Austenland

Austenland

Bir nöbet çıkışı eve gecenin birinde girdiğim ve oldukça yorgun olduğum anların birinde kardeşim inatla bu filmi izlettirmek için yanıma yanaştı, önce uykunun ağırlıyla reddetsem ve inat etsem de sonradan kendisinin hiddetinden korktuğum için seyretmeye başladık.Umarım bu yazıyı okumaz, ama ona karşı gelmek bazen çok zor oluyor.Peki pişman mıyım, kesinlikle hayır, benim gibi bir dönem Jane Austen kitaplarına ve bunlarla alakalı yapılan film, mini dizi kıvamı BBC yapımlarına fazlasıyla dalış gerçekleştirmiş birisi için Austenland kesinlikle görülmesi ve sahiplenilmesi gereken bir film oldu.Benim gibi nicelerinin daha olduğunu biliyorum ve bunu görmedilerse anında herkesi ekran başına dave edip güzel vakit geçirmeye davet ediyorum.

????????????

Konusu esasında hepimizin bir dönem rüyasını gördüğü bir hayali anlatıyor.Pride and Prejudice’ı ilk izlediğimde üniversite birdeydim, orada bir Mr Darcy vardı ki, genç kızların hayran olduğu bir adam olarak benim de aklımda yer edinmişti.Onu canlandıran Matthew Macfadyen’in karısından nefret etmiştim hatta, o kadar kıskançlık içine girmiştim yani.Tabi birde bunun BBC dizisinde Darcy’i canlandıran Collin Firth varki ,esas Darcy olarak nam salan kendisidir.Birçoklarının aklınna Darcy karakteri denildiğinde bu adam gelir.Ve işte bizim filmimizin başrol kızı da bu adama ve Austen kitaplarına karşı büyük bir saplantı içinde.Onları o kadar çok seviyor ki, kızın yatak odasına bir bakan ne demek istediğimi hemencecik anlayabilir.

1

Hatta erkek arkadaşlarını Mr. Darcy ile kıyaslanmaktan kendini alamadığı için birçok ilişkisi de onun için hüsranla bitiyor.Bir gün eline bir fırsat geçiyor, ucundan da olsa hayallerini gerçekleştirebilmek için.İngiltere’de Austen dönemine uygun rol-play yapan bir pansiyon buluyor, aslında döneme özgü davranılacak bir kurgu evi.Bütün birikimini buna harcayarak atlıyor uçağa ve kendini bir nevi “kendi” Aşk ve Gurur’unda buluyor.Ev baştan aşağı döneme özgü dekore edildiği gibi, onlarla ilgilenen centilmen “oyuncular” dahi var.Kiöm kurmaz ki bunun hayalini.Ve bizlere düşen arkamıza yaslanarak çok ama çok eğlenceli bu filmi seyretmek düşüyor.Teknolojinin yasak olduğu bu evde, bir an döneme özgü gidiyoruz, bir anda bir yerlerden cep telefonları çalıyor, hizmetçiler takmış kulaklıkları, müzik dinliyorlar.

Kurgusu çok güzel olduğu gibi, içinde anlattığı aşkı da çok güzel.Jane bir bakmış ki, hayalini kurduğu İngiliz aksanlı bir Mr. Darcy bulmuş kendine.Ne diyelim, darısı bizimde başımıza.Mutlaka seyrediniz efendim, çok seveceksiniz.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s