Fatma

Bu cumartesi sabahı başlayıp akşamına bitirdiğim Fatma dizisi, evet belki biraz sıcağı sıcağına olacak ama çok beğendiğim bir yapım oldu.Aslında bütün günü kapsayacak uzunlukta bölümleri olan bir dizi değil, topu topu 6 bölümcük, ancak temizlik yapan Fatma gibi benim de bir takım temizlik işlerim işin içine girince bitirme süresi uzamış oldu.Zaten oldum olası beğenirim Burcu Biricik’i, özellikle son dönemlerde psikolojik tarafı ağır basan karakterleri oynamada ne kadar başarılı olduğunu gösterdi ama sanki bu dizi de bir level daha atlamış gibi.


Kocası bir kaç aydır kayıp , bu esnada otistik oğlunu kaybetmiş ve bütün bu acı ve çaresizliklerin içinde temizlik yaparak geçimini sağlamaya çalışan bir kadın Fatma. Kocasının bir şekilde kayıp olduğunu düşünüyor ve onu bulmak için kocasının en son iş yaptığı adamlardan medet umuyor, devamlı nerede olduğunu sorarak; bir de sağlıklı bir insanı bile delirtecek şekilde ısrarla çalan ve cevap vermeyen o telefonlar var. Fatma zaten dışardan bakıldığında bile sağlıklı bir kadın değil.


Çocuğunu kaybetmiş olmanın verdiği acılar, kocasının mana veremediği yokluğu ve devamlı üstüne gelen hayat.Bütün bunların yanında çocukluğuna dair anlamlandırmadığı o travmatik görüntüler sanki ona “uyan” dermişcesine beynini kurcalıyor.Herkes onu cahil, hiç bir şeyden anlamayan kadının teki olarak görüyor; özellikle erkekler tarafından erkek egemen dünyada görünmeyen bir kadın o.Bir gün küçük bir olay canına tak diyor ve Fatma o gün asıl temizliğe başlıyor; onu görmeyen erkekleri silip süpürüyor tabiri yerindeyse.


Dizi boyunca Fatma’nın başına türlü türlü işler geliyor ama kimse Fatma’yı görmüyor duymuyor. Oysa o kaç defa suçunu itiraf etti onlara ama kadının sesi çıkmasına rağmen sanki kulaklar onun sesini algılamadığı gibi gözler desen hiç görmüyor. Üstünde ki resmi silinmiş nüfus cüzdanı ile sanki bu hayatta Fatma’ya biçilmiş rolü anlatıyor; resmiyette var ama aslında yok, olmayan bir kadın.
Ona bu deli cesaretini verip o cinayetleri işletecek güç öyle derinlemesine araştırılacak bir konu değil; sadece var olmak ve adalet aramak. Evet pek de aklı başında hareket ettiği söylenemez ama o da kendi çapında adaletini arıyor diyebiliriz. Dizi boyunca onun varlığını sadece çocuklar ve bazı kadınlar fark ediyor, o kadar. Görselliği, oyunculuğu ve hikaye akışı çok güzel; onun için başına oturduğunuz da bir çırpıda bitiveriyor. Ancak bunların yanında düz bir öykü de anlatmıyor, soğan kabuğu misali her katmanı ayrı bir düşünceye sevk edecek bir yapısı da var.


Ben çok beğendim, umarım birinci sezonda biten bir dizi olmaz ve devamlarını seyretme imkanı da buluruz; şiddetle tavsiye diyorum, pişman olmayacaksınız.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s