American Horror Story

Tumblr’da o kadar çok resmini gördüm ki, bir yerden sonra meraklanıp seyretmemek elde değildi.İndirmek istediğimde kardeşime sordum “ne dersin” diyerek, uzak dur dedi bana.Tabi kendisi de izlememişti, ama bana nazaran bu tarz yapımnları daha sık seyreden biri için pek olumlu şeyler duymadığını söyledi.Ve ben hayatımda “korku” türünde yapılan bütün türlerden uzak kalan birisi olarak, daha adında “Horror” ibaresi taşıyan ve hakkında pekde iç açıcı olmayan yorumlar yapılan bu diziyi daha bir merak eder oldum.Ve dayanamadım, korkacağımı, hadi o olmadı en azından izlerken rahatsız olacağımı bile bile oturdum ve izledim..

Gerçi bendeki tırsak bünyeyi de hiç hesaba katmadım diyemem, özellikle güzndüz vakitleri ve oturma odasında çevremde insanlar varken izledim.Şimdi bunda o kadar korkacak ne vardı diyebilirsiniz, evet gerçekten o kadar abartı bir şey yok.Ama ben kendimi biliyorum, bırak korkuyu gerilimi az tavan yapmış filmden/diziden bile rahatsız oluyorum yeri geldiğinde.Dediğim gibi gerekli bütün önlemleri aldım ve ilk bölümden sona doğru koşar adımlarla ilerledim.Şimdi tipik bir korku eviydi muhabbetti yapmayacağım , zira o tipik olanları da pek seyretmedim.Ama ana temanın korku evi ve içindeki hayaletleri olduğunu can rahatlığıyla söyleyebilirim.Eve yeni bir ailenin taşınması ile başlıyor dizi; psikolog baba, eski çello sanatçısı anne ve ergen kızları ile dışardan çok ideal ve mutlu bir aile.

Ama içerde; baba anneyi hamileyken aldatmış ve anne düşük yapmış, bu yüzden araları bozuk ve bu evi yeni bir başlangıç olarak görüyorlar.Kızları ise, hiç bir şeyi umursamayan ergen havalarında.Derken bir gün anneye göre yaşlı ve olgun, babaya göreyse oldukçe baştan çıkarıcı bir hizmetçi işe alınıyor.Baba işlerini evden yürütmek istediğinde onun başının belası bizim psikopatımız hastası çıkıyor ortaya.Bir süre sonra evin kızıyla yakınlaşıyorlar.Bu arada yan evde oturan rahatsız edici komşu ve onun sendromlu kızı da bu dizinin en önemli öğeleri.Her bölüm geçmişten görüntülerle açılıyor; daha önce o evde yaşayan ve bir şekilde yine o evde ölen insanların hikayeleri gösterilip bölüm içinde onlarla olan bağlantılar gösteriliyor.Tabi bir belgesel edasında değil, oldukça rahatsız edici bir şekilde.

Böyle güllük gülistanlık evlerini bırakp kasvetli, soğuk ve ışığın en az seviyede olduğu evlere taşınıyor ya insanlar, hiç anlam veremiyorum duruma.Benim gibi sıradan bir izleyici için bu durum çözülmemiş bir muamma.Zamanla evdeki garipliklerin farkına varan aile, evden taşınmak istediklerinde bu sefer de tamamen ekonomik sebeplerden yine bu evde yaşamak zorunda kalıyor.Evin kızı ve terapi gören psikopat ergen hakkındaki şok edici gelişmeler ise burada bile bahsetmekten kaçındığım bir spoiler niteliğinde.O çocuğu çok beğendiğimi itiraf edebilirim ama; bu nasıl bir oyunculuktur, nasıl bir duygu yansıtmaktır takdir etmeden geçemeyeceğim.

Gizemlerle dolu bir dizi ve tabi türü itibariyle oldukça kasvetli bir ortam.Ama yine de geceleri yatarken aklıma gelip beni korkutacak kadar değildi.Belli bir rahatsız ediciliği var, bunu kabul ediyorum.Hatta finaliyle alakalı beğenmeyen çok kişi oldu, yine de iyi veya kötü sonuna kadar izleyip bitirebildim.En büyük özelliği muazzam bir kadrosunun olması, her an karşınıza kimin çıkacağını kestiremeyebilirsiniz.Merak edenler varsa bir şans verin derim, çok isterseniz aynı günde benim gibi vakit darlığı olan varsa iki üç günde bitirilebilecek bir dizi.Bundan da öylesine bahsetmiş olduk, en azından içimde kalmadı.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s