Pretty in Pink…

80’li yıllar dizi ve filmlerinin o döneme özgü bir güzelliği vardır.Tabi yaşım o yılları idrak edecek kadar yeterli kalmıyor ama şimdi bu yaşlarda izlendiğinde bile o olumlu iyimser hava anında kendini etrafınızda sarıveriyor.Bazen böyle esiyor hadi bulalım bir film daha, izleyelim diyoruz.Sixteen Candles, Breakfast Club tadında bir şeyler olsun, eski bilindik ama yine de orjinal hissettirebilen bir eğlence sunsun istiyoruz.İşte bu düşüncelerle kardeşimin indirdiği ve daha izlemeden sahiplenip sevdiğimiz bir film Pretty in Pink..

Başroldeki hanım kızımızı diğer iki filmde de görmüştüm, tabi diğerlerinde olduğu gibi bunda da ana konu lise aşkı gibi görünsede, her zamanki gibi bir mesaj verme amacı da yok değil.Zaten orası nasıl bir lise anlamadım; hele sınıfların ortamı kendi üniversite ortamımı bile küçümsememe neden oldu.Her lisede olduğu gibi besin zinciri ezikler ve popüler kesim olarak ikiye ayrılmış vaziyette.Ama bu sefer vurguda; popüler olanlar zengin çocukları; paralı ve düzgün giyinen insanlar.Ezik olanlar ise; parasız ama mutlu çılgın giyinişli daha özgür ruhlu insanlar.İşte bu ortamda iki dünya çakışırsa ne olur, kendini ve ne istediğini bilen kızımızla ne istediğini bilemeyen oğlumuz neler çıkarır ortaya..

O dönem için taze bir fikir gibi görünebilir ama şimdi anlatınca bunun gibi onlarca film izlediğimizde aşikar.Yine de vazgeçemeyeceklerim arasında, çünkü ortamda daha masum şeyler var, en azından o hissi veren davranışlar var.Bir de yaratıcı giyinişli kızımızın, o giydiklerini şu an ben giymeye kalksam herhalde sokakta yürüyemem.Onların bu çılgın hallerini seviyorum, ve böyle filmler izlerken kendimi ergen yaşlarıma inmiş gibi hissediyorum.Kızı sevdik, esas oğlanı o çocuksu görünüşünden dolayı beğendik.Ama bahsetmneden geçemeyeceğim kişi; kıza yıllarca aşık olmuş en yakın arkadaşı olabilir.Filmi kalkındıran en sağlam karakterlerden birisi, bu çocuğu nerde olursa olsun izlemeyi seviyorum..

Belki daha belirgin bir sınıf farkı havası vardı ama her zamanki gibi seyirciye istedikleri görüntüyü vermeyi bildiler.İçinde kişiyi nerde durduğuna dair sorgulatan bir özelliği var.Ben o lisede olsaydım kesinlikle arka bahçeyi kullananlar arasında olurdum, ama pembe giyer miydim orasını bilemem.Güzel bir filmdi, 80’li yıllar film kuşağından şimdilik bu kadar.Bu ne ilk olacak ne de son, indirip izlemeye devam edeceğiz, nostalji ne de olsa her zaman iyi hissettirir.

Reklamlar

3 thoughts on “Pretty in Pink…

  1. resmen nostalji yaşadım, şimdilerde birşey beğenmezken o zamanlar nelere seviniliyormuş dedim.erkek oyuncular ise baya tanıdık.two and a half man pısırık deli babası:)

    geçen gün toskana güneşi filmini izledim, bloğun ve yazılarını çok özlediğimi fark ettim.blog listemdeydin her daim, daha sık uğramak yorumlaşmak dileğiyle.

  2. @tarih

    O zamanların büyüsü hiç bir zaman bozulmuyor, herhalde 50’li yaşlarımızda bile bize yine aynı hazzı verecekler.Seviyorum böyle filmleri, keşke bu filmlere ulaşabilme imkanımız daha rahat olabilse..

    Eskisi kadar aktif değilim artık, biraz canım ne zaman isterse o zaman uğruyorum gibi, blog ruhumun yeniden canlanması lazım..Ama ne olursa olsun insan okunduğunu bildiği için kopamıyor buralardan..

  3. okunmaktan öte alışılmış bir tını duymak istiyorsun, gözler seni arıyor.Bugün black swam filmini aradım, düzgünce online izleyebilinecek bir yer yine aklıma geldin, oforiye bakmalı o hem izlemiş hem de link vermiştir , acaba bu film için ne demiş, üşlenmeden bizlere anlatmıştır dedim.site işlerine yoğunlaşmışken seni kaynak alırdım bilirsin.sevgiler canım:)

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s