Belle

tumblr_n7b1rzyWzT1qlll6ko1_500

Bu filmin ne zamandır resimlerini görüyordum sağda solda, sonra bir gece baktım karşıma çıkıvermiş, bende elimdeki işi bırakıp anında saldırıverdim filme.Üniversite zamanlarımda Aşk ve Gurur saolsun bu tarz İngiliz dönemlerini anlatan romantik kıvamlı filmlere fena sarmış, bu tarzın bütün örnek filmlerini elimden geldiğince izlemiştim.Tabi arada okunan kitapları saymıyorum bile.Ve uzun zamandır bu tarz bir dönem film izlememiştim.Gerçi bu filmi diğerlerinden ayıran çok keskin bir çizgisi var, başrolde ki hanımefendi kızımız İngiliz beyazı değil Afrika Siyahı renginde.Filminde en can alıcı çıkış noktası da bu zaten.Aslında böyle bir gerçekliğin olduğundan emin değiller, bu film daha çok 1700’lü yıllarda resmedilmiş bir tablodan yola çıkılarak kaleme alınmış.Resimde bir İngiliz leydisi ile onun yanında yer alan siyahı kuzeni var olmakta, ve dönemim önde gelen hukukçusunun yeğenleri olarak belirtilmekte.

tumblr_na15jgpvev1qlll6ko1_500

Belle’nin babası onu küçük yaşında ölmüş annesinin evinden alıp saray gibi bir eve getirir.Kendisi asker olduğu için bu kızı amcası ve yengesine emanet ederek oradan ayrılır.Ve Belle bir takım kısıtlamalarla birlikte bir İngiliz asilzadesi olarak büyütülür.Onlar gibi giyinir, onlar gibi davranır ama bir şekilde onlar gibi olmadığı ona devamlı hissettirilir.Mesela ailesiyle birlikte yemek masasına oturması yasaktır veya misafirlerle birlikte aynı masada yer alması.Bir şekilde hep yalnızlık hissetmeye devam eder; yanında ona kardeş gibi davranan kuzeni, ailesi gibi olan amca ve yengesine rağmen.Ve kızlar büyür, evlenecekleri gün gelir çatar.Babasından yüklü bir miras kaldığı için Belle oldukça cazip bir gelin adayı haline gelir, ten rengine rağmen.Aynı zamanda amcasının gördüğü bir davada da oldukça gündemdedir, bir köle gemisinde sahiplerin zenci köleleri denize atıp üstüne tazminat istemesi haberi, onu bu tarz haberlere dair her daim koruyan eniştesine rağmen kulağına gelir.

Ve Belle, içinde yaşadığı bu pembe pamuklu hayatından şok etkisiyle uyanıverir bir gün.Bunda etkili olan da sadece bu haberler değildir, bu meseleyle alakalı devamlı evlerini ziyaret eden genç bir avukatta onun kafasını karıştırmaya başlamıştır.Gönlünde kıpırtılar başladığı gibi aklı da doğru ve yanlışı seçmesi için onu zorlamaya başlar.Daha dün kendinden bile rengi nedeniyle nefret eden Belle, bugün kendini kabullenip diğerlerine de sahip çıkacak gücü aramaya başlar.Ve böylece amcasıyla süregelen bir çatışmanın ortasında bulur kendini.Gördüğünüz üzere Belle diğerleri gibi aşkın peşine düşen ve bu uğurda sessiz acılar çeken bir dönem filmi değil, ciddi mücadeleler içine giren ve bu arada aşık olmaktan kendini alamayan bir genç kızın hikayesi.Daha derin işlenebilir br konusu olmakla birlikte, daha çok yüzeyden anlatmayı tercih ettikleri bir film olmuş.Bilmem belki en uygunu da budur.Zira kurguya yakın bir karakter Belle, onu daha heyecanlı hikayeler içine atmak yersiz olabilirdi.

tumblr_nbfqubrSaG1sczocdo1_500

Velhasıl ben çok sevdim ve beğendim, denk düşerseniz aklınızın bir köşesinde olsun derim.Ve son olarak Belle’den kötü kaderine dair bir özet cümlesi;

My greatest misfortune would be to marry into a family who would carry me as their shame. As I have been required to carry my own mother, her apparent crime to be born Negro and mine to be the evidence. Since I wish to deny her no more than I wish to deny myself you will pardon me for wanting a husband who feels forgiveness of my bloodline is both unnecessary and without grace.

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s