Breaking Bad…

İkinci sezondan sonra düzenli olarak izlemediğim Breaking Bad’i sonunda 3. sezonunu da izleyerek herkesin soluğunu tuttuğu o heyecan noktasında buldum kendimi.Bu dizi hakkında daha önce hiç yorum yazmamıştım ama artık bir başlangıç yapmanın zamanı geldi de geçiyor bile.Söze nasıl başlanır bilemiyorum, aldığı onlarca ödülden sonra benim yaptığım yorum oldukça kuru ifadeler olarak kalacak ama bu da benim egomu tatmin eden bir yazı olsun.Ana fikir itibariyle insanı cezbeden dizi, bu fikri katmanlara ayırıp insan davranışlarında başarılı bir şekilde gösterebildiği için bu kadar başarılı oldu belki de.

Kendi halinde sıradan bir kimya öğretmeniyken kanser olduğunu öğrenince hayatı kararan bir adamın öyküsü bu.Sırf o öldükten sonra geride kalanlara sağlıklı ve refah içinde bir yaşam sunabilmek için uyuşturucu “pişirip” sokaklarda hakimiyeti ele geçirecek kadar büyük bir değişim içine sokuyor kendini.Eski öğrencisi, yeni ortağı ile bu macerada başlarına gelmeyen kalmıyor; bu yolda yeri geliyor cinayet işleyip yeri geliyor öldürülmemek için yaşam mücadelesi veriyorlar.Bundan belki çok güzel bir film olurdu ama dizi bu fikri alıyor; önce onlara neye bulaştıklarını gösteriyor, sonra yol ayrımları verip geri adım atma seçeneği sunuyor; her etkinin onlara dönecek mutlak bir tepkisini yüzlerine çarpıyor.Başkalarını bulaştırdıkları ekmeğini yedikleri bu çukura yeri geliyor onlar düşüyor, en sevdiklerini alıyor ellerinden.

Ama onlar mükemmel insanlar değil, hatalarından ders alıp daha iyi olmak gibi bir amaçları da yok.Onlar “fani” dediklerimizden, yaptıkları şeyin etik olmadığının farkında olup amaç ister para olsun, ister güç bunu yapmaktan vazgeçemeyen insanlar.Walter bu işe başlarken bir yerde kadere isyan bayrağı çekmiş; bunca yıl çalışıp iyi bir insan, eş ve baba olmanın, yapmış olduğu fedakarlıkların kanserle ödüllendirildiği gerçeğiyle bu işe sarılmıştı.Onun bunu yapmaya hakkı vardı; yaptığı zehir insanları bağımlı yapıp hayatlarını alt üst edebilecek kadar güçlüyken o diğerlerini değil, bu sefer sadece kendini ve ailesini düşündü.Ölmek üzereyken hiçbir şeyden korkmasına gerek yoktu, ya da gereksiz vicdan azabıyla ömrünü geçirdiği toplumsal ahlak kurallarına da.O bu sefer, yok olup gitmeden önce ilk defa güçlü olmak istedi..

Kanser gerileyip iyileşmeye başladığında; herkesin hayranlıkla ve korkuyla kendisini takip ettiği, “önemli” biri olarak hissettiği yaşamından; karısının dominant ağırlıklı ilişkilerine, oğlunun ondan çok eniştesine saygı duyduğu, sınırları kara kalemle çizilmiş gibi sarılmış küçük “mutlu” yaşantısına geri dönmek; ona görmezden geldiği gerçeği hatırlattı.Bu işe arkasına sığındığı kanser bahanesi ile başlamış olabilir ama devam etmesini sağlayan şey kanser değil, onda hissettirdiği korkusuzluk ve güven duygusuydu.Ailesini korumak için bu işe başlayan masum karakterimiz, büyüdü kabuğunu kırdı ve herkesin içinde sakladığı o küçük noktayı beyazlığının merkezinde büyüttükçe büyüttü..

Bu adamdaki değişimi görmektir diziyi bu denli bir hevesle takip ettiren faktör.Ağır bir tempoda; bazen sadece bir sineğin etrafında dolaşacak kadar derin mesajlarla bezeli olduğu için; bazen de o sadelikte nefesleri tuttuğumuz için bu kadar kaliteli.Suçlu ve masumun iç içe geçtiği; kimin aslında “ne” olduğu belli olmadığı, belki de sadece herkesin bir yerde zaafları olan ve hayatta kalma iç güdüsü ile hareket eden insanlar olduğunu hatırlatan bir dizi..Daha çok şey söylenir muhakkak, ama onları da zamanı geldiğinde yeni bölümleri görecek kadar ömrümüz olursa söyleriz..Kısacası, arada sırada kırıyoruz zincirlerimizi..

Reklamlar

One thought on “Breaking Bad…

  1. Bu diziyi kaliteli yapan karakterlerin alabildiğine gerçek verilmesi bana göre. Aksiyon uğruna karakterler kartonlaştırılmıyor. Yazı için elinize sağlık diyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s