Monsieur Lazhar

Eğitim üzerine yapılan filmler, özellikle öğretmen açısından sunulan hikayeler her zaman ilgi çekici olmuştur benim gözümde.Bir ben değilim herhalde; insanlar bunun kaymağını yiyecek kadar bol sinema ve dizi çıkarmışlar ortaya.Örnekleri tabi ki saymakla bitmez ama film denildiğinde aklıma son dönem sinema perdesiyle buluşan ve karamsar havasıyla benim peşime siyah bulutlar takan, Detachment gelir.Onun bir dönem altı olan ve aldığı ödüllerle hala anılan Fransız filmi Entre Les Murs, bana öğretmenliğin ne denli zahmetli ve sabır gerektiren bir iş olduğunu göstermişti.Ömrünün büyük bir çoğunluğunu öğrenci kimliği ile geçiren ben, öğretmenin eğitimde nasıl bir zorluk içine gireceğini hiç düşünmemiş, gayet kalburüstü bir bakış açısıyla onları “rahat” konumdakiler olarak değerlendirmiştim.Ancak sinema kültürü saolsun, bizim gibi fanileri bu dar kalıplı düşüncelerden sıyırıp başkasının bakış açısı ve hatta yeri gelip acısına ortak eder hale geldi.Ve ben sadece görsel olsa dahi edindiğim bu deneyimlerle öğretmenliği bir kez daha takdir eder hale geldim.

1996 yılında yayımlanan ve 3 yıl sonra sinemaya aktarılarak o dönem okuyan ve izleyen büyük bir çoğunluğu adından söz ettiren Angela’nın Küllerini hepimiz hatırlarız.Aynı yazarın devam niyetinde olan Teacher Man kitabı, o zamanlarda içerik olarak beni o kadar etkilemişti ki, bu hayatta yapamayacağım tek mesleğin öğretmenlik olduğunu o an anlamıştım.Nitekim, bugün bile hala aynı görüşteyim.Aslında mekan olarak oldukça küçük ama içinde barındırdığı hayatlar ve beraberinde getirdiği sorumluluklar olarak bir ömürlük sınıflarda,şimdiye kadar anlatılan o kadar çok hikaye oldu ki, eğitim devam ettiği sürece hala anlatacak şeyler vardır muhakkak.Şimdi benim bahsedeceğim Monsieur Lazhar, son dönemde izlediklerim arasında en iyilerden biri.Kanadalı yönetmen Philippe Falardeau’nın 2011 yılında bizlerle buluşturduğu, ülkenin eğitim sistemini eleştirirken merkeze farklı şekillerde de olsa kaybı yaşayan öğrenciler ve öğretmeni koyuyor.

Bachir Lazhar, Cezayir asıllı Kanada’ya göçmenlik başvurusu yapan bir adam.Ailesinin siyasi nedenlerle bir yangında katledilmesinin üzerine,bir taraftan acısıyla baş etmeye çalışıp diğer taraftan kendine bir hayat kurmaya çalışıyor.Öğretmen olmamasına rağmen belki eski bir öğretmen olan ölmüş eşini anlamak adına onun belgelerini kullanarak bir okula öğretmenlik için başvuruda bulunuyor.Konumun açık olduğu ortada; zira eski öğretmen kendini sınıfın ortasında asarak öldürmüş ve buna öğrencileri şahit olmuş.Hal böyle olunca müdüre, kimsenin istemediği bu işi Bachir’e veriyor ve bizlerde onunla yeni bir keşfe çıkıyoruz.Her iki tarafın kendi içinde, farklı kişilere karşı yaşadığı bu yas süreci birbirini tanıma, birbirinin desteğini alarak acıyı paylaşmaya dönüşüyor.Sınıf zaten ülkenin yapısı gereği o kadar çeşitli kültürlere sahip öğrenci sunuyor ki, onlarla baş etmek için başka bir öğretmenin taktiklerini örnek alan Bachir, yer yer eğlendirmekle birlikte, bir çocuğun hayatına dokunmanın ne denli özen gerektiren bir iş olduğunu bir daha vurguluyor izleyene.

Kimi yorumlara göre, anlatmak istediğini tam olarak aktaramamış bir film olarak yansıtılıyor, ama bana göre her şeyin alalen söylenmesi her zaman bir duyguyu hissettirmek adına yeterli olamayabilir.Bazen sessiz tepkiler, bu filmde olduğu gibi, daha derinden vuruyor izleyeni.Zaten boş yere 84. Akademi ödüllerinde ülkesi adına en iyi yabancı film Oscar’ına aday gösterilmemiş.Tamam ödülü kucaklamayabilir ama yine de ortada kalileti bir yapım olduğu imajını sağlayabildi.Bu tarz filmleri sevenleri bir de Kanada’ya misafir edelim.

Reklamlar

One comment

  1. bu tip öğretmenleren, eğitim sistemlerinden, sistemin öğrencilerin üzerindeki etkilerinden,… bahseden filmlere benimde senin gibi ilgim var. belkide ortada bir çok kişinin hikayesini bir araya alan bir yerin okulun var olmasından kaynaklanıyor.? yüreğim pır pır etti. “Gir izle!” izlediyor. Yüreğimin sesini dinleyip izleyeceğim. Tanıtım için teşekkürler Ofori 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s