Entre Les Murs…

Sınıf gösterildiği zamandan beri dikkatimi çeken, bir gün izlerim diyerek aklımda yer tutan bir filmdi.Geçen akşam can sıkıntısından sonunda indirdim ve izledim; sonuç itibar,yle çok da beğendim.Daha ikinci dakikasında filmi durdurup “ben hayatta öğretmen olamam” diyerek mevcut durumu teyit ettikten sonra aynen izlemeye devam ettim.Film; bir Fransız okulunda ve Fransızca sınıfında öğretmen ve öğrenciler arasındaki sers ve diyalog şeklinde geçiyor ve başlayan ders yılı ile yaz tatiline uğurlamayla son buluyor.Bir aksiyon yok, ders dışı konular üstünde pek fazla duruş yok ama ana içerik olarak o dersin işlenişi ve her bir hareketi mercek altına alınmış öğretmenin öğrencileri tarafından yorumlanıp ona yansıtılması var.

Öğretmenlik zor bir meslek; ömrümün çoğu öğrenci olarak geçtiği için onların bakış açısı veya içinde bulundukları zorluklar beni pek bağlamazdı.Ama şu filmi izlerken o sınıfın hem sınıf hem de Fransızca öğretmeni olan adama karşı baya bir empatik duygular içine girdim.Biraz sınıftan bahsetmek gerekirse; birleşmiş milletlerin 13 yaşında ergen halleri diyebilirim.Abartmıyorum; o kadar karışık milliyette öğrencileri varki, onlarla nasıl başa çıkabiliyor hayret ettim.Sınıf içinde üstünlük ve söz hakkı haklı olarak öğretmene ait olmasına rağmen, çocukların yapmış oldukları masum yorumlar asıl gücün öğrencilerde olduğunu gösteriyor.Mesela öğretmenin örnek cümlelerde özne olarak devamlı aynı batılı ismi kullanmasını eleştiren öğrencisi ondan daha doğuya veya Afrika’ya özgü isimler kullanmasını istiyor.

Veya öğretmenin “değiştin” diye eleştirdiği öğrencisi, ona tek değişenin kendisi olmadığını basit bir mektupla anlatabiliyor.En parlak öğrencisinden en sorunlusuna kadar hepsiyle baş etmeye çalışırken sinirlerine hakim olmak zorunda kalıyor.Hatta bir sahnede başka bir öğretmen artık dayanamadığını söyleyerek öğrencileri için demediğini bırakmıyor.Kendi mesleğimi zor sanırdım ama o yaş grubu çocuklarla uğraşmak yerine hasta insanlarla uğraşırım daha iyi.Bu film için o kadar muhteşem yorumlar varki, okurken ağzım açık kaldı bir çoğunda.Yorum yazanlar sınıfı ve içindekileri anarşi, itaat ve değişim üzerine yorumlamışlar; çok da güzel ifade etmişler bunu yaparken.Muhtemelen bende yazının başında azcık öyle benzetmelere girmek istedim ama sınırlı yazım yeteneğimle açıkcası kendime güvenemedim.

Sınıf, izleyen göre farklı manaları olabilecek ama bitişte herkes için “güzel filmdi” dedirtebilece bir yapıya sahip.Belki eleştirilir, belki haklı bulunur öğretmen veya öğrenciler ama film görüldüğü üzere en küçük bir sınıfın içinde her daim devam eden savaşların olduunu gösterebiliyor.Hayat ve insanlar sabit durmuyorlar ki, bir rutin çıksın ortaya; her ley ve herkes değişime mecbur.Çok ama çok beğendim, muhakkak seyredin diye bir öneri yapmak artık yersiz bile olur.

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s