Cold in July

tumblr_mzlt1fpVQx1qgopjqo1_500

Ben aslında böyle filmleri birileri ciddi bir şekilde tavsiye etmediği sürece izlemem, ama bu sefer referans noktası çok sağlam çıktı.Dexter’da sevip saydığımız, yıllarca bağrımıza bastığımız Michael C. Hall filmin başrolünde oynuyor.Sırf o oynuyor diye ve bir de tabi Daniel Radcliffe – bizim Harry Potter- sebebiyle Kill Your Darlings’i de izlemiştim zamanında, hiç bir şey anlamadığım halde.Ancak bu filmi çok beğendim ve hakkında bahsedip kuru kalabalık yapmayı kendime görev edindim. Film Cannes film festivalinde de gösterilmiş,hatta ekibin Cannes’da bir dünya fotoğrafı salınıyor nette, insan Michheal C. adına gurur duymadan edemiyor.Ne de olsa hayatımın belli bir döneminde Dexter olarak bana az heyecan yaşatmadı, o ve eski karısı Jennifer Carpenter için en iyisini istemek bir Dexter hayranı olarak boynumun borcudur.

Bu kadar hayran dramasını bir kenara bırakırsak, film gerçekten ağır işleyen temposuna ve bilindik karelerine rağmen sırf oyunculuk adına ayakta kalabilen ve kendini izletebilen bir yapıya sahip.Öyle muhteşem bir film, mutlaka seyredin demiyorum bakın, izlemeseniz bile hayatınıza iç rahatlığıyla devam edebilirsiniz ama yine de eğer bu adamın hayranıysanız ve onu hafif ürkmüş, ne yapacağını bilemez bir aksiyonun içinde görmek istiyorsanız bu film işte o zaman tavsiye edilir. 1980’li yılların sonunda küçük bir kasabada çerçevecilik yaparak geçinen bir aile babası olan karakterimiz, bir gece eşi tarafından uyandırılır “sanırım evde biri var” diyerek.

tumblr_mxaxipzY9y1rl6dt4o1_500

Bu da bir heyecan eline alır silahı -parmakları titreyerek- oturma odasına doğru yavaşça yol alır.Orada korktuğu gibi bir hırsız vardır ve göz göz geldikleri anda silah elinde kazara patlak verir, ve o şokla ışıkları açtıkları adamı kafasından vurmuş olduğunu görür.Ve böylece şimdiye kadar sessiz sakin yaşayan bu aile babası bir anda kendini vicdan azabı içinde bulur.Bu duygu ona yeteri kadar azap çektirmiyormuş gibi bir de vurduğu hırsızın hapisten yeni çıkmış babası onu imalı bir şekilde kendi oğluyla tehdit eder.Bizimkinin hayatı bir anda ailesini korumak için karışmaya başlar.Aslına film tanıtımlarında bu kadarı da anlatılıp geçilebilir ama onlar hırsızın babasıyla bizimkinin iş birliğinden bile bahsetmişler, ben neden geri kalayım ki.

tumblr_n62y1tsnR81qduh7lo1_500

Bir takım olaylar sonrası bu ikisi bir araya gelir ve polisinde işin içinde olduğu bir olayın peşine düşerler.Film esasında iki kısımdan oluşuyor bence, belki de iki hikaye demek daha doğru olur.İlk olayı çözdükten sonra, bizimkiler yanlarına eski bir dedektifi de alarak başka bir maceraya atılıyorlar.ancak filmi izlerken bu izleyici açısından hiç de sırıtır gibi durmuyor, aksine daha bir heyecanla baktım ekrana neler olacak acaba diye.Sakin, kendi yaşamında olan bir adamın içinde ne potansiyeller taşıdığına dair bir film olarak yorumlanabilir veya sevdiğimiz, beklediğimiz kişilerin birer hayal kırıklığı olabileceği gibi bir sonuç da çıkabilir.Bilmiyorum beli de hiç bir sonuç çıkarmamak gerek, sadece o hafif karanlık atmosferde arkaya yaslanıp seyretmek ve yarı beğeni ifadeleriyle ekrandan kalkmak da söz konusu olabilir.Pişman değilim, bir daha olsun bir daha izlerim.

“What are you gonna do when a dog goes bad on ya, bites somebody or hurts somebody? There’s only two things you can do, right? You can either chain ‘em up or put ‘em down. Now which do you think is more cruel?”

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s