Jessica Hyde ortaya çıktı

tumblr_n9x9k1e5UV1tqnd81o1_500

Geçen sene Mart ayında ilk defa bizlerle buluşan Utopia, benim için ardarda izlenen 6 bölümlük ilk sezonun arkasından başladığı gibi kısa bir ara için veda etmişti.Geçen aylarda ikinci sezonuyla bir 6 bölüm daha verdi ve arkasında toplamda 12 bölüm bırakarak 3. sezon için sevenlerini bekleme moduna aldı.Açıkçası ikinci sezonu izlemek için biraz geç kaldım; hepi yayınlansın toplu izlerim diyerek biraz bekledim ve küçük bir itiraf daha; aradan bir yıl geçmiş, ilk sezonda bir dünya komplo teorisi atılmış ortaya, benim kafam bir hayli karışmış; ben de haklı olarak biraz “unuttum” ve biraz da “çektim” kendimi geriye.Ne kadar aptallık ettiğimi bugün aralıksız izlediğim 2. sezondan sonra anladım.Kardeşim boş yere devamlı dürtmüyordu beni izle diye, bir bildiği varmış kızın.

İlk sezon kurgu olarak görüp eğlendikleri bir çizgi romanın peşine düşen bir grup internet arkadaşının ne büyük bir yanılgı içinde olduklarını hayatları tepe taklak olarak görüp öğrenmiştik.İlk sezonu hatırladıkça bir gecede nasıl bitirdiğim, bir çok sahnede nasıl şok içinde kaldığım ve ne büyük bir heyecanla ilk sezonu kapattığım aklıma geliyor.Utopia adı verilen bir çizgi romanın hayranı olan bir grup insan, netten onlara yeni sayıyı temin ettiğini söyleyen bir arkadaşlarının evinde buluşmak üzere anlaşırlar.

tumblr_ml9gj4MdTk1qbxa5so1_500

Utopia ise öyle sıradan bir dergi değildir; yayımlandığı yıldan çok çok sonra dergide bahsi geçen abzı hastalıkların ortaya çıkmasıyla Utopia gelecek için bir kötü haber çağrısı olarak ün salmıştır.Tabi bu durum o zamanlarda “kim bu adamlar “dediğimiz Şebeke tarafından hoş karşılanmamakta, hatta Utopia ile bağlantısı olan herkesin hayatı ya gerçek manada kararmakta ya da ölsem daha iyiydi diyecek kadar sürünmektedir.

Adamların peşlerinde onları öldürmek için görevli iki adam vardır ki; bir tanesi “Where’s Jessica Hyde” diyerek diziye imzasını atmıştır.İlk sezonun kısa bir hatırlatmasından sonra gelelim muhteşem ötesi 2. sezona.Gerisi spoiler içerir tabi ki, ona göre.Jessica’nın aslında kim olduğunu öğrendiğimde yaşadığım şoku hala hatırlarım ve en önemlisi bütün dizi boyunca öldürmek için onu arayan adamın onun öz kardeşi olduğunu görmek daha büyük br şoktu.Ve aslında benim için -hele de 2. sezonda gördüğüm kardeş sahnelerinden sonra-çok da yerinde ve güzel bir karardı.

Bu dizide o donuk bakışlı ve mekanik halleriyle bile olsa en sevdiğim karakter Arby olacaktır; gerçi ona artık başka isimle hitap ediyoruz ama olsun, benim gözümde hep Arby olarak kalacak.Sanki daha bir adam olmuş, sakinleşmiş ve hayatta yerini bulmuş gibiydi.En azından ilk bölümlerde kendine bulduğu ailesiyle çok güzel bir görüntü çizdi.Tabi o sarı çantasını gördüğüm ilk anda sırtımdan geçen ürpertiyi belirtmeden geçemeyeceğim.Ailesini kaybetmiş olsa da en azından orjinal ailesine yeniden kavuşmuş oldu.

tumblr_nb35u1Prwo1thggvno7_500

Bir de bebekken babasının onun üzerinde deneyler yapması sonucu bu hale gelmesi çok acıklıydı; açıkçası bu cani katil için nasıl insani duygular besleyebiliyorum ben bile kendime şaşırıyorum.Aile içi draması yaparsak yazık olmuş ona, hep ön planda -Milner bile altını çizdi kocaman- Jessica var; hatta bütün bu evrensel komplonun altında yatan yegane şeyin de Jessica’ya duyulan sevgi olduğunu öğrendik ya, helal olsun valla.Bu arada Milner demişken; 2. sezonun ilk bölümünde onun gençliğine canlandıran kişinin Game of Thrones’da görüp sevdiğimiz Rose Leslie çıkması şahaneydi; zaten çok güzel bir kadın bir de oyunculuğuyla gözleri doldurdu yine.İlk bölümden bahsedelim azcık; o geriye dönüş, akranın nostaljik bir havaya bürünmesi, kocaman bir öykünün kısa bir sürede ama oldukça doyurucu bir şekilde izleyene sunulması derken bence ikinci sezonun en başarılı bölümü ilk bölümüydü; hatta orada bitirseler gam yemezdim.

Şaka bir yana dizi zaten tam bir görsel şenlik, hangi sahnesi daha iyiydi deseniz seçemem bile; bir o bir bu derken ben kısaca bütün diziyi işaret etmiş olurum.İlk sezon nasıl kafamız karışıyorsa, 2. sezonda bütün o karışıklıklar ortadan kayboluyor; istemediğiniz kadar soruların cevabını bulmuş oluyorsunuz.Açık açık anlatımın yanı sıra, artık bütün konuşmalar ortaya atılan bilmecelerin cevabı geliyor kulağa.Ama bütün aksiyon artarak devam ediyor aksine.İlk sezondan düşman olarak gördüklerimiz bir bakmışız ya gri çizgideler, ya da tamamen bizim tarafa geçmişler.

tumblr_nbn05fhzwf1ttb2jxo1_500

Kötü adamlar bile yapmak istedikleri şeyler göz önüne alındığında tam olarak “kötü” diye adlandırılamıyor artık; gri diyorsunuz en kötü haliyle.Düşünün bir kere; dünyada olması gerektiğinden 7 kat fazla insan nüfusu var, kaynaklar günümüzde bile kıt kanaat yetiyor.Bundan bir 100 yıl sonra ise tamamen bitmiş olacaklar ve insanlar üremeye devam ediyor.Onlar için gizli kapaklı bir soykırım lazımsa bunu en iyi şekilde; üremeyi sonlandırarak yaparsınız.İşte kötü adamların hedefi bu; kötülük yaparak hedefledikleri şey “Dünyayı Kurtarmak”.

Şimdi kimin yanında yer alırsınız; Becky, İan ve Grant gibi “buna gerek yok, her şeyi birlikte atlatabiliriz” diyenlerin mi yoksa Wilson Wilson gibi yönünü değiştirip “başka çare yok, fedakarlıklar yapılmalı” diyenlerin mi.Açıkcası ben karar verebilmiş değilim; bu bir kurgu olduğu için rahatlıkla ortaya karışık atıp konuşabiliyorum, ama gerçek hayatta hangi kararı verirdim; tabi ki üremenin devam etmesi olurdu; nitekim özünde ilkel dürtülere sahibiz, neslin devamı olmalı mutlaka.İşte bu dizi böyle bilim kurgu-fantastik şeyler olarak kendini sınıflandırırken bir taraftan da bizim gibi gariban insanoğlunu ciddi felsefi düşüncelere sürüklüyor.Neyse geçelim bu ağır konuları daha çerezlik şeylerden bahsetmeye devam edelim.Mesela çok sevgili Grant gibi..

tumblr_nb35u1Prwo1thggvno6_500

Seviyorum bu çocuğu ya, zaten sevmeyenin beynini Alby’nin silahıyla bir güzel dağııtır.Bu kadar karakter içinde bir o bir de Alice herkes için el üstünde korunup saklanacak gibi olanlardır bence; nitekim ağzından küfür eksik olmasa da -hatta küfür içerikli tek bir cümlesini duymak piyangoyu kazanmaktan zor olsa da-bunu çocuk yaşında yaşadığı korkulara ve yalnızlığa vermeden geçemiyorum.Kendi içinde bilgisayarı ve çizgiromanları ile yaşarken bir anda okulunda masum çocukları öldürdüğü suçlamasıyla hem annesinden hem de yaşamından olan Grant için bizler üzülmesin de Alby mi üzülsün yani.

Gerçi o bile çocuğa o donuk yüz ifadesiyle sempati duymuştur, ban şahsen buna inanıyorum.Bu arada o sakal olayı iyi olmuş bence, adama azcık mimik katmış,Jessica beğenmese de ben beğenmiştim.Bahsetmek istediğim bir başka ayrıntıda bu dizide işlenen cinayetlerdir; tamam herkesin elinde bir silah var ama yine de öldürülen herkesin kafası dağıtılıyor kardeşim; illa duvarlara dağılmış beyin parçaları olacak.Ne diyelim bu da dizinin tadı tuzu gibi, baharat etkisi katıyor sanki.

tumblr_nc1vjr4hrF1ttb2jxo1_500

Kurgusu, görselliği ve kendini her şartta sevdiren karakterleri ile -o renkli takım elbiseli Alby’nin ex arkadaşını bile sevdim yani- tam bir kült dizi.Buraya da yazıyorum bu dizi bittiğinde yıllar sonra bile hala bu diziye saygı duruşuyla bakacak insanlar olacaktır, buna bende dahilim.Giden 2. sezonun arkasından, artık bekleriz 3. sezonun gelişini.

World’s full of love. Billions of people loving billions of others.

Reklamlar

2 comments

  1. Bende en çok çocukları sevdim izlerken, bir de Grant ne kadar büyümüş değil mi ilk sezondan bu yana, tabi adamlar izi arasında bir dünya ara verdikleri için oluyor bunlar.En çok da nedense bilmiyorum ama İan sinir ediyor beni, nedenini gerçekten bilmiyorum, sevemedim bir türlü kendisini.Bakalım 3.sezonda neler seyredeceğiz, eline sağlık güzel bir yazı olmuş, böyle devamlarını da bekleriz.

  2. @selvi

    Belki de o gereksiz aşk üçgeninin merkezi olduğu için sevmiyorsundur Ian’ı; dizi iyi güzel de aşk meşk olmasa aha güzel olacak bence de.Bir de zaten ne buluyor bu kızlar İan’da anlamış değilim, anlayan beri gelsin diyorum sadece..

    Grant ve Alice ise bence bu komplo olayını bitirecek muhteşem ikili, zira bunun içinde çocuklukları geçip büyüyorlar, çekirdekten yetişme dedikleri yani 😀 Neyse şaka bir yana, ben 3. sezonda oğlunu öldü sanan Grant’ın annesiyle bir karşılaşma isterim, çok süper oldur.Ama tabi sonra kadını öldürmeleri falan gerekir, onun için vazgeçtim gitti.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s