği için kabalık sayılıyormuş.Ondan bayanlar da dahil hepsi acaip sesli yiyorlar demek ki (:

  5. @ ruzigar

    Benim için iyi oldu diyebilirim, kenddimi çok pinti görüyorum valla 🙂 Daha nelerini öğreneceğiz bu insanların, bu huyları bile ne kadar gururlarına önem verdiklerini gösteriyor..Kendilerine saygı duyan insanlar işte, her bir özelliklerine saygıyla baktırıyorlar böyle..

  6. @ sema

    Aaa bak bunu da hiç bilmezdim, o kadar da filmlerini izliyorum ama hiç dikkat etmemiştim.Ama dediğin gibi, hep sesli yiyor bu millet yemeklerini, sen deyince aklıma geldi..Bu bize biraz ters gibi görünüyor, sesli yesek çok farklı tepkiler alırdık herhalde..En azından “nezaketsiz” sıfatını bir kere üstümüze geçirmiş olurduk..

  7. Sema doğru ya ben de şimdi farkettim sen deyince 😀 izleye izleye günlük yaşantılarındaki her detayı öğreneceğiz bu gidişle 😀

  8. Evet.Ama normaldir ,masanın ortasında kaynıyor yemek, yana yana yiyorlar.İster istemez bir üfürme sesi falan oluyor:DKız kardeşimle ramen yaptık gecen evde.Aynen piştiği gibi servis edince höpürtüler arasında yemek zorunda kaldık:D Fena yakıyor

    Cidden ilginc insanlar.Kore’de yaşayan bir abim şöyle demişti; “Koreliler yaşlılara taparlar”.Dizilerden/ filmlerden gördüğüm kadarıyla da cidden öyle.Hep büyükbabaların/büyükannelerin sözü geciyor.

    Neyse Allah bize nasip ederse gidip, yaşayıp, fikir edinmek cok daha güzel olacak

  9. @ sema

    Valla Ruzigar’ın isteğine katılıyorum; bende isterim o tariften, bizde yapıp yiyelim..Ama ben öyle pek sıcak şeylerede gelemiyorum.Yine de bu dizilerde en hoşuma giden sahneler onların yemek sahneleri oluyor; başta rahatsız edici yönler bulabiliyordum ama daha sonra aynı iştahla bakmaya başlamadım desem yalan olur.Senin de dediğin gibi bakalım daha neler öğreneceğiz.Haa, yine tekrarlayalım ricamızı; “Ramen tarifi isteriz biz..”

  10. Tamam :p Başkasına vermem he tarif:D

    **islami koşullarda ramen yapımı ** :):)

    Nette pek tarife uLaşıLamıyor.GeneLLikLe wokta yapıLan , susuz noodLe tarifine rastLadım.Biraz uydurdum, biraz diziLerdeki gözLemLerime dayandım:D ELLerimi yıkayıp , 3 ihLas bir fatiha okuyarak başLadım

    MaLzemeLer:

    1 soğan
    1 diş sarımsak
    4 yemek kaşığı soya sosu
    Yarım çay bardağı soya fiLizi
    1 çay bardağı sıvı yağ
    1 tavuk buLyon
    Biraz tavuk parçaLarı (isteğe göre ve isteniLen miktarda:/GeneLde domuz etiyLe yapıLmasına karşın ben tavuga uyarLadım bunu.BismiLLahLı kesiLmiş tavukLar hehe)

    1/2 noodLe

    Tenceremizin dibine yağ , iri iri doğranmış soğan ve sarımsagı atıyoruz.Biraz çevirdikten sonra soya sosunu ve soya fiLizini de ekLiyoruz. Daha sonra yarım Litre su ekLeyip kaynamasını bekLiyoruz.Kaynayan suya diğer tarafta haşLadıgımız et parçaLarı ve noodLe da ekLeyerek kapagını kapatıyoruz tencerenin.YakLaşık 6 dk sonra hazır oLuyor

    Sonra daha önceden kız kardeşimle cok arayıp Korelilerin kullandıklarına en yakın olduguna inandıgımız kaselere koyduk.Daha önce sırf kore yemeklerini tatmak icin gittiğimiz Taksim Gaya Korean Restaurant’tan rica minnet aldıgımız “çıbıklar”la afiyetle yedik:D

    Biz Kore kültürünü tanıma işini abarttık:D Yere yakın sehpa/sofra karışımı aksesuarları var ya , ondan bile aldım ben.Çok keyifli oluyor ama ya:D

    Bir de bazen Sultanahmet’e iniyorum sırf Korelilerle muhabbet etmek icin.Bir kac arkadaş bile edindim:p

    Ah bir gün gideriz dilerim

  11. Sema süpersin diyorum o restorana bende hep gideyim diyorum ama cesaret edemiyorum. Yiyemem ben öyle garip şeyler ama bir gün toplnaıp hep beraber gitsek ne şahane olur 🙂 Resim de süper bu ortadaki kırmızılı sen misin?

  12. @ Sema

    Çok alemsin Sema, o kadar güldürdün ki beni, sen hep böyle anlat bu tarifleri valla; bir hevese geldim ki sorma en boş günümde oturup yapacağım.Gerçi seninki gibi çubuklarımız olmaz ama yine de çakma çubuklar yapabilirim sanırım 🙂 Bir Müslüman evladı olarak İslami koşullarda verdiğin tarif için ise ayrıca teşekkür etmek isterim :)Büyük keyif alarak okudum,ben pek yemek yapmaktan hoşlanmasam da yine de güzel yemek yaparım..Bakalım bu nasıl olacak, evdekiler şaşkınlık içinde bana bakacak ama varsın olsun; her gün ramen yemiyoruz değil mi 🙂 Kore’li arkadaşlarla çektirdiğin o fotoğrafta ayrı bir güzel valla, bir köşede bizde olsaydık yaa..

  13. Sema harikasınnnn 😀 uyarlaman on numara 😀 malzemeleri toplayıp yapmak istiyorum hemen, hımm soya filizini bulmam biraz zor olacak gibi ama azimliyim, aja 😀 yaa ben de taksim’de görüyorum o restaurantı ama gidemedim bir türlü, hakikaten bir gün toplanıp gidelim, ofori sen de istanbul’a gellll 😀

    bu akşam bir gezi programı vardı tv’de ve şanslıyım ki güney kore’ye gitmişler, ben açtığımda seul balık pazarındaydı, denizden ne çıksa yiyorlar yaa, hani yengeç falan en azından görünüşüne alışığım da öyle şeyler var ki, ben bakamıyorum, ilk defa gördüm hepsini, balık fiyatları çok uygun kocaman bir balık sunucunun dediğine göre 10 lira 🙂 hımm sonra bir de çepça diye bir yemek tarifi verdiler, hiç duymadım görmedim o kadar dizi, film izledim :S

    tarifi isteyeceğinizi düşünüp hemen yazıyorum 😀 sebzeli makarna desek olur bu yemeğe, yalnız kullanılan makarna patates nişastasından yapılıyormuş, şeffaf spagettiye benziyor, onları bir güzel haşladı, sonra julyen doğranmış havuç, salatalık, kırmızı biber, soğan ve mantarı (ama oraya özel bir mantarmış bu, biz de yurdum mantarını kullanırız artık :D) tavada sıvıyağla çevirip üzerine soya sosu ekledi, biraz daha çevirdi ve haşladığı makarnayı da ekledikten sonra birkaç dakika karıştırarak pişirdi ve sonra çepçamız sıcak sıcak yenmeye hazır hale geldii, afiyet olsun 😀

  14. Evet evet toplanıp Goyaya gidelim nolurrrrrrrrr 🙂 Bakın bu makarna tarifini çok sevdim. Kesin yaparım fırsat bulunca. Oy oy oy acıktım ha ha ha.

  15. #La Fea

    Türkiye’de ki en iyi mekan.Sahipleri de çok şeker insanlar.Her türlü sorunuzu sabırla yanıtlıyorlar:D Ben dizilerden/ filmlerden merak ettiğim ne varsa yedim.Kimchi, mandu, bibimbap, sonra ginseng çayı:p

    Gidelim tabi beraber, Kore’ye dair tüm organizasyonlarda varım:D

    Evet pempeeli benim (:

    #ofori
    Olsun denemek gerek.Çok eğlenceli oluyor.ben 3 çift aldım çubuk:DGarson cok nazik biriydi.Çıkarken Kore’yi tanıtan bir kitap hediye etti bana.Abartıp köşede beğendiğim çay setini bile isteyebilirdim:D

  16. Bir de size o gün yaşadıgım ilginc bir olayı anlatayım.Çünkü cok enteresandı.Tüm gün turistler bizden fotografımızı cekebilir misiniz diye rica etti.Arkalarındaki manzarayı da almak istediklerinde kareye, birinden yardım almaları gerekiyor tabi.Bu vesile ile kaynastık falan.Hatta o teyzelerin oldugu grup fotograf cekilirken bizim kolumuza girdi.Çok sıcak insanlar ya, ben çekinmiştim başta. cheese dediğimizde “kimchiii diyin ” demişlerdii.Neyse sonra arkadasım dedi o kadar gezdik biz de bir fotograf cektirelim.Durduk sultanahmet önünde.Köşeden esmer bir adam geliyordu.Ona rica ettim.Sonradan öğrendim ki Hindistanlıymıs.Yanına cekik gözlü biri geldi.Bütün gün çekik gözlü görmüştük ama cogu japon ya da tayvanlı olunca sormadım ben bu sefer nerelisiniz diye.Kız arkadasımla poz vermiş fotograf cekmelerini beklerken çekik gözlü olan telefonumu göstererek “bu adamı tanıyor musun” dedi.Arkaplan resmimi görmüş.Evet Lee Min Ho dedim.İnanmıyorum ben de Koreliyim dedi.Annyeong-haseyo diyerek selam verdiğimde yüzündeki ifadyi görmeliydiniz:D.Sonra o fotografımızı cekmek icin izin istedi.Keyifle evet dedikten sonra gülümseyin ve cheese dedi.Biz ise ekrana “kimchiii” diyerek poz verdik:D Bir saat önce teyzelerden öğrendiğimiz bu hareketi hemen uygulamıştık.O kadar mutlu oldu ki.En son telefonum Rain’in söylediği bir şarkı ile çalınca Song adlı bu arkadas hem cok sevindi hem de şaşırdı.Bu kadar tesadüf nasıl olur anlamıyorum.Allah gönlümüze göre verdi.Hatta Samsung’da çalışan bir mühendismiş, telefonum da samsung olunca ordan da muhabbet açıldı.

    Çok güzel bir gündü kısacası.Fotografları yollamak üzere mail adresimizi aldı.Ahh yine gidesim geldi Sultanahmete:D

  17. @ ruzigar

    Balığı bende severim valla, hatta bizim evde bir ben bir de annem sever, diğerlerini pek ikna edemiyoruz..Sırf balık almak için bile oralara gidilir yani, bizde arasak bulamayız öyle programlar..Tarif için çok teşekkürler; o malzemeleri tam olarak elde edemesem de kendi Türk usüllerimle ortaya çok güzel bir şey de çıkarabilirim..Tabi makarnanın içine ben hayatta soğan koymam o ayrı; haa bir de kırmızı biber..Zaten onu sevmedim at, bu olmaz at derken ortaya sadece makarna kalacak gibi görünüyor..Oforinin yapacağı Kore usulü yemek kırpa kırpa normal makarnaya dönecek gibi görünüyor 🙂

  18. @ sema

    Bu yazını sabah okudum Sema, kardeşimi uğrulamadan önce birlikte okuduk, çok mutlu olduk.Ne güzel bir anı o öyle, resmen öyle bir denk gelmiş ki sanki arkanda bizde vardık da “Seni kim tutar konuş..” diyerek destekledik.Bütün bilginle ve Kore’ye yakınlığınla adamı kendine hayran bırakmışsın.Şimdi düşünüyorum da ben Kore’ye gideceğim ve oranın yerlisi bana Türk’lerden bahsedecek, bize özgü ince detayları gösterecek davranışlarında nasıl mutlu olurum, onere olurum anlatamam..Ne diyelim Allah Kore’lileri senin benim gibi Kore sevdası ile yananların karşısına çıkarsın ki, güzel bir izlenim verelim böylece..Bu arada resimlerde çok güzel belirteyim, şahsınız ayır bir güzel çıkmış bunun da altını çizelim..

  19. ofori Allah gönlümüze göre veriyor ki, benim de karşıma hep iyi olanları cıktı.Gaya’da bir bey masamıza gelip bize kestane ikram etti.Yani öyle şık bir yerde o tarz bir hareketi bizimkiler yapar mıydı emin değilim.Çok nazik bu koreliler yahu:D

    Teşekkür ederim, telefonumla cektiğim icin fotografların kalitesi kötü olsa da ilginc tanışmaya vesile oldugu icin telefonumu seviyorum.Lee Min Ho’yu da tabi:D

    Estagfurullah, o sizin güzelliğiniz, iyi niyetiniz

  20. Kızlar bu planlarımızı hayata geçirmek için iletişime geçeliğm en kısa zamanda 🙂 Laf ta kalmasın. Burada konuşunca da olmuyor 🙂 Mailleşelim biz maaile sonra gidelim Kore yemekleri yiyelim sonra da Sultanahmete gidelim süper olur ve ben ciddiyim. Siz ne dersiniz? Ofori İstanbul dışında ama belki ayarlayabiliriz.

  21. @ la fea

    Uygun bir gün ayarlayabildiğimizde neden olmasın diyorum..Hatta ben burdaki arkadaşlarımla İstanbul’daki bir arkadaşımıza gidecektik bir ara, daha

    onu da yapamadık ama aklımızda vardı öyle bir plan..Kesin bir şey söyleyemiyorum ama İstanbul’a ayak basma ihtimalinde hemen haberdar edeceğim

    herkesi 🙂 Ne güzel olur ama..

  22. oleyyy, harika olur tabi, şimdiden heyecanlandım yaaa 😀

    Sema ne güzel bir olay o, ben de istiyorummm öyle tanışmak korelilerle, sultanahmet’e gidince herkese sorarım artık nerelisin diye, koreliyse yapışırım bırakmam 😀

  23. Amerikan filmlerinde dedikleri gibi. ‘So this is date’ 🙂 Ben söz kabul ediyorum bunu 🙂

  24. evet ben bir bağımlıyım diyerek başlamak istiyorum …benim gibi bağımlıları görmek çok hoşuma gitti tek değilmişim sizlerle tanıştığıma çok sevindim .ofori ,ruzigar ,La Fea Sema hepinizi yorumlarınız sayesinde tanımış oldum .bundan sonrada izlemeye devam edeceğim .

  25. @ bağımlı

    Esas biz seni burada görmekten mutluluk duyarız bağımlı, kendi aramızda konuşup duruyoruz, senin de yorumlarını görmek, düşüncelerini okumak bizim için bir zevk olacaktır ..

  26. @ ruzigar

    Ayyy, ne tatlı şeyler onlar öyle, insan bakmaya kıyamıyor resmen; ruzigar linklerini özlemişim valla, çok saol 🙂

  27. bağımlı hoşgeldin aramıza 😀 sen de yorumlarınla katılırsın artık, muhabbet ederiz burdan 😀

    ofori, evet ya çok tatlılar, seul’e gitmek istiyorum yaa 😀

  28. tşk.ederim kızlar .sizinle her konuda anlaşıcağımıza eminim .tek sorun gong yoo olur .o adamın gülüşüne hastayım 🙂

  29. bu arada bende seul a gelebilirmiyim?neredeyse kore ile yatıp kore ile kalkıyorum.beni anladığınıza eminim.

  30. hahah 😀 çok iyi anlıyoruz hem de bağımlı, seul kafilemiz çoğalıyor günden güne, seul bir iki bir iki 😀

  31. Bağımlı hoş geldin aramıza. Gong Yoo’nun gülüşüne hepimiz hastayız ama Gong Yoo’nun benim olduğu konusunda bütün kızlar hemfikir ha ha ha :))) Tartışma yok yani 😛

  32. lafea sitendeki gong yoo yorumlarının hepsini okudum hepsi çok güzeldi. son kararı ona bırakalım ne dersin yenilen geri çekilsin 🙂

    gülüşü yeter adamın o gülsün yeter dünyanın her tarafında kesin binlerce kadın hatta erkek hayranı varken biz tartışmayalim .kardeşe geçinip gidelimmmmm

  33. @ bağımlı

    Onu kimse paylaşamıyor valla; ama benim sevgim ayrı yerde La Fea’nın sevgisi ayrı bir yerdedir..Yine de şu adamla bir yüz yüze gelsek neler olur bilmiyorum 😛 -La fea duymasın : ) –

  34. Bağımlı beğenilerini Gong Yoo başlığı altında da belirtirsen çok sevinirim 🙂 Kardeşçe yaşamaya gelince bilemiyorum benim olduğunu kabullenirseniz olur ha ha ha. Ayyy bu adam bana neler yazdırıyor sanki tekrar 13 yaşındayım. Efendim beğeniyoruz kendisini hepimiz. Gelse de bir yakından görsek. Olmadı Güney Kore yolları taştan ha ha ha :))

  35. lafea , askerden sağ salim gelir evlenirsiniz çekik gözlü ve güzel gülen bir sürüüüüü yiğenimiz olur inş.
    bu arada kusura bakmayın yorumları artık dediğin yere yazarım .
    lafea yukardaki dua ya amin demeyi unutma .
    şuan kaç yaşındasın bilmiyorum ama aşkın yaşı yok … senin ki baya baya kara sevda ….

  36. Ben Yoo’dan bir yaş küçüğüm 🙂 Amiiiinnn diyorum dualarınada. Yorumlarını benim blogumada yazar mısın demek istemiştim. Okuyucu araklıyorum Oforiden 🙂

  37. @ la fea

    Bizim her şeyimiz ortak arkadaşım, ne demek 🙂 Bağımlı, la fea’nın diğer dizi yorumlarını okudun mu bilmiyorum ama ben daha izlemesem bile onun yazılarını okuduktan sonra çok fena gaza geliyorum, sonradan da izleyemiyorum diye bir hasetlik basıyor beni sorma gitsin 🙂

  38. ofori evet baya bi okudum bazı dizileri seyretmedim ama okurken seyretmiş kadar oldum.arkadaşlar oppalar ortak olmasın ozaman bütün cadılıklarımız ortaya çıkar .Ben bu aralar sadece film seyrediyorum dizi işni coffe prince sonra bıraktım .üç günde bitirdik bana kalsaydı bir gindebile biterdi ama anneden veto yiyince üç güne yayıldı artık dizileri yaza bıraktım .okurken de zevk alıyorum dizi yorumlarından ellerinize sağlık kızlar .(ama halen adamın gülüşünü seviyorum sadecegülüşü )

  39. @ bağımlı

    Bende film seyredenler tayfasındanım, dizilerine ne zaman başlayacağımı Allah bilir 🙂 Coffe Princee’i daha geçenlerde bir kere daha izledim, zaten ne kadar izlersem izleyeyim yine aynı zevki ve mutluluğu vermeye devam edebilen bir dizi..Bizde o aralar, annemden saklanarak izlerdik, pek bir rahat bırakmazdı 🙂

  40. yeni bir blog buldum, çin’de yaşayan birinin, yemek tarifleri de var, bir de kore’de yaşayan birinin bulsam tadından yenmez 😀
    buyrun burada
    http://acemisef.blogspot.com/

    neden çin’den bahsettiğime gelirsek, çin’de yemeği bıçakla parçalamak çok büyük saygısızlıkmış, zaten masada bıçak göremiyoruz, her şey tek lokmalık, kore’de de ben görmedim bıçak falan, orada da aynı herhalde 🙂

  41. @ ruzigar

    Çok teşekkürler arkadaşım, şimdi bu sitenin altını üstüne getiririm b

  42. Sevgili ofori,
    Sanırım RSS beslemesinde bir sorun var. Az evvel RSS’e güvenip, bu siteye ne kadar uzun zamandır gelip bakmadığımı dehşetle fark ettim. Çok güzel yazılar kaçırmışım arada. Dolayısıyla uzaksinema’da mahrum kaldı 😦 RSS olmayınca, benim gibi yaşlı bünyeler her gün gelip sitelere bakamıyor işte 🙂
    Sevgiler

  43. @ uzak sinema

    Elimden geleni yapmaya çalışacağım ama pek de başarılı olacağımı düşünmüyorum, zira bu işlerde pek de iyi değilim.Yine de bir bilene danışmak suretiyle en yakın zamanda bu sorunu halledeceğim; bilgilendirme için çok saol..Görüşürüz..

  44. @ ruzigar

    O kadar üstüne geldi ki bu film; tam cuk orturdu diyebilirim.Daha geçen gün kuzenimle ikinci defa izlemiştim; kendisi daha hiç kore filmi izlememiş bir kuzenimdi, ve bu filmden başladık.Tam isabet etmiş gibi, artık kolay kolay kurtulamaz bu Kore sevdasından..Fragmanını hiç izlememiştim, şimdi ilk defa gördüm ve o kadaar güldüm ki, anlatamam..

    Ne güzel bir fragman o öyle, helal olsun adamlara diyorum başka bir şey demiyorum..Resmen komediyi karanlık bir ortamda yansıtacaklardı ki, sonunda işin rengini belli ettiler..

  45. ya izledin mi bu filmi, ben de arıyorum fragmanı izlediğimden beri, işte bu yüzden seviyorum bu adamları, fragmanları bile süper oluyor hahah 😀

    kuzenin de artık takılır buralarda, ben de arkadaşlarımı kandırmaya çalışıyorum, filmleri cd’ye çekip ellerine tutuşturuyorum ve buranın adresini de veriyorum, sonrası kolay zaten 😀

  46. @ ruzigar

    Hemşireler için yüksek lisans imkanı veriyorlar mı acaba; çok havalı olurdu gerçekten.. 😀

  47. @ la fea

    Oldu sanırım, bakıyorum şimdi sağına soluna.Tekrar saol arkadaşım, ellerin dert görmesin..

  48. Ofori 🙂 Biz Rüzigarla buluştuk keşke sende orada olabilseydin .

  49. Buluşmuşlarmış ispatlayın :hoh: nerde resimler…Ayrıca “chatbox” yok, ben göremiyorum beceremedi galiba 😀

  50. Chatbox olayı ile ilgineceğim bugün 🙂 Bakalım başarabilecekmiyim 🙂

  51. collapse şansını çok zorluyorsun haa, La Fea’nın blogundaki resimler kanıtımızdır hıh, chatbox bir ara vardı belki çalışmamıştır, sen de bir blog aç da görelim neler yapıyorsun, benim temayı beğenmez ofori’ye laf atar 😛 çok bilmiş hıh 😛

    ofori keşke sen de olsaydın çok eğlenceliydi, hep güldük desem yeridir, senin de kulaklarını çınlattık baya, nolur çabuk gell 😀

  52. @ collapse

    Valla ruzigar’ın fikrine katılıyorum; senden şöyle dolu dolu bir blog görmezsem gözüm kapalı giderim..Kutu olayını denedik ama sonrasında erteledik desem yeridir; hem o kadar da mühim değil, nasıl olsa bir şekilde konuşmaya devam ediyoruz..

    Bu arada ruzigar, keşke bende olsaydım yaa, aranızda bir gözlüklü olarak bende yer alırdım 😀

  53. ya bu kore sevdası hepimizi gözlüklü etti iyi mi 😛 benim önceden de vardı ama olmasaydı da kesin doktorun kapısını aşındırırdım 😀

    ofori, nolur bir aralık bulup gel, lütfennn 😀

  54. Chatbox’ın nesini beceremediniz yahu. Burada ki güzel mesela >> (http://www.cbox.ws/index.php) ama ben olsam kullanmazdım.

    @lafae, adres ve foto vb. için çok teşekkür ederim.Azcuk kıskandım gibi.

  55. Bunu ikimizde denedik olmuyor. WordPress izin vermiyor 😦 Buluşmamızı kıskanma sende gel bir dahakine 🙂

  56. mrb bnde sizdenm yani kore hayranı bnide aranıza alrmısınız:)

  57. bir daha ne zaman buluşacaksınız bnde sizinle brbr kore hakkında sohbet etmek isterim 🙂

  58. @ zeynep

    Ne demek arkadaşım, kapımız her daim sana açıktır, hoşgeldin..

    🙂

  59. Rüzigarcığımla yine görüşeceğiz çok yakında. Soslu makarna sözümü tutacağım. Kıskananlar için yapacak bir şey yok 🙂 İstanbula 2 saat mesafede oturup ta gelemeyenler hayıflansın hahahah. Cidden biz büyük bir buluşma yapmak istiyorduk Gong Yoo mektup projesi kapsamında ama tabiiki kimseden ses seda çıkmayınca biz de bir şey demedik.

  60. kıskanmıyorum
    benim kadar arkadaş canlısı bir insanla tanışamayanlar için üzülüyorum ben xD

  61. Ofori neden sorusuna cevap vermeye kalkışsam epey uzun bir yazı yazmam gerekecek 🙂 En iyisi daha önce yazdıklarımızın adresini göndermek.
    http://www.koresinemasi.com/hakkinda

    Kore insanlarının yemek zevkleri dışında Türk kültürü ile yakın ve benzer özellikler taşıyan bir çok özelliği var. 2 ülke insanlarının birbirlerine olan sempatisi belkide kore savaşı yıllarındaki ilişkilerimizden kaynaklanıyordur kim bilir…

  62. hoşbulduk ofori bişey sorabilirmym siz buluştuunuzda nereye gitmiştiniz

  63. @ zeynep

    Ben değil; la fea ile ruzigar buluştular, ben maalesef onlara katılamadım 🙂

  64. hmm anladm çok soru sordm ama bişey daha sorabilirmym 🙂 birdaha buluşulacak mı 🙂

  65. la fea
    yazıyı okudum bayaa eğlenmişsiniz 🙂
    ama bn gong yoo yu tanımıyorum 😦

  66. Şaka yapıyorsun??????? Kore dizilerini biliyorsun ve Gong Yoo’yu tanımıyorsun. Büyük Kayıp. Hemen 1st Shop of Coffee Prince izle ve UNUTMA GONG YOO BENİ 🙂

  67. neden mi?

    Uzakdoğu sineması, Uzakdoğu insanının kültürünün, zerafetinin, acılarını ve bilgeliğini hep analatabilecek bir araç araması sonucu doğmuştur. Bunuda kendilerine has bizim asla sırrına erişemiyeceğimiz bir anlatım şeklile anlatmışlardır. Sayılı film festivallerindende ödül alması artık Uzakdoğu sinemasının hiçte uzak olmadığını göstermiştir. Bunun sebebi rastlantısal değil keskin zeka ve yüzyıllarca ‘yaşanmışlık’ devreye girer.
    Güny Kor sşnemasını ele alırsak: Uzakdoğu sinemasında Güney Kore sinema örneklerinin yeri çok önemlidir. Uzakdoğu sinemasının bir anlamda kalbi Güneykore’dir. Öyle ki hakkında hiçbirşey bilmeden bir parçasını izlemeniz dahi olaylara bakış açısı, renkli fakat abartısız görselliği, sevecen ve canayakın anlatımı, doğrudan duygulara hedef alan üslubu ile Güney Kore yapımı olduğu belli olur.
    İçeriğin Savaş yada aşk olması fark etmez insanı duygu harbi içine hapsetmek için filmlerinde. Bir bakıma insani bütün hisleri çoğu filmlerinde bir gökkuşağı gibi görebilir yada hissedebilirsiniz.

  68. ofori ellerine sağlık blog çok iyi olmuş…daha tam incelemek nasip olmasada…bende güney kore filmlerinin hayranıyım.Hatta güney kore’de yaşayan bir mail arkadaşım var:D
    insanda bağımlılık yaratıyorlar.

    bence bize kendilerini bu kadar izlettirebilmeleri içtenliklerine dayanıyor.her film başkalarıyla paylaşmadığımız,saklayıp koruduğumuz izole dünyalarımıza dokunuyor belki de.ya da sanal öğelerle ve efektlerle doldurduğumuz giderek sıradanlaşan yaşantımızda bize masumiyeti ve insan olduğumuzu tekrar hatırlatıyor.bir sahnede gülerken hemen ardından daha ağzını kapatamadan gözlerinden yaşlar süzülüyor insanın.film bittiğinde salya sümük,suratta şekilsiz bir gülümseme fakat garip bir mutluluk ve huzur aynı anda…
    al işte, gelde vazgeç 😀 …

  69. @Serkan Bark

    Çok teşekkür ederim, arada sırada tökezlesek de evet “Bloglamaya devam” 😀

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s