The Returned – Les Revenants

The-Returned-Series-1-34829_9

Walking Dead’den sonra kendimi fena halde Zombi temalı yapımlara kaptırdığım bir gerçek, ama bu bahsedeceğim dizinin zombilerle – en azından bizim bildiğimiz çürümüş insan bedeninde ki yamyamlarla- hiç bir alakası yok.Sadece ölümden geri dönen insanlar oldukları için onlara “zombi” demek haksızlık olur diye düşünüyorum.2013 Haziran ayında  yayınlanmaya başlamış bu dizi ilk sezonunu 8 bölüm gibi az bir sayıda tamamlayıp ikinci sezon için bizim gibi sevenlerini heyecan içinde beklemeye terk etmiştir.Aslında kendime  şaşırıyorum, nihayetinde belli bir yaşa geldik, az buçuk kendimizi tanıdığımızı idda eder hallere büründük.Ve kendini tanıdığını düşünen ben, böyle bir diziyi hayatta seyretmem  diyecek kadar cüretkar olduğum zamanlardan geçmişimdir.Nihayetinde yaygın bir korku ve gerilim unsuru barındırmasa da, ana temanın öldükten yıllar sonra nedeni belli olmayan bir şekilde geri dönen ölü-insanları barındırması benim gibi tırsak bir bünye için değil bir adım, bin adım geri attırabilecek bir etken.Hal böyleyken ben bu diziyi bir de evde tek başıma kaldığım bir gece seyrettim, bende ki cesareti görüyorsunuz değil mi..

Bazıları için hiç abartılacak bir konu değil bu; zira gerçekten onları ölü olarak düşünmediğiniz anlarda, çok uzaklardan uzun bir zaman sonra evlerine geri dönen insanları ve onların  arkada bıraktıklarının tepkilerini seyrediyorsunuz sadece.Böylede yukarıda bahsettiğim gerilim temasından basit bir temaya indirgemiş oldum, o da bu diziyi harcamak oldu  bence.Neyse konuyu ben anlatayım, gerisine siz karar verin.Fransa’nın dağlarla çevrili, bir baraj önüne kurulmuş bir köyünde – köy mü desem acaba bilemedim, kasaba diyelim-  herşey bir okul gezisi esnasında otobüsün uçurumdan düşerek içindeki çocuklar ve öğretmenlerinin öldüğü sahneyle başlıyor.Bundan yıllar sonra o otobüste bulunan Camille isimli genç kızımız -mezarı dahi var- hiç bir şey olmamış gibi ormanda aşağı inerek yürüye yürüye evine ulaşıyor ve buzdolabını karıştırmaya başlıyor.Onun ölümünden oldukça etkilenen annesi mutfaktan gelen tıkırtılar üzerine aşağı iniyor ve yıllar önce trajik bir şekilde kaybettiği kızını kendine sandviç hazırlarken buluyor.

???????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????

Camille ölü olduğunun farkında değil, ve geri gelen sadece Camille de değil.Ailesi belli olmayan küçük bir çocuk, düğün gününde ölen ve şimdi nişanlısının peşine takılan Simon, genç kızları hedef alan ve onları öldürüp birazcık “yiyen” eski seri katilimiz derken bu kasaba şimdiye kadar görmediği büyük bir gerilim ve beraberinde getirdiği dramın içinde buluyor kendini.Neden şimdi ortaya çıktılar, ne istiyorlar, neden hiç yaşlanmamış ve ölü gibi görünmüyorlar ve neden ölü olduklarını dahi hatırlamıyorlar.Onları gören insanların tepkileri – kültürel bir durum olsa gerek- korkunun yanında sevdiklerinin rahatlama hissi, inkar ve öfke şeklinde vuku buluyor.Dizi aslında bu açıdan bakıldığında tam bir psikolojik dram-gerilim diyebiliriz.Ve bir tek başrol oyuncusu üzerine yoğunlaşmıyoruz, her bölüm bir başkası üzerinden merakımı doyuracak soruların cevabını alıyoruz.

Tabi açıkcası benim kafam çoğu yerde karıştı, daha tam olarak hiç bir şeyin açıklaması yapılmadı ve gizem hala “gizem” olma etiketini üzerinde taşıyor.Yine de diziye başlamadan önce kimse bana garanti de vermemişti sorular cevaplanacak diye.Dolu dolu bir 8 bölüm garantisi verebilirim, heyecan içinde hop oturup hop kaldıracak.Tabi böyle bir dizi bizde çekilmiş olsa -kültürel dedim ya- biz o ölüleri gördüğümüz anda bir daha öldürmek için elimizde geleni yapardık, tabi yeri göğü inletecek bir çığlık attıktan sonra.Bu konuda oldukça mantıklı bir milletiz bence, nihayetinde ölüler ölü olarak kalmalı.Bir de Fransız mutfağından çıkmış ölü temalı bir dizi izleyin, beğeneceksiniz ve bir çok karaktere benim gibi sizde bağlanacaksınız.

Reklamlar

3 thoughts on “The Returned – Les Revenants

  1. heheheheheh

    Ama kardeşim, ben sonradan önerdim gel izleyelim dedim, yoksa demedim mi acaba? Neyse benim ihanetimi yalnızlığıma bağışla artık, o kadar uzun bir süre tek başıma izlemeye alıştım ki, sen o an aklımdan çıktın gittin.Evde yoktun ya tamamen yok zannettim herhalde..

    Oldu mu bu 😀

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s