The History Boys…

Bugün History Boys’u yeniden izledim, kaç sene önce seyrettiğimi hatırlamıyorum bile.Hiç de bilinçli olmayan bir şekilde izlemiştim hemde, filmi hatırlamadım bir anda.Sadece izlediğimi biliyordum o kadar; bu da demek oluyor ki bir daha seyredip hakkını teslim etmenin zamanı gelmiş.Uzun zamandır aklımdaydı aslında, bu sabah daha ne duruyorsun diyerek indirdim ve yaklaşık 2 saatlik güzel bir vakit geçirdim.Hatta süreyi biraz da kendimden katarak uzatmış olabilirim, zira bir çok yerde geri sarıp tekrar tekrar izlediğimde ilerlemek zor oldu.Bitişi görmek bile istemedim, hatta o anlarda aklıma “keşke bunun bir dizisi olsa da, doya doya izlesek” düşüncesi de gelmedi değil.

Tabi o zaman herşey böyle derli toplu ve tam da istendiği kıvamda olmaz ve ben gene şikayetlere başlardım.Film İngiltere’de bir lisede geçiyor, daha ilk sahnede en yüksek notları alan öğrencilerin sevinç nidalarını duyuyoruz.Ne kadar güzel bir giriş değil mi; mızırdanan ergenler yok ortada, ne istediğini bilen ve buna ulaşmanın yolunun çalışmak olduğunun farkında olanlar var.Filmin “güzel” sıfatını hak edeceği daha şimdiden belli.Bu bir gurp öğrenci Oxford’a kabul edilebilmek için müfredat derslerinin harcinde, özel olarak eğitim görüyorlar.Girecekleri yazılı ve sözel mülakatlarda başarılı olabilmek için tarih ve edebiyat ağırlıklı derslerde kendilerini geliştiriyorlar.Ve film, bu dersler sırasında öğrenciler ve öğretmenleri arasında geçenleri, kendi içinde yaşadıklarını anlatıyor.

Onların karşılıklı bilgi atıştırmaları, beyin fırtınaları ve o bir çoğunu anlamlandıramadığım alıntıları yok mu, işte bütün filmi zevkli hale getiren öğeler bunlar.Kendi içlerinde başarılı olmak isterlerken, arkadaşlarıyla alalen bir rekabete girmemeleri, hatta eldeki bilgiyi paylaşmaları çok güzeldi.Eleştirecek bir yön bulamıyorum filmde, sadece baş ucu filmlerden biri olacağının garantisini vermek istiyorum; en azından benim için.Hedefe odaklanmış gençlerin, hedefe ulaşmak için bilgiyi sömürmeleri, en kısa yol taktiklerini öğrenmek için öğretmenlere “baskı” yapmaları her daim izleyeceğimiz görüntüler arasında yer almıyor.Tabi bütün bunların güzelliği altta yatann espri anlayışında bence, çoğu yerde sadece gülmek için ekranı dondurduğumu kabul ediyorum.

Film aslında çok ünlü bir tiyatro oyunundan kaynağını alıyor, şimdi resimlere bakınırken keşfettim bende bunu.İçimden başka deli düşünceler de geçmiyor değil tabi, mesela ikinci bir devam filmi olsa.Tabi aksiyon değil ki açık kapı bıraksınlar bunun için.İşin en güzel tarafı hayatı tartışan, felsefe yapan veya yapmaya çalışan bu çocukların ve onları yönlendiren öğretmenlerinin ortak bir zeminde buluşup anlaşabilmeleri.Öğrenciler açısından bakış açısı muhakkak ki var ama öğretmenler açısından “onların da yaşamları olan birer insan olduklarını” öğrencilere çaktırmamaya çalışmaları, uzun yıllar sadece öğrenci olan benim gibi birisi için bile bir anlam teşkil ettiriyor.

History Boys, her bilgili öğretmenin hayalini kuracağı bir sınıf yaratıyor bence; olayı gırgıra bağlayamazsınız çünkü öğrenciler sizi “vaktimiz daralıyor, bize yararlı şeyler öğretin” diye her an azarlayabilirler.Bilmem anlatabildim mi..Mutlaka seyredin.Bu arada filmden bir kaç inci;

“What is history? History is women following behind— with a bucket.”

“The best moments in reading are when you come across something – a thought, a feeling, a way of looking at things – that you’d thought special, particular to you. And here it is, set down by someone else, a person you’ve never met, maybe even someone long dead. And it’s as if a hand has come out, and taken yours.”

Reklamlar

3 thoughts on “The History Boys…

  1. yazını okur okumaz izledim film. çok merak etmiştim. beğendim .değişik bir film. bir iki kelime bile yazdım ama anlatamıyorum filmi ve güzelliklerini 🙂

  2. @winpohu

    Bende nasıl anlatacağımı bilememiştim; en sevdiğim şey gençlerin ayakları yere basan bir hedeflerinin olması.Bana böyle şeyler daha gerçekçi geliyor; zira mis gibi ailelerini beğenmeyip şımarıklık yapan, ders çalışanlarla dalga geçen, popülerlikle kafayı sıyırmış, dar kafalı ergenlerden gına geldi artık.İzlemeye dahi dayanamıyorum, bu açıdan bu film her daim bir adım önde olacaktır.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s