Bakele

bakele

Bu sene geçen senelere kıyasla daha fazla kitap okuduğum, okumasam bile bilmiyorum nedendir kitap satın almak için kendimle yarışa girdiğim bir sene oldu.Artık kitapları koyacak yerim kalmadı evde ama bir türlü durduramıyorum kendimi, her dönem takıntılarım olmuştur, bu kitap biriktirme huyu da 30’lı yıllarıma özgü bir şey olsa gerek.Lisedeyken çat pat başladığım dergi okuma serüvenim, üniversite zamanında pik yapmış, dergileri koyacak yer kalmamıştı evde.Annemin atalım kızım birazını tiradı hala devam etmekte olup, ölsem attırmam şeklinde karşılıklarım da aynı kuvvette devam etmekte.O dönem, sinema dergileri başta olmak üzere coğrafya ve tarih dergileri kat kat büyüyerek artmıştı.Şimdi ise kitaplara sardım fena halde, tek pişmanlığım keşke biraz daha erken başlamış olsaydım, herhalde o zaman evde adım ataca yer kalmazdı.

Bütün bu giriş kıvamında konuşmalarım Sezgin Kaymaz’ın son kitabı Bakale hakkında ortam ısıtmak içindi.Bu adamın kitaplarını da, yazım tarzı ve kitabı eline uhulaşmışlar gibi bıraktırmayan kurgularını da çok seviyorum. Bakale, diğer kitaplarının aksine bir roman değil, 34 hikayeden oluşan bir öykü kitabı.Tabi bendeniz bunu bilmeden sırf Sezgin Kaymaz yazmıştır, gerisi teferruattır deyip, ne olduğuna bakmadan satın aldığım için kitabı okurken ilk hikayenin devamını göremeyince biraz şaşırdım ama sonra ikinci hikayeyle olayı kabullenip çoktan gömüldüm okumaya.Yazı puntoları büyük, sayfaya alelacele sığdırılmamış bir boyutta olduğu için sıkılmadan rahat rahat okudum.Ve hatta bu çoğu kitapta başıma gelmez bitmesin diye kıyamadan tane tane okudum nerdeyse.Aksine sevmediğim bir kitap olunca acımam nerdeyse atlayarak koşa koşa okurum bitsin de kurtulayım diye.

tumblr_o6zx2rGxuI1s0u653o1_540

Ben bu denli özenip aheste aheste okurken hemencecik nasıl bitti anlamadım.Bir de nöbetteyken başladım okumaya nöbet bitmeden kitap bitmiş oldu.Diğer yazılarının aksine daha sade, daha basit bir dille yazdığı öyküleri, her biri birbirinden güzel, bir tanesi yok ki olmamış dediğim.Tabi içlerinden çok sevip eğlenip güldüklerim, hatta gözlerimin dolup bir sonraki hikayeye geçmeden sindirmek zorunda kaldıklarım veya okurken üstüme bir ürperti getirenler, ne derseniz deyin çeşit çeşit hikayeler.Şimdi ben bu kitabı yakın çevreme verip zorla okutmak istiyorum, ama ya alıp geri getirmezlerse diye vazgeçiyorum anında.Onun için kendim okuyorum onlara, zira bu öyküler kıyıda köşede kalıp unutulmayı hak etmiyorlar katiyen.Sezgin Kaymaz diyorum başka da bir şey demiyorum arkadaşlar, sağlıcakla kalın.

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s