Kill Them All..

Dizi güncem bitenler ve başlayanlarla saolsun hiç boş kalmıyor; önce bütün ihtişamıyla, ağzımı açık bıraktıracak şekilde Spartacus son buldu, sonra gümbür gümbür ayak sesleriyle Games of Thrones başladı.Birinin bitimine üzülemeden, diğerinin sevincine kapıldım.Bunlar gündelik hayatımın değişik renkleri, eşsiz heyecanlarını sunuyorlar bana..Hele o Spartacus, sadece 10 bölümle bunu nasıl başardı hala anlamıyorum.Değişen kadrosu, uzun süren sezon arası derken açıkçası biraz çekinerek başlamıştım, ancak sonuç yine şaşırtmadı; bayılıyorum bu diziye.

Biliyorum, biliyorum; diğer dizilerde ki gibi mantık bilmeceleri, düşündüren ve anlam yükleyeceğimiz olay veya sözler yok içinde; ama benim gibi sıradan bir izleyen için gaza sokmak adına en büyük etkenleri içinde barındırdı; adrenalin, kan, şiddet, yarım yamalak aşklar ve son sahnede daha belirgin olan bir arkadaşlık tanımı..Spartacus’un nihai çöküşüne ulaşmadan önce belli başlı bir takım zaferleri olacağını bilmeme rağmen, her bir dövüş sahnesi “ha şimdi yenilecek” diyerek yerimden oynamama sebep oldu.

Çoğunlukla nöbet çıkışı izlediğim için; bu on hafta uykusuz bünyemi canlandırdı.Belki muazzam bir özgürlük anlayışını ifade edemiyor, ama ne zaman ağzını açsa sonu kan ile bitecek bir konuşmaya imza atıyor.Ana karakter kendisi olmasına rağmen, dizide ilginin onun dışına dağılması, Spartacus’un çoğunlukla güven vaad eden bir güç unsuru gibi ortada dolanması; çeşitliliği sağlamak adına beğeni topladı benden.Her zaman ki gibi entrikalarını hesaplayamamak ve sonuçlarından şok duymak sıradan bir eylem haline geldi.

Final sahnesi için beni en çok etkileyen kısım o küçük Roma ordusunu sıkıştırıp, onları yok etmeleri değil, Lucretia’nın bebeği alıp kendini o uçurumdan aşağı atması oldu.Bu sezon beklediğini bulamadığı ortadaydı; ne kadar sevmesem de kendisini Ashur’un dört bir koldan sıkıştırmasıyla biraz da olsa sempati kazanmıştı gözümde.ama finalde çıldırmış gibi bütün ev ahalisini öldürüp bebekle ölmüş eşinin yanına gitmesi; sanki bunca zaman bunun hayaliyle ayakta kalmış gibi hissettirdi.Bir de o sahnede çalan Türk ezgisiyle iyiden iyiye tüylerim diken diken oldu.

Bu dizinin en sakat gibi görünen ama en güçlü yönlerinden biri de karakterine acımdan teker teker yoldan çekmesi.Herkesin acı veren bir ölümü oluyor; daha huzur vereni görmedim.Kadronun yarısı bu sezon finalinde ekrana kan fışkırtmak suretiyle öldü; darısı yeni gelecek olanların başına.bu sezon ölümüne en üzüldüğüm karakter, Onemeus olur, en sevindiğim de artık kendi ellerimle eyleme geçmeme sebep olacak Ashur olur herhalde..Uzun bir süre ortada göremeyeceğimiz yeni bir “Spartacus yokluk sezonuna” girdik, hadi hayırlı olsun.

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s