London Boulevard

Yıllık izinde kendimi zamanında istiflediğim ve sonra yüzüne bakmadığım filmleri izlemeye adadım.Kimisini çok beğenmekle birlikte, yer yer “neden indirdiğimi” hatırlamadıklarım oldu.Bu film ise, bana arada süpriz çıkıp; suç dünyasını farklı bir renk ve uslupla anlatanlardan.Colin Farrell ve Keira Knightley’nin baş rolde oynadığı filmde ben aslında kadını bir kenara atıp sadece Farrell’in sahneyi haklı bir gasp ediş içine girdiğini söyleyebilirim.Ben bu adamı neden bu kadar seviyorum bilmiyorum, acaba hangi filmde ilgimi çekmişti de şimdi ne izlesem on numara geliyor, hatırlamıyorum bile.Ama sıfır bir ön yargı ile başlayıp öyle seyretseydim bu filmi, yine aynı beğeni duygusu içinde bulurdum kendimi, eminim.Adamın oyunculuğu muazzam; bir de bunu oldukça durağan bir havada yapıyor, gayet sakin.

Mitchell hapishaneden yeni çıkmış, suç dünyasında oldukça tanınan ve saygı duyulan birisi.Her ne kadar çıktığından beri devamlı “suç” ortaklığı teklifi alsa da, bu sefer kafaya koymuş, hayatını temiz yaşayacak.Suça bulaşmadan eli yüzü düzgün bir iş bulup, belki de hayatını yoluna sokacak.Ama daha ilk anda suç dünyası onun için bir hoşgeldin partisi hazırlamışken, herkes onu bir şeylerin içine çekmeye gönüllüyken ve esasında şehrin mafya babası onu “yeni parlak çocuk” olarak göz hapsine almışken, onun diğer planlarını gerçekleştirmesi oldukça sıkıntılı oluyor.Yine de bir şekilde paparazzilerden kaçan, evden çıkmaya korkan ünlü bir aktrisin yeni koruması olmayı başarıyor.Film, adı üstünde İngiltere’de geçiyor ve Hollywood’un kahraman etkilerinden oldukça uzakta.Yer yer etkisini göstermekle birlikte, belirgin ağırlık İngiliz tarzında.

Adam eski bir suçlu, sinirlendirilmeye pek gelmiyor, anında ortam kan gölüne dönebiliyor.Kadın çok güzel, biraz sorunlu bir geçmişe sahip ve adamla yolları kesişiyor.Bu arada peşlerini bırakmayan kötü niyetli mafya da devamlı fırsat kollamakta.Ne kadar klişe bir hikaye olduğu ortada; ama buna rağmen fark yaratan etkisi sadece sunumu olabilir o kadar.Film’de devamlı değişen renkler var, sert hatları içeren konusuna rağmen durağan anlatabilen bir yapısı var.Ve inanılmaz güzel müzikleriyle, suç dünyasının farklı bir sunumu karşımızda.Hikaye izlerken biraz dağılıyormuş etkisi yaratabilir, ki bu görüşe üzülerek katılıyorum.Ama kendini toplamayı bilip, bir sonraki sahne için heyecan da yaratıyor.

Final daha farklı olabilirdi ama bu tarz filmlerin ironisini almış içine, gökyüzüne doğru çeviriyoruz gözlerimizi.Şiddet dersen var; aşk,sevgi, fedakarlık ve içinden çıkılmaz hayatlar hepsi burada.Ama bunları büyük b,r dram bulutu içinde sunmuyor, en güzeli de bu.Mutlaka seyrdilmesi gereken bir film demiyorum, ama arada sırada hoş bir tat yakalamak isteyenler için ideal olabilir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s