Breaking Bad; Live Free or Die…

Breaking Bad, açıklanan son sezonuyla nihayet bizlere geri döndü, bunca zamandır heyecanla beklediğimiz gerçeği bir yana, şu an için bile ilk bölümün normal sürede yayınlaması, hala ve hala bana yetersiz geliyor.Yaşattığı özleme karşılık, süresi iki katına çıkartılmalıydı veya bu kadar heyecan yaratmayıp bizleri dört gözle izlemeye sürüklememeliydi.Bunlar güzel itiraflar bir dizi için; gayet ağır, aheste aheste ilerleyen ve hatta çoğu yerde karakterlerin çemberin etrafında dönüyormuş gibi başladıkları yerde kendilerini buldukları “ağır” bir dizi, ama ne olursa olsun bir diziden korkacaksan, veya bir diziyi hakkıyla sahipleneceksen bu ağır dizilerden biri olmalı.Biraz “kimsenin umrunda değil” tarzında bir düşünce ama yine de söylemeden geçemeyeceğim, belki çocukça bir ego ancak “ben Breaking Bad izlemekten gurur duyuyorum” azizim..

Biliyorum bu ve buna benzer daha nice diziler vardır, ama daha sezon finalini izlemeden geriye dönüp baktığımızda 4 sezon bile bu hissiyatı verebiliyor, bu saaten sonra “umarım final hayal kırıklığı yaşatmaz” demekten başka bir şey yapamıyorum.Gustavo hain bir pusuyla alaşağı edildikten sonra, meydan her daim aklımızda olan ama ihtimal vermediğimiz Walter’a kaldı.Zaten geçen sezondan çocuğu zehirlediği için büyük bir şaşkınlık içinde bırakmıştık her şeyi, anladım ki ne kadar ara vermiş olursak olalım ben hala bu şaşkınlığı üzerimden atabilmiş değilim.Evet biliyorum, Walter hiç bir zaman mantığını ve belki de etik kuralları düşünen bir insan olmadı; o daha çok içgülerin insanı, egosunun kölesi.Görünüşünün aksine Jesse ise içlerinde en insancıl ve sahiplenici olanı oldu.Yine de Walter gibi bir karakterin uçlarına alışkın bir izleyici için, bunu kabul etmek çok zor hala.Şimdi onun sadece Gustavo’yu öldürdüğünü bilen Skyler, ondan bu kadar korkarken, bir de çocuğu öğrense neler olur bilmiyorum.

Tamam Walter o an ailesini kurtarmak için başka bir çıkış yolu bulamadı belki, bunu kabul edebilirim.Ancak geriye dönük bir pişmanlık eylemi dahi göstermedi; belki de bunu beklemek için henüz erken bir süreçteyiz.Yine de o özgüven, “ben dediysem doğrudur” lafları büyük bie belanın habercisi de olabilir.Bir de Jesse gerçek durumu öğrendikten sonra neler olacak merak içindeyim; belki de hiç öğrenmez.Bakınız Walter zamanında Jesse’nin kız arkadaşını da göz göre göre ölüme terk etmişti ve bundan kendisi dışında -bir de biz sessiz izleyenler- kimsenin haberi olmadı daha şimdiye kadar.Tabi o dönem bunun yarattığı karmaşa ve “kelebek etkisi” durumu hala akıllarda, daha dün izlemişim gibi.Her sezon yaptıkları gibi bu sezonda finalden bir sahneyle başlangıç yaptılar ve kel adamların başrolde olduğu bir dizide saçlı bir Walter bir hayli korkutucu bir kurgu vaad ediyor sanki.Ve dikkat ettiyseniz yine kanseri nüks etmiş, devamlı öksürmekle birlikte ilaçlara devam.

Bu da demektir ki o zaman ki Walter herneyle uğraşıyorsa, artık onu korkutacak hiç bir şey oktur, sonuçta gene ölüm korkusu yaşayanlardan hissedeceği korkunun önüne geçmiş vaziyette.Bir de tabi bütün bu serüvenin Walter’ın kanser olmasıyla başladığını da unutmayalım.Her sezon bir uyuşturucu işiyle uğraştılar, pişirme serüvei, devamında dağıtım ve para toplamayı, ve akabinde aklama işini getirdi.Bir şekilde kartelin içinde rehin buldular kendilerini.Şimdi ise dönemin yegane karteri olmaya aday bir ekip var karşımızda.Ama son sezona giriş yaptığımız için sanki artık polisle hesaplaşma,Hank ile karşı karşıya gelme durumu yaşayacağız.Açıkcası dizinin gitmesini istediğim güzergah da bu yönde, Hank artık bir şekilde öğrensin ve bağlar kopsun artık.Çok kötü düşünüyorum farkındayım ancak bu benim heyecan içinde beklentilerimin yönünü değiştirmiyor.

Ve Breaking Bad bir sezona daha dolu dolu beyin fırtınlarıyla giriverdi.Darısı finale artık.

Reklamlar

2 thoughts on “Breaking Bad; Live Free or Die…

  1. adını duydum. ama hiç izlemedim. her halde o zaman çok ilgimi çekmemişti. yazıyı okudum meraklandım. ama arkasında o kadar sezon bırakmış bir diziye başlasam mı başlamasam mı da kaldım. merak etmiyorum da değil. of anacım ne yapayım? 😦 (yazının başındaki posteri çok beğendim 🙂 )

  2. @külkedisi

    Bende posteri tumblr’da gördüğüm anda çok beğenmiştim.Daha nice güzel resimleri var dizinin, sırf onları hikayesini öğrenmek adına dahi meraklandırır.Biliyorum yetişmek için dört sezon var arada, ama bir başladın mı devamı çok basit,Bende geriden başladım, üç sezon arka arkaya seyretmiştim babamla, hemde iş çıkışlarında, akşam yorgun argın.Ama yine de seyrettirdi kendini, başladığın gibi devamı gelecek bir dizi..

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s