Ferris Bueller’s Day Off…

“Life moves pretty fast. If you don’t stop and look around once in a while, you could miss it.”

Böyle filmleri izleyince haklı bir “yaşlanmışım” duygusu içine giriyorum, ama yine de hissettirdiği o masumiyet duygusu daha ön plana çıkıyor.Yine kardeşimin bulup çıkardığı bir nostalji; daha önce ne konusunu biliyorum ne de adını duymuşluğum vardı.İzle diye verince attım bilgisayara, bir gece nöbetteyken başladık seyretmeye, sabah eve gelince tamamladım filmi.Tamam izleme süreci biraz sıkıntılı oldu ama, yine de kendini sevdirip arşive atılan filmlerden biri oluverdi.1986 yapımı bir filmmiş, yani ben 1 yaşımdayken yayınlanmış; işte şimdi tam yaşlanmış havasına bürünüverdim.Ferris Bueller adında bir gencin okulu kırdığı bir tam bir günü anlatan filmin esas teması da bu; Ferris’in boş günü.

Kendisi, sadece filmi izlemek için bakanlar adına oldukça kurnaz bir karakter; insanları nasıl yönlendireceğini çok iyi biliyor veya olayları nasıl kendi lehine çevireceğini.Onun yapamayacağı bir şey yok, yeter ki kendine güven ve hayata “yaşamak” için bak.Ailesine hastayım yalanı atarak okula gitmekten kurtuluyor, ama öyle seviliyorki okulda insanlar onun öleceğini düşünüp onun için para toplamaya bile başlıyorlar.En yakın arkadaşı ise onun tam tersi bir kişiliğe sahip; hayattan korkan, her şeyden çekinen ve belki de sadece ilgi görmek için hastalanıp duran biri.Ama o kadar masum ki, insan kıyamıyor, filme en sevdiği karakter ilan ediveriyor onu.

Ferris, kız arkadaşını okuldan çıkarmak için “büyükannesi öldü” yalanıyla kızın babası kılığında okula gidip kızı oradan çıkarıveriyor ve arkadaşının babasına ait pahalı bir arabayla kendilerini sokaklarda buluyorlar.Tabi onun bu su üstünde zeytinyağı durumuna gıcık olan kız kardeşi ve onun çakallıklarını fark etmiş okul müdürü tarafından yakın takibe alındığının farkında değil.Yine de şanslı insan şu Ferris, filmi izlerken izleyene bir kere bile yakalanacakmış gibi bir his vermiyor.Tabi o benim kardeşim olsaydı fena halde gıcık olurdum orası ayrı, bu açıdan kız kardeşine katılmadan edemiyorum.

Sadece bir günü anlatan filmlerden; ama içinde Ferris’den dinleyebileceğiniz kulağa küpe olası öğütler sayesinde heyecanını yerinde tutabiliyor.Ayrıca lisede o ders sahneleri yok mu hala düşündükçe gülüyorum, bu kadar güzel göze batmadan güldürme gayesi olabilir mi acaba.Hayatın önemine, geçen zamanın kıymetine, arkadaşlığa dair çok güzel bir film.Ve tabi döneminin getirdiği o kirlenmemiş sinema anlayışına.Denk geldiğinizde mutlaka seyredin derim,merak edenler buradan bakabilirler.

It’s a little childish and stupid, but then again, so is high school.”

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s