Miranda…

Ve yine bir İngiliz sitcomuyla birlikteyiz; bu akşam için biraz abarttığımın farkındayım ama boş vakit bulmuşken bunu değerlendirip nicedir aklımda olan şeyleri artık yazıya dökmenin zamanı geldi diyerek; Miranda’dan da bahsetmek istiyorum.Aslında bu dizi benim içinde yeni, 2009’da başlamışlar ilk sezona ve şimdi yayınlanan iki sezon toplamda 12 bölüm ile -artık- bu sene üçüncü seozn için çalışmalara başlamışlar.Ben bütün bölümleri izledim diyemem, ki izlememek için kendimi zor tutuyorum.Zira yine beni bu diziyle tanıştıran ailemizin yeni dönem İngiliz kültür elçisi kardeşim ingilizce izlememem için büyük baskı yapıyor.

Şimdiye kadar sadece üç bölümü çevirdiği için bende ancak o kadarını izleyebildim.Zaten sitcom olduğu için özellikle ilk bölümden seyredilip belli bir hikaye bütünlüğü içinde ilerlemesi gerekiyor diye bir şart yok.Ortama bir bölümden açılıp hiç bilmeden bile yeteri kadar zevk alıp, kahkahalarınızla ortamı şenlendirebilirsiniz.Şahsen ben sıkıldıkça ona çakırmadan öyle yapıyorum.Miranda; diziye adını everen baş rol kadın karakterimiz.Aslında benim anlatmama bile gerek yok, zira kendi hikayesini daha ilk dakikalarda özet geçer gibi çok güzel bir şekilde anlatıyor.Tip olarak nerde durduğunu bilen bir insan ve bu konuda kendisiyle en fazla dalga geçen kişi.

Hayattan pek beklentisi yok; bütün birikimini “Miranda Hart’s Joke Shop” adını verdiği bir şaka dükkanına yatırmış ve en yakın arkadaşını da işlerin başına geçirmiş.Tabi kendisinin ne dükkanla ne de işlerle hiç bir alakası yok.O daha çok boş işlerin insanı.Uzun zamandır takibinde oolduğu bir yakışıklı var; ama ne zaman karşılaşsalar kendini olmadık hallere sokuyor.Yine de onun arada sırada – hatta tam muhabbetin ortasında- ekrana bakıp “ben ne yapıyorum” dediği anlar yok mu, beni benden alıyor.Saçmaladığının fakında olmasına rağmen kendini engelleyemeyen bir insan.Anlatmakla olmaz, mutlaka ama mutlaka görmeniz gereken bir karakter kendisi.Annesi ise onu evlendirmek için elinden geleni yapan bir karakter.Miranda için ne denebilir ki, bazen bende onun gibi hayattan bir iki saniye çalıp “ne oluyor ya şimdi veya ben ne diyorum” diye söylenmek istiyorum.Miranda’da herkes kendini görebilir.

Ama garanti olarak söyleyebileceğim tek şey baştan sona kadar ara vermeden gülüp eğleneceğiniz olur.Hani şu an karşıma çıksa koşar sarılırım kendisine, o derece seviyorum.Diziport yayınlamaya başladı, dediğim gibi biraz ağır ilerliyor ama nihayetinde beklediğinize değiyor.Merak edenler buradan seyredebilirler.

Reklamlar

2 comments

  1. Miranda’yı izlemek istiyorum ama bir türlü uygun bir yer bulamıyorum, yardımcı olabilirsen çok ama çok sevinirim, torrentde olur.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s