Bab’Aziz ….

Ruhunla süpür sevgilinin kapısının önünü.. Ancak o aman onun aşkı olursun..

“Kıyıda köşede kalmış ama muhteşem filmler” statüsünde gözüme kestirdiğim bir kaç tane filmi indirip her akşam üç kişilik bir grup şeklinde izliyoruz.Bab’Aziz, şimdilik beni en fazla etkileyeni, tabi bu filmi izleyip beğenmedim diyebilenin hayata bakış açısından korkarım, o kadar güçlü hisler uynadırıyor bende.30 yılda bir bilinmeyen bir yerde toplanan dervişlerin güzargah yolunda, bir kum fırtınası sonrasında açıyoruz gözlerimiz;İştar ve dedesiyle..

Dünyadaki ruhlar kadar , tanrıya giden yol vardır.

Dede kör bir derviş ama asıl körlük kimde, gördüklerimiz gerçekliği ne kadar yansıtıyor; bu düşüncelerle insanı sarmalayan bir filmin ortasında ilerliyoruz.Torununu yanına alarak toplantının nerde yapıldığını bilmeden bir çölde ağır ağır ilerliyorlar.” Yeri bilmeye gerek yok, sadece yürümek yeterli,”inancı” olan için bütün yollar açık, bütün kapılar davetkar” diyor dede torununa..Ve bu yolculukta, bize kelebeklerin öyküsünü anlatıyorlar; ateşe bakan, ateşe değen ve ateşin içinde yananları.Birbiriyle iç içe geçmiş öyküler, masallar, gerçekler ve gerçekliği saklayan ilüzyonlar.Bu filmi anlatmak aslında ondan ne kadar şey anladığına bağlı;belki de anlamak istediğine..

Bir yerde tanıdık gelen rüzgarlar, bir yerde asla anlayamayacağımız bakış açıları ve koşulsuz bir kabullenmeyle gelen sevgi.Kendimi lise yıllarımda ilk defa Mevlana ile tanıştığım günlerde hissediyorum; anlamak isteyip anlamamak, ama o güzelliği görebilmek.Dede ve torun çölde ilerlerken önlerine çıkan diğer dervişlerden dinledikleri, dedenin kendi hikayeleri ve bunları çevreleyen muhteşem müzikleri derken başlangıç ve bitiş o kadar kısa görünüyor ki insanın gözüne, aslında ömür dedikleri şeyinde böyle olduğunu fark ediyor insan.Tam bitti dediğimiz yerde öyle bir ölüm tanımı yapıyor ki dede,ölmenin başlangıç olduğunu idrak ettiriyor.

Kısacası, böyle büyük laflar ettirip sonrada altında ezilmemize neden oluyor bu film.Gözümün nuru oldu işte, sadece uzaktan bakan bir kelebek misali..

Bu dünyadaki insanlar mum ateşi önündeki üç kelebek gibidir.. İlki ateşe yaklaşmış ve demiş ki : ben aşkı biliyorum.. İkincisi ateşe yavaşça kanadıyla dokunmuş ve demiş ki : aşkın ateşinin nasıl yaktığını bilirim.. Üçüncüsü kendini ateşin ortasına atarak yanarak kül olmuş.. Gerçek aşkı işte sadece o kelebek bilir..

Reklamlar

One thought on “Bab’Aziz ….

  1. Geçen gece televizyonda izledim, gerçekten harika bir filmdi.Ve sende çok güzel anlatmışsın, mutlaka seyredilmesi gereken nadide filmlerden bir tanesi..

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s