Jesse Pinkman’ın maceraları…

Bu yazıyı o kadar uzun zamandır bekletiyorum ki, artık yazmadığım için kendimden utanmaya başlayacağım.Breaking Bad kadar muhterem bir dizi olabilir mi, insanı bir an meraktan çatlatıp bir diğer anda “neden hiç bir şey olmuyor” diye arkasından baktırabilir mi.Bu sezonun ilk bölümleri o kadar ağır bir tempoda ilerledi ki, sıkılmadım dersem yalan olur, ama özellikle 5. bölümden sonra kazandığı ivmeyle beni oturduğum sandalyeden yükseklere fırlatmaya başladı.Öyle ki, artık her bölüm sonrası özellikle Jesse için “büyük mafya babası” hayelleri kurmaya başladım.Bu sezon ağırlı olarak onun üzerine kurulmuş gibi sanki, her yerde Jesse için duygu karmaşası yaşıyorum.Ne oldu bu çocuğa, şimdi ne olacak derken onun gidişatı hakkında artık endişelenmeyi bıraktım, genelleme yapıp herkes için endişelenmeye başladım.

Bunca zamandır Walter’ın gelişimine şahit olduk.Basit bir lise öğretmeniyken, birden kanser olan adamın son çabaları içinde başlayan serüvende, kişiliğinde kendinden bile sakladıkları, güce kavuşma ve bunu kullannabilmesi derken, yanı başında her şeyin eğlencesinde olan ve öylesine yaşayan bir Pinkman vardı.Sokakların adamı, bütün irtibatları nasıl yaptığını bilmese dahi kuran, pis işleri idare etmeye çalışan bir çocuktu daha düne kadar; elinde silahıyla bir masumun kapısında dikilene kadar.Ve sonrası tam anlamıyla bir çöküş getirdi onun için; arınmaya çalıştığı uyuşturucuya önem verdiği yaşamında sağlam bir mevki kazandırdı, kendisi gibi olan “arkadaşlarıyla”.

Tam bu çocuk nasıl toparlanacak derken, “niçin Walter bir kenara çekip ciddi ciddi onunla konuşmuyor” diye kızarken bu hamle hiç beklemediğimiz birinden geldi, sezon başı nefret edilen kişilik Gus Fring..10. bölümle birlikte Walter ve Jesse arasındaki gerilim ve kan döktüren kavgalarıyla aralarında baya bir uçurum açılmış oldu.Ama ben bunun o kadar uzun vadeli olacağını düşünmüyorum hala, onlar şimdiye kadar evet çok kavga ettiler, hep bir araya gelmezler artık dedik, ama nihayetinde hep birbirlerinin sırtını kolladılar.Jesse için yaşanan bu süreç Walter’ın görmezden geldiğindan daha büyük ve ciddiydi.Walter hep kendi istediği olsun istedi, aklına koyduğunu ggerçekleştirme niyetiyle de Jesse’yi kullanmak kolayına geldi belki de.Çocuk daha bir cinayetin altından kalkamamışken, ondan ikincisini talep etti.

Ve bunu yaparken endişelerini dile getirmekten çok, ültimaton verdi, kışkırtıp Gus’ın üzerine salmaya çalıştı.Jesse ise, sadece önemsenmek istiyordu belki de, şu hayatta onu önemseyen birileri olsun diye Mike’a bile sarıldı dört elle.Jesse yaptığı tercihler için kızamıyorum, sonuçta o sadece kendisi için bir çıkış yolu aradı ve kapıyı kim araladıysa ona tutundu o kadar.Walter ise, ailesiyle birlikte girdiği bu yeni yolda; önemli biri olma endişesiyle yol haritasını çıkaramadı bir türlü.Onun sıkıntısı her daim Skyler oldu bence; hep doğru olanı yapması için bastırılmış bir adamın kendinin bile farkında olmadığı eziklik duygusu içinde her an bir öfke krizinin eşiğindeymiş gibi davranmaya meyilli oldu.Skyler ona hiç bir zaman iyi gelmedi; amaç ne olursa olsun veya hangi şartlar altında yaşamış olurlarsa olsunlar, o hep baskın karakter eşinin hayatını yönlendirmesine seyirci kaldı.

Belki eskiden farkında değildi, ama bir kere kendi başına bir şeyleri yapabilmeyi başarınca, artık Skyler ve onun “tercihleri” o kadar cazip gelmedi gözüne.Barışıp eve tekrar dönmek bile, ızdırap verici oldu.Sonuçta ne yaparsa yapsın artık kadının gözünde ağzıyla kuş tutsa yaranamayacak pozisyonda ve artık o “önemli” biri olmak istiyor.Sırf bu yüzden gözü ne Jesse’yi gördü ne de çevresinde oluup biten Gus ve Kartel savaşını.Bunlar ilgisini bile çekmedi; sırf kendini değerli hissetmek için eniştesine nerdeyse altın tepsiyle sunacaktı meth ticaretini..Herkesin kendi içinde yaşadığı bir endişesi var bu dizide; Walter önemli olma çabasında, Jesse sadece var olma çabasında.Sanki bir döngü içindeler, ilk sezon Walter’ın var olma çabası şimdi Jesse’de vuku buluyor gibi.

Ve biz izleyenler olarak o kadar memnun kalıyoruz ki görüp hissettiklerimizden bu diziyi alıp başımızın tacı yapıyoruz.Dinginlik içinde büyük heyecanlar yaratan bir dizi bu; gidişat artık tahminlerin bile ötesinde gözümde.Keşke izlediğimiz bütün diziler bunun gibi olsa, tabi o zaman “kaliteyi” ayırt etmek bu kadar basit olmaz.Yeni bölümlerde ben muhtemelen daha fazla çoşup daha büyük laflar içine gireceğim, hadi hayırlısı diyelim..

Reklamlar

3 comments

  1. bende büyük bir breaking bad hayranıyım…kesinlikle mükemmel bir dizi ona söz yok zaten:)<3yazı mükemmel…çok teşekkürler ellerinize sağlık….

  2. @esra

    Teşekkür ederim, bende bekliyorum heyecanla yeni sezonu.Son sezon olacağı için ikiye böleceklermiş diyor kardeşim, zaten bu dizi insanı sabır yumağına çevirir.

  3. yeni sezonun bomba olacağını düşünüyorum…zaten ben her sezonda beklentimi arttırmıştım.ama breaking bad beni hiç hayal kırıklığına uğratmadı.bu sezon bomba olcak diyorum ama breaking bad bunun çok daha üstünde bi sezonla karşımıza çıkabilir bende hiç şaşırmam…ama bende yeni sezonu heyecanla bekliyorum.bu arada dizinin insanı sabır yumağına çevirdiği konusuna kesinlikle katılıyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s