We Are Who We Are

Yine efendim bir temas sonrası karantina dönemindeyim; kendimi herkesten soyutlamış kara kara düşüncelerle duvarlara bakıyorum. Sonra duvara bakmak da bir yere kadar artık, açıp BluTV’e de bir bakayım dedim ve daha önce bir yerlerden okuyup merak saldığım bu gençlik dizisi ile ilk temasımı gerçekleştirmiş oldum; We Are Who We Are .Kısacası “biz neysek oyuz” diye bağıran bu dizi ile İtalya semalarında özlemini çektiğimiz başka bir film olan “Call me by your name” esintileri arıyoruz aslında.


Bu dizinin yönetmeni ile bu meşhur filmimizin yönetmeni aynı kişiler; Luca Guadagnino. Filminden bir ara ayrıca bahsetmek isterim ama daha onun sırası gelmedi. Zaten dizi yayınlanmadan önce bir dedikodu yayıldı; yok efendim Call me by your name’deki baş karakterler dizide bazı sahnelerde görünecekmiş, merak edenler seyretsinler falan denildi. Ben bir garip ademoğlu inandım, güvendim ve sırf bu düşüncelerle daha motive olmuş gibi bu diziye sarıldım.


Tabi ki yalan çıktı bu haber; bir kere zaman dilimleri farklı. Daha orada fark etmem lazımdı ama ben saf, ben masum inanıverdim işte. Aman neyse yeter bu kadar ağlanma, mevzu bahis diziye gelelim biz. Dizi İtalya’daki bir Amerikan askeri üssünde geçmekte; iki annesi ile birlikte New York’dan buraya taşınan baş karakterimiz, burada kendi yaşıtı diğer asker çocuğu gençlerin içine zor da olsa dahil oluyor ve 8 bölümü ile devam eden bir kendini bulma, baş etme ergenliğine sürükleniyor.


Fraiser farklı bir genç; yaşıtlarından daha farklı bir giyim tarzı ve onlarda olmayan bir aile yapısı mevcut. İki annesi arasında ergenlik tarafının hırçınlığı ve hala çocuk gibi düşünen yönünün şımarıklığı arasında kalmış. Diğerlerinin arasına katılmak kolay olmuyor ama kendisinden tamamen farklı Cait sayesinde güç de olsa bir arkadaş grubuna dahil oluyor. Cait -bence muhteşem saçlara sahip- babasına düşkün, dışardan bakıldığında mükemmel bir kız evlat. Ancak o, okul sonrasında kendisini tanımayan kasabalı arasında saçlarını bir şapkanın altına saklayarak bir erkek çocuğu gibi gezinmeye bayılıyor.


Bu birbirinden farklı ikili, birbirleri ile görüşüyormuş gibi yapıp herkesten saklı hayatlarını yaşamaya, kendilerini ve ne istediklerini keşfetmeye çalışıyorlar. Ve nihayet istedikleri şeyin aslında pek de uzaklarda olmadığını son demde fark ediyorlar. Tam bir gençlik dizisi; ama bizim eskiden seyrettiklerimiz gibi değil bu nesil. Z kuşağının baş etme -yada edememe- yöntemlerini farklı bir bakış açısı ile sunuyor. Ancak yeri geliyor daha oturaklı olması beklenen ebeveynleri, bu çocukların yapabilecekleri hataları günlük yaşantılarında rutine oturtmuş gibi davranıyorlar. Burada kim ergen kim yetişkin çizgisi de giderek bulanıklaşıyor.


Bir yaz mevsimi İtalya kırsalında kendini keşfetme mücadelesi diyerek özetleyebiliriz bu diziyi. Daha bunun gibi niceleri de çıkabilir ortaya, ama benim için başrolde ki her iki karakteri de çok sevdiğim için bir tık ötede diğerlerine kıyasla. Genel olarak öyle aman aman beğendim diyemem, hatta belki daha farklı beklentilerim olacak ki, bir nebze hayal kırıklığına bile uğramış olabilirim. Ancak benim çarpık beklentilerimi hesaba katmazsak, sinema filmi tadında görsellikler, harika müzikler ve bir keşif hikayesi olarak oldukça yerinde bir dizi olmuş.


Merak edenler varsa, denk düştüğünüz de bir bakın derim, sevgiler saygılar efendim.

RIGHT HERE RIGHT NOW

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s