Rectify ve ikinci sezonu

tumblr_naphflrLm61stfmqro1_500

Rectify ikinci sezonunu da geride bırakıp gitti geçen günlerde.Sezon finalini Ağustos ayında yapmış olmasına ve benim hemen arkasına izlememe rağmen bugüne kaldı beğenilerimi sunmak.İlk sezonun aksine ikinci sezon on bölüm sürdü ve birazcık da olsa bölüm sayısı açısından tatmin edebildi bizleri.Yalnız benim merak ettiğim çok önemli bir şey var; bu kadar durağan ilerleyen bir dizi nasıl oluyorsa beni sanki aksiyon filmi seyrediyormuşum gibi heyecanlandırabiliyor.Bu on bölümün 7 bölümünü arka arkaya izledim ama zamanın nasıl geçtiğini anlamadım bile.Belki de Daniel’i çok sevdiğim içindir, onun sahnelerine ayrı bir heyecanla bakakaldığım içindir.Veya ne bileyim onun başına neler gelecek “korkusuyla” gözümü ekrandan ayıramadığımdandır.İlk sezon finalinde öeln kızın intikamını almak isteyen abisi ve onun arkadaşları tarafından kızın mezarında ölesiye dövülen Daniel’ı bırakıştık endişe içinde.Ve bu sezonun nerdeyse ilk iki bölümü onun iyileşmesi üzerine kuruldu.

İyileşmenin sdece fiziksel boyutu değil,istek kısmı da ön plana çıkarıldı.Komada olduğu zamanlarda orayı da bir hapishane gibi görüp artık dışarı çıkmak istemeyen Daniel, başta annesi ve kız kardeşini endişelendirdi ama bizler dizinin ilerlemesi adına onun uyanacağını biliyor olmamıza rağmen onlara katılmaktan kendimizi alamadık.Ben bu karakteri seviyorum, suçsuz yere yıllarını o hücrede ölümü bekleyerek geçirdiği için değil -bu da bir etken tabi- ama kişiliğinden dolayı sahiplenmeden duramıyorum onu.Çok ince bir adam, hayatının büyük bir kısmını düşünerek geçirdiği göz önüne alınırsa onun bu hayata “huzur ve sakinlik” içinde bakma telaşını hoşgörüyle karşılamak gerekir.Suçlu mu değil mi, kendisi dahi bunun için sağlam bir ifadeyle konuşamıyor ama o artık ne masumluğuna dair bir haklılık peşine düşmek istiyor ne de ondan çalınan yılların intikamını güdüyor; o sadece yaşamak istiyor bir şekilde o kadar.

tumblr_n65c7eKDaO1stfmqro1_500

Komşu hücre arkadaşının ailesini ziyarete gittiği bir sahne vardı; şu koca dizi içinde izlediğim en gerçekçi ve ayakları yere basan kısım oydu benim gözümde.Evet Daniel’ın kafası karışık olabilir, zaman kavramını ve çevresinde dönen hayatı algılayıp o çizgiye girmekte güçlük çektiği doğru olabilir ama peki ya onun çevresindekiler neden yapay bebeklermiş gibi davranıyorlar.Yıllardır dışarı çıkması için mücadele veren kız kardeşi Amantha, artık onu kurtardıktan sonra hayat amacını şaşırıyor ve Daniel’in iç huzuruna bakmaksızın onu başka mücadelelerin içine atacak kadar bağımlı oluyor bu yaşam biçimine.Annesi onun gözünün önünden ayırmak istememekte haklı olabilir ama -bilmiyorum belki de oyuncudan kaynaklıdır onunla şöyle samimi bir konuşma içine dahi giremiyor.Üvey babası veya üvey erkek kardeşi Ted Jr’dan bahsetmek bile istemiyorum.Yok ya aslında istiyorum, özellikle koca kadroda cımbızla çeker gibi koparıp alabileceğim Ted Jr. benim sinirlerimi fena ayağa kaldırıyor.

Şimdi bana onun için savunma dolu cümleler kurulabilir, haksız da olunmaz.Hatta onu savunmak istesem bende sayabilirim; Daniel onun erkeklik gururuyla oynadı, yok efendim sözde karısı onu Daniel için terk etti, bebeklerini kaybettiler falan filan diye.Ama bütün bunların suçunu Daniel’e yıkmak çok abartı.O pembe balonlu dünyasında yaşayıp, Daniel’in boşalttığı koltuğu onun yerine doldurarak, hem annesine “anne” diyerek, hem adamın babasından kalan dükkanı sanki kendi babasından kalmışcasına rahatlıkla kullanarak, o sessiz sakin karısıyla mutlu mesut yaşarken bir kere bile aklına gelmemişti Daniel.Hatta hapisten çıktığında bu durumdan memnun olmadığını -işler şimdi kötü etkilenecek- sözleriyle maskeleyerek belirtmişliği bile vardır.Şimdiye kadar başına gelen her şey kendi basiretsiz kişiliğinden kaynaklanıyor bence, ve umarım daha kötüleri de gelir başına.(Ayy bende ne kin varmış böyle bu adama karşı, valla yazdım rahatladım.Bir gün sokakta karşıma çıksa yüzüne tükürürüm yeminle 😀 ) Buradan çıkartılacak sonuç benim ağır arabesk kültürünün bir avladı  olduğumdur, Ted Jr. 3. sezonda daha fena ortalığı karıştırdığında neler yazarım onun hakkında kim bilir.

tumblr_n6555v97cZ1stfmqro1_500

Tabi ağzının içiyle konuşan ve ne dediğini çoğu yerde anlamadığım o silik kişilik karısı Tawney, adama düzgün bir cevap vermeyerek onu biraz çıldırtmış da olabilir.Tamam Daniel’cağızımız bu kızı sevebilir ama inanın ben gram yakıştıramıyorum bu ikisini.Bir araya gelseler kibarlıktan bir adım öteye gidemezler sanki.Neyse bunları bir kenara bırakalım ve  geçen sezon sonunda ölecek mi diye endişe ettiğimiz Daniel’i bu sezon sonunda hapse geri dönecek mi diye başka endişelerle olaya bakmaya cdevam edelim.Bu diziyi izleyen herkesin ortak temenisinin de “Daniel’e bir gram huzur” şeklinde olduğuna eminim.Bakalım önümüzde ki sezon bizlere neler gösterecek.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s