Game of Thrones ilk sezonu bitirir…

Çok ama çok fena gaza gelmiş bulunmaktayım; mutluyum çünkü sonunda izlediğim bir dizi dişe dokunur çıktı, beni benden alıp ejderha yumurtalarının ortasına attı.Mutsuzum çünkü, içim bir hoş iyiler her zaman kazanmıyormuş, peri masalları yokmuş ama sanki efsaneler de gerçek oluyormuş.Dün izledim sezon finalini, ortalarda “ne kadar muhteşemdi” diye gezinirken bir sonraki cümlem “çok acıklıydı laa” şeklinde kendine ses buluyor.Şimdi her tarafta bu diziden bahsediyorlar, nereye çevirsem kafamı spoiler görüyorum.Gerçi şikayetçi değilim, ne de olsa bende spoiler sever bir kişiliğim.İlk sezonun sadece on bölüm olması acı vericiyken bir de ikinci sezonu ne zaman izleyeceğimizi bilmemek o kadar can sıkıcı.

Sezon finali yapalı baya oluyor ama ben bu yazıyı yazmaya gerçene kadar sanki üstüne toprak attık gibi.Ama hayır kendi tezimi kendim çürütüyorum ve “bu dizi hayatta unutulmaz” diyerek yine ne kadar beğendiğim altını bir kez daha çiziyorum.Kitap uyarlaması olduğu için gidişat şimdiden belli, kulağıma çalınmış ciddi değişimler olacak dizide, ama hiç bir şey bilmeyen bir gözle dahi izlendiğinde hayran bıraktırıyor kendine.İlk sezon bitti ama havada kalmış o kadar çok konu var ki; hangisini merak etsem bilemedim valla.Arya ne olacak şimdşi, saçları da gitti, küçük “iğnesiyle” şişman oğlanları da öldürmeye başladı; bir de erkek çocuk kılığına girmiş Snow abisine doğru yola koyuldu.Tabi yanında ölen kralın gayri meşru bir diğer oğluyla..

Nasıl üzülüyorum şu kıza, ama ne olursa olsun Arya’nın kendi başının çaresine bakacağına inancımız tam; bakınız ailesi bile bir kere Ayra’cık demedi.Bu kız eğer ölüp kalmazsa muhteşem bir şey olacak, tabi daha başının bağlandığından haberi yok ya, orası ayrı bir konu.Sonra babasının öldürüldüğünü duyduğunda kardeşlik bağı dinlemeden yollara dökülen Snow birader var.Bu adam için çok fazla beklentilerim var, tamamen Kuzey köşesi ona ayrılmış sanki.Eskileri geride bırakıp yeni ailesinin yanında kalmayı tercih ettiğinde belki de ilk fedakarlığını yapmış oldu.Dün sırf cezalandırma için hizmetli yapılan adam şimdi komutanın nerdeyse sağ kolu olarak sınırın ötesine at sürmeye başlıyor.Bitirdikleri yere bakar mısınız, zombi kılıklı cesetlerin peşine düştüler resmen; gelde heyecan yapma şimdi.

Bir de ortada alınması gereken bir intikam var; ne olacak bu savaşın gidişatı.En azından ilk sezonda biter diye düşünüyordum ama görünen o ki daha yeni başlamış savaş, bakalım sonrasında nasıl şekillenecek.Bir de bir iki savaş sahnesi görsek, hani toplantı odalarında duyduğumuz “şöyle oldu,şunu şöyle öldürdük, bunu böyle esir ettik” demeseler daha bir sevilesi olacak.Sansa güzelim, öyle şiddetli bir şekilde uyandırıldı ki o pembe rüyalarından bir daha ebedi billah hayal kuramaz artık.Dün babasına isyan edip “hayır eve gelmeyeceğim ben onunla evleneceğim” dediği çocuk bugün gözleri önünde babasını öldürttü.Sansa ve o intikam dolu bakışlarını daha çok görecek gibiyiz.Acı bir dönüşüm yaşamak zorunda bırakıldı orası kesin..

Ve gözümün nuru, ejderhaların annesi – ismini yazamadığım ay parçası- nasıl anlatsam, onun için nasıl ağlasam bilemedim.Kocasını kurtarmak için kendi bildiği doğrusunu yaptı ama kendi doğrusunda en büyük acıları yaşadı.Yazık gerçekten, bir anda hem kocasından hem de hala içimi yakar bir şekilde doğmamış bebeğinden oldu.Ben o bebek için o kadar umutluydum ki, hala gerçek gibi gelmiyor.Doğup büyüyecek ve alemin kralı olacaktı, ama böylesi bir ölüm, hiç ama hiç beklemiyordum.Dizi saolsun beklemediğimiz ne kadar çok şey varsa hepsini yaşatmak için ant içmiş gibi.Ama o san sahne, hala nefesimi kesiyor.Ejderhaların annesi, sonunda diziye fantastik unsurların en muhteşemini getirdi.Ne olacak şimdi; kadını gören herkes secdeye gitti orası ayrı da, sırf bu görüntü bile onu takip edecek milyonlar demek.Bakalım neler yapacak, ejderhalar varken kılıç savuran şövalyeler kimin umrundaki.

Umarım yeni sezon için fazla beklemek zorunda kalmayız, yoksa diğer diziler gibi yeni bölümü izlemeden eskileri bir kere daha izlemek gerekebilir, o kadar uzun araları oluyor yani.Hadi bakalım şimdiye kadar izlemeyen varsa şiddetle bir kere daha çağrıda bulunayım, izleyin mutlaka, çok ama çok seveceksiniz.

Reklamlar

2 comments

  1. çekimler temmuzda başlayacakmış ikinci sezon için,ekrana da 15 nisan 2012 de gelecekmiş.yazıyı görünce demeden duramadım:)ayrıca bu arada epsilon yayınevi de ilk kitabın çevirisini bitirdi,temmuzun ilerleyen günlerinde yayınlanacak.dizinin aynı şekilde hastası olmuş vaziyetteki milyonlardan biriyim ben de,haberleri böyle her bir yerden takip halindeyim.

  2. @ seb

    Kitap çıktığı gibi almak lazım o zaman, zaten şöyle sağlam bir ingilizcem olsaydı çoktan diğerlerini de ele geçirmek için uğraşırdım.Bu dizi o kadar sardı ki beni anlatamam, daha yeni yeni atlatıyorum çılgın hayran hallerimi..Ama yine de Nisan çok uzak yaa, en insaflı halleri bu olsa gerek.Haber verdiğin için çok saol 😀

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s