Homeland…

tumblr_mfrploi5R91qgfvpro2_1280

Homeland hakkında bu sezon pek konuşmadım zira konuşacak kadar ara vermedim.İlk sezonun ardından acaba ikinci sezon neler olacak diye bir heyecan içine girdim inkar etmiyorum ama sezon başladığında da açıp izlemek gibi bir eylemim de olmadı.Neden başta soğuk durdum bilemiyorum, belki de bizlere böylesine yakın olan politik durumdan dolayıdır, belki gereksiz yere gerilmek istemememdir sebep.Yine de ikinci sezonun bitmesine iki bölüm kala başladım seyretmeye ve nerdeyse bir gecede yaklaşık on bölüm izleyerek kusacak derecede Homeland kapasitemi tamamlamış oldum.Bu sene bütün dizilere böyle karşı böyle bir yaklaşım içindeyim, evet toplu izlemek güzel oluyor ama yüksek doz alınca hepsi farklı açılardan çarpıyor insanı.Bu da beni bütün gece rüyalarımı kabusa dönüştürecek şekilde entrikalar içine sürükledi.

Geçen sezon denizci asker Nicholas Brody’nin 8 yıl süren esaretinin ardından vatanına kahramanlar gibi karşılanması, sonrasında yakın zamanda ölüme gönderilen muhbirinin sözlerine güvenerek onun taraf değiştiren bir terörist olduğunu düşünen CIA ajanı Carrie’nin Bordy’nin peşine takılmasını izledik.Finalde üzerindeki bombayı patlatamayan Nicholas ve bipolar bozukluğu açığa çıkan Carrie’nin akıl hastanesine yatmasıyla sezonu kapatmıştık.Yeni sezonda bizleri kongre üyesi olmuş askerimiz karşıladı.Sadece kongre üyesi olmakla kalmayıp bir de yaklaşan seçim arifesinde başkan yardımcısı tarafından yeni başkan yardımcılığına aday ilan edilmesi herkes için şok bir gelişme oldu.Düşünsenize beyaz sarayda Amerika’ya hak ettiği dersi vermek isteyen ve bu uğurda elinden geleni yapacak olan Abu Nazir taraftarı bir başkan yardımıcısı. Brody zaten kızına müslüman olduğunu itiraf etmişti, bu sezonda durumu karısı öğrendi ve bu durumdan hiç hoşnut kalmadığını Kuran’ı yere atarak belirtmiş oldu.

tumblr_mfaev1BnnH1rsfouqo1_500

Bu sezon için nelerden bahsetsem bilemiyorum, o kadar çok dillendirilecek mevzu var ki önem arz eden, hani birini öne çeksem diğerleri arada kaynayacak gibi geliyor.Bir de herşey bir anda değişiverdi, olmaz dediklerimiz olup, hiç düşünmediklerimiz gerçekleşti.Brody ve karısı arasında yeni yeni inşa edilmeye başlayan güven ilişkisi daha hiç kurulamadan yok oldu gitti.Brody’nin yeni bağlantısı bizleri karakterine hayran bıraktırdı.Ve en önemli gelişme, Brody’nin bomba arifesinde kaydettiği kasetin CIA’in eline geçmiş olması.Bunun olmasını hiç beklemiyordum, hatta aklımdan uçmuş gitmişti bile.Böylece Brody başkan yardımcısı olmadan asıl kimliği deşifre edilmiş oldu.Bir anda kendini Carrie’nin karşısında elleri kelepçelenmiş bir şekilde buluverdi.Tabi daha sonra yaşanan duygusal konuşmalar sonrası bizimkisi ikili ajan olmayı kabul etti ve bitti gözüyle baktığımız serüven yeni ve taze bir kan kazandı.

Aslında hayal kırıklığına uğradım o sahnelerde, tamam Brody şahadet getirip cihad sözleri söyleyecek bir insan değil ama yine de bu kadar kolay çözülmesi ve daha düne kadar uğrunda öleceği davasını ailesi ve sosyal konumu için feda edebilmesi bende tipik Amerikalı yaklaşımı doğurdu.Bu dizi izleyen açısından da çok tehlikeli bir dizi aslında, izleyenin dini ve etnik kökeni, nerede yaşadığı ve nasıl yetiştirildiği diziye bakış açısını tamamen değiştiriyor.Tumblr’da gezerken rastladığım ifadelerde “Brody bir kere o bombayı üstüne taktı, ne kadar taraf değiştirmiş gibi dursa da artık ona güvenilmemesi yönünde” ağırlık basmakta.Ama “bana” göre adam çok çabuk çözüldü ve dün sevgiyle bahsettiği Abu Nazir’e bugün küfür etmesi önce kızgınlık sonrasında da soru işaretleri doğurdu aklıma.

tumblr_mfs8pz2Kum1rllliro1_500

Tamam sonuçta Abu Nazir öldü ve bunlar muhteşem mutlu sonlarına kavuştular.Ama yinede Abu Nazir Kelly’i kaçırdığında sanki Brody sahte bir hakaret ve davranış içindeydi.Bilmiyorum bu adamın hala kimin tarafında olduğu kafamı karıştırıyor.Geçen sezon her şeyin adını öyle böyle koyabiliyorduk ama bu sezon sonunda her şey birbirine girdi.Yakında Carrie’den şüphe duyuyorum dersem şaşırmayın.Tabi başta yapmam gereken bir uyarıyı şimdi yapmak yersiz olacak ama diziyi izlemeyenlerin buraya kadar okuması – sonradan izlemeyi düşünenler için- oldukça sakıncalı, spoilerın anasını ağlattım valla.Yine de bir dizide olanlardan bahsetmediğin sürece tam olarak o diziden de bahsedemiyorsun.Nerede bıraktık peki onları; Brody tam anlamıyla bir vatan haini damgası yedikten sonra nereye gittiğini belli olmayan kaçışlarda buldu kendini.Saul, az kalsın işinden ve bir adım öte özgürlüğünden olacakken birden CIA’in başına geçiverdi.Ve Carrie kendini adayacağı yeni bir mücadele keşfetti; Brody’i temize çıkarmak.

Bir de bu ikisinin aşkından bahsetmek istiyorum; bir tek bana mı zorlama geliyor acaba, yani hikaye ellerinde istedikleri şekilde kıvrılsın diye bir araya getirilmişler gibi.Bir kadın ve bir erkek ana karakter olup da nasıl bir araya gelmez ki zaten Amerikan yapımlarında.Bırakın arkadaşım, biraz da düşman olsunlar, karışıklı entrikalar çevirsinler, birbirlerinin kollarında dolanıp durmasınlar.Anlaşıldığı üzere ikisini birlikte hiç ama hiç sempatik bulmuyorum.Ben bu dizide bir tek Saul denen şahsiyeti seviyorum o kadar.Şimdi bekle bakalım üçüncü sezonu, bir dizi daha kendini özlettirme garantisi aldı. Homeland daha büyüyecek, adam olacak bir dizi.Ama minik adımlarında yanında olmak ayrı bir duygu.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s