Ringer-Terra Nova ve Homeland…

Uzun zamandır güncelleme yapmıyorum, hatta nerdeyse bir ay olmuş bile.Fark etmedim desem blogtan çok uzak kalmış olduğum belli olur herhalde.Hatta bu dönem benim için o kadar kısa bir şekilde geçti ki, bir ay olduğuna inanamıyorum bile.Kendimden utanıyor muyum, kesinlikle evet.Tabi her ne kadar yazmayı “unutsam” bile, izlemeyi unutacak kadar kendimden vazgeçmedim daha.Yine bir sürü gerekli gereksiz diziye dadanmış bulunuyorum.Bakalım hangisinde istikrar sağlayacak kadar devam edeceğim.Bu yazı, şöyle izlediklerimin üstünden geçen bir yazı olsun, belki gaza gelip daha uzun tanıtımlar olur devamında.

Ringer izliyorum dostlar; sırf Sarah MG’ların hatrına başladığım serüven sanırım altıncı bölüme doğru ilerliyor ve ben hala neden izlediğimi sorguluyorum her bölüm.Başta bir heyecan vardı kabul ediyorum, ama o heyecan artık her bölüm daha “ilginç” şeylerin olmasını beklerken gitgide sönüveriyor.Yine de bir azim devam ediyorum işte.Konusu nedir; ikiz kardeşler, biri dünün alkoliği bugünün peşinde seri katil kovalananı; diğeri para delisi etik nedir bilmeyen koca avcısı.Biri iyi diğeri kötü diye başlayan birbirine geçmiş yaşamlarda, sırf oyuncu kadrosuna kıyamadığım için inatla seyrettiğim bir yapım.Bu konuşmayı dizinin ilk bölümlerinde yapsaydım daha heyecanlı şeyler söyleyebilirdim, belki ilerleyen dönemlerde hala da söyleyebilirim.Ama şimdilik beklemedeyiz..

Bir diğer dizimiz bir kitlenin heyecanla beklediği Terra Nova.Konusunu ve yapımcısının ismini okuduktan sonra bende heyecanlandım kabul ediyorum, ve hala her hafta çıktığında bir gayret indirip izliyorum.Ama tam olarak ne beklediğimi bilmediğim için, o meşhur “beklentilerimi karşılamadı” cümlesini rahatlıkla kuramıyorum.Yıl 2000 bilmem kaç, dünya rezil bir halde çöküşün eşiğinde.Her şey ölüme doğru ilerlerken bilim adamları zamanda bir kırık tespit ediyorlar ve oluşturdukları bir portal eşliğinde seçilmiş kişileri dinozorların var olduğu geçmişe geri döndürebiliyorlar.Daha yeni, temiz bir insanlık başlangıcı için mükemmel bir fırsat.

Hikayenin merkezinde ise ailesi için her şeyi yapabilecek fedakar bir baba, güzel ve oldukça akıllı bir aile, sinir bozucu ergen bir oğul, çok bilmiş bir kız çocuğu ve şimdilik daha sinirlerimi ayağa kaldırmayı sağlayacak bir atak yapmamış evin küçük kızı var.Yani kurgu görüldüğü üzere çok güzel, içi sağlam bir şekilde ve etkin oyunculukla doldurulduğunda on numara bir dizi ortaya çıkabilir.Fakat maalesef yukarda özelliklerini saymakla bitiremediğim aile, gelişi güzel geçirilen bölüm hikayeleri ve kahramanlık öyküleri sayesinde bu konuda pek başarılı olamıyorlar.Tamam kabul ediyorum Lost’dan sonra, artık hiçbir şey eskisi gibi değil ve çıta bu kadar yukarı çıkmışken bana dinozorların ortasında bir aile saadeti sökmüyor artık.Bazı şeylerin adının konulması lazım; bu bir aile dizisi mi yoksa bilinmezliğin ortasına düşmüş bir macera dizisi mi…

Ve Allah aşkına adamların ellerinde on numara teknoloji var hala.Ağız tadıyla bir dinozor kovalama sahnesi bile izleyemiyoruz.Hemen ordan biri bir silah çıkarıyor, olay başladığı gibi bitiyor.Veya bilinmeyen bir hastalık ortaya çıktığında muhteşem bilim ekibi iki dakikada çaresini bulup insanları ve tabi bölümü kurtarmış oluyorlar.Şehri koruyan polis baba, insanları iyileştiren bilim insanı anne; daha ne olsun Yarabbim..Bu aile gelmeseydi insanların hali nice olurdu kim bilir.Üç kişinin dışına çıkamıyor kadro, başka kimseyi tanımıyoruz, bilmiyoruz.

En çok gözüme batan şey ise; artık insanların yaptığı hataları yapmayacağız, tertemiz bir başlangıçla sıfırdan başlayacağız diye oluşturdukları toplulukta hala paranın her şeyi satın alabilmesi..Şu “Şirinler” çizgi filminde bile, para denen şeyden bahsetmiyorlar, herkes bir arada orta yaşıyor ama koca Terra Nova kurulduğu sistemi öyle göze batar bir şekilde gösteriyor ki, sıradanlığına bir çizik daha atmış bulunuyor.Peki hala neden izliyorum, sırf merakımdan, belki bir bölüm sonra düzelir umuduyla.Ama “cık” diyor bünyem, sanki daha çok parayla eski yapımların “ucuz” bir tekrarı karşısında kanırılmaya çalışılıyoruz.Bilmiyorum, iki gün sonra aman aman çok güzel ilerliyor diye gezinirim buralarda, bana belli olmaz.Ama şu an, içimden atmam gerekenler bunlar.

Sözde dizilerden öylesine bahsettiğim kısa bir yazı olacaktı ama dolmuşum herhalde, bir Terra Nova’yı anlat anlat bitiremedim azizim.Bu defteri kapatıp bir yenisini açalım; Homeland.Bunun konusunu hiç bilmeden seyretmeye başladım,şimdilik sadece iki bölüm izledim ve halimden gayet memnun bir şekilde devam ediyorum.Bizim gibi toplumlar için çok dikenli bir dizi aslında.Irak’ta esir düşen ve öldü sanılan bir askerin bir baskın sonucunda tesadüfen kurtarılması ve yıllar sonra evine kahraman gibi dönmesiyle başlayan hikaye; manik bir istihbarat ajanının adamın saf değiştirmiş olabileceğini düşünmesi üzerine onu izlemeye başlamasıyla devam ediyor.Dizi aslında şimdilik bundan ibaret.Adam gerçekten taraf değiştirdi mi, ajan bunu kanıtlayabilecek mi, neler olacak derken belli bir heyecan ivmesi kazandırabiliyor dizi.

Tabi bir de izleyeni hani tarafta durup seyretsem diyen bir ikilemde bırakıyor.Gerçi uzun vadede soru işareti bırakmıyor insanın zihninde, daha ilk bölümün sonunda taraflar belli oluyor ve vaat edilen bir kovalamacanın ortasında buluyoruz kendimizi.En azından bu dizi izleyenlerine “ben bunu sunuyorum” diyebiliyor, kovalamaca sevenlerin kesinlikle takip etmesi gereken bir yapım oluyor.Daha çok erken bir konuşma yapıyorum, farkındayım.Hatta bahsettiklerim içinde en olumlu yaklaşabildiğim de bu.Umarım sonradan bozulup beni yine değerlendirmelerim içinde utanç içinde bırakmaz.

Bakalım başka neler izliyorum; şimdiye kadar bahsetmediğim youtube’dan takip ettiğim pembe dizilerim var, şu bütün diziden odaklandığı çiftin bölümlerini kesip onların hikayelerini sunduklarından.Bundan daha önce hiç bahsetmedim ama evet kabul ediyorum, saatler boyu izliyorum utanmadan; bazen sıkılıp terk ediyor sonra öyle bir heyecanla geri dönüyorum ki yetişmek için bütün gece ayakta kalmayı göze alıyorum.Ağzım açık bilindik entrikalar izlemeye doyamıyorum, ama yine de ne izlediğimi anlatacak kadar ileriye götürmüyorum olayı.Belki başka bir zamana..

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s