Win Win…

Bayramın ilk günlerinde nedense ailemimizin üzerine çöken bir lanet misali internetimiz yine yoktu; nedenini kurcaladığımızda hatlarla ilgili bir sorun olabileceğini vurgulayan ttnet insanlarına inanırmış gibi yapıp boynumuzu büktük ve beklemeye başladık.Gerçi bu yazıyı yazarken hala bekliyorum, yayınladığımda ise sorun çözülmüş demek olur.Bayram zamanı nete neden ihtiyaç duyarsınız demeyin sakın, bu öyle bir hiski 24 saat bilgisayar başına oturmayayım ama orada net bağlantısı olduğunu bileyim yeter bana.Pek bir bağımlı havasıda konuştum farkındayım, ama bu artık kendim hakkında kabul etmem gereken bir gerçek.

Netin olmaması aile bağlarını kuvvetlendiriyor gibi abidik bir cümle kurmaktan kaçınıyorum, zira ben geriliyorum, gerildikçe de milleti geriyorum; bu da özellikle bayram ortamında pek yardımcı olmuyor bana.Bir de güzel tarafından bakalım olaya -illa bakmaız gerekirse- kardeşimin vakti zamanında indirdiği ve daha yüzüne bile bakmadığım oblarca dizi ve film birden önüme serilmiş oldu.Tabi vaktimin büyük çoğunluğu bu kara günler için bilgisayara indirdiğim fanfictionları okumakla geçti orası ayrı.Birinci gün gece nöbete gitmem gerektiğinden, akraba ziyaretlerini sonraki günlere erteleyip evde vakit geçirdim ve bu filmi izledim.Ne zaman indirdim, neden indirdim hatırlamadan, tamamen plansız bir şekilde başladım seyretmeye; ana plan biraz bakınıp kapatmaktı ama bir baktım sonuna kadar gelmişim.

Para sıkıntısı çeken bir avukat, kolay yoldan para kazanmak için bir müvekkilinin gözetmenliğini kabul eder ve yaşlı adamı bir huzur evine yerleştirir.İşler tıkırında giderken bir gün karşına oldukça “sarı” saçlı bir ergen çıkar ve dedesini görmek istediğini söyler.Arkada dönen dalavereyi hissettirmeden çocuğu dedesiyle tanıştırır ve bir kaç gün kendi evinde kalmasına izin verir.Ama bir süre sonra çocuğun gidecek yeri olmadığını öğrendiklerinde eşiyle birlikte bir süre kendi evlerinde, onlarla yaşamasına karar verirler.Bu arada avukat, bir lisede güreş takımına da koçluk yapmaktadır.Çocuğun güreşte doğal bir yeteneği olduğunu öğrenince onu, o liseye yazdırıp güreş takımına alır.Eşinden yeni ayrılmış ve boşanmayla kendini kaybetmiş en yakın arkadaşı da, çocuğun güreşteki yeteneklerini görünce kendini güreş koçluğu sıralarına ilave eder.

Biliyorum çok tanıtım kıvamında bir film anlatımı oldu ama hikaye işte aşağı yukarı bu şekilde ilerliyor.Yine de nasıl desem renkleri, ilerleyişi izlerken insana bir farklılık hissi yaratıyor.Kıvrandırmıyor bir kere, tamam az buçuk çocuğun annesi ortaya çıktığında yaşanacaklardan dolayı endişe var ama derinlere inilmeden hikaye sağlam bir kurguyla ilerliyor.Çocuğun o baştaki asi ergen havaları gidiyor; sigarayı bırakan, hayatta bir amacı olan bir aile çocuğuna dönüşmesi seyri kalıyor bize.Sevildiğini, desteklendiğini hissettiğinde bunu kaybetmemek için yapabilecekleri, sanki “bak burada film çekiyoruz onun için sonuna kadar abartırız” edasında değilde, bizden biri gibi davranışlar içinde yansıtılıyor.Çok çok iddalı bir yapım diyemem kesinlikle, ama sıkılmadan hoş vakit geçirmelik olduğunu söyleyebilirim.

Hiç bir şey için tercih edilmese bile, sadece güreş müsabakaları için bile izlenebilir; çocuğun başarısının sırrı ise herkesin ağzını açık bıraktıracak cinsten.Daha ne denir; denk düştüğünüzde bir şans verin,o kadar..

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s