Ve ölüm gelir…

Supernatural durdu durdu, o arada baya bir can sıktı ama sonunda öyle bir bölümle karşımıza çıktı ki, hala ne diyeceğimi bilemiyorum.Zaten daha geçen sezonda Ölümle olan o bölüm hala akıllardayken – özellikle Dean’in korkmuş yüz ifadesi- bu sezona hareket katacak şeyin yine Ölüm’ün kendisi olduğunu görmek resmen o eski heyecanı yeniden hissettirdi bana.Bunca zamandır izlerim diziyi ama Dean’i bu kadar korkutan, hadi korku belki ağır bir kelime olur, “tedirgin” eden başka bir şey görmedim.Onun yüzündeki o bilinmezlik ve endişe ifadesine bayılıyorum; o meleklere ve şeytanlara kafa tutan, kendi kaderini yazmak prensibine inanan adamın ölüm karşısında sıradan bir insanın acizliğine bürünmesi, onu daha “insancıl” kılıyor gözümde..

Ve ruhsuz Sam; mantığıyla hareket edip, duyguları hissetmeyen bu kabuk, yine hayatta kalma iç güdüsüyle yapılabilecek en doğru şeyi yapıyor; o ruhu geri almamak için babası gibi gördüğü adamı bile öldürmeye yelteniyor.Bu noktada işte ben buna “gerçekçilik” derim.Dean, eski kardeşine kavuşmak için gözünü karartmış deli gibi sağa sola koştura dursun, asıl ruhun gireceği mantık bedeni; bunun o kadar da mantıklı bir çözüm yolu olmadığının farkında.Sanki hiçbir acelesi yokmuş gibi ağır ağır ilerleyen dizi, sonunda ilerlemesi gereken noktada.Sam’in ruhu geri geliyor ama sonraki bölümler için alt yapı da hazırlandı; ruhu olsa da her an ipleri koparabilir.

Bakalım bundan sonra ne olacak, valla heyecandan yerimde duramıyorum desem herhalde yalan olmaz.Yayınlanan son bölümün etkileyiciliği altında bu sözleri telaffuz ediyorum.Ölüm arada sırada kendini göstersin azizim, özlediğimiz Supernatural tadını yaşattı tekrardan.Bir de kendisinden o kadar bahsetmişken o şarkıyı yad etmeden geçmek haksızlık olur; ne de olsa zamanında az tüylerimizi diken diken etmedi..Tek şikayetim, böyle arada sırada tatil yapıyorlar ya 2-3 haftalık, işte o zaman fenalık basıyor bana..Yine de, onun da cazibesi burada saklı, kendini sıklıkla özlettiren bir dizi..

Eski Sam’i özlemiyor değilim, onun o şapşal bakışlarını, esprilerini..Özellikle bu ruhu gitmiş soğuk hallerinden sonra onu yeniden görmek can simidi gibi gelecek.Ama sonradan yaşanılacaklar korkutuyor insanı, bir o kadar da heyecanlandırıyor tabi.Cehennemde yaşadıklarını hatırladığında neler olacak; Dean ve Sam’in başa çıkması için yeni bir savaş alanı sunuluyor sanki.Ve tabi Castiel’in göründüğü sahneler biraz daha fazla olsa, daha ne isterim ki..Supernatural yazılarımız kaldığı yerden devam edecektir..

Reklamlar

3 thoughts on “Ve ölüm gelir…

  1. Ancak izledim daha, epey bir ara verdim dizilere. Pop-corn bir dizinin senaryosuna takılmak çok iyi bir fikir değil ama Sam’in ruhunun yokluğuna atfettikleri semptomlar ile çok ciddi sorunlarım var XD Başından beri zorlama birşeyler var Sam karakterinin sunuluşunda. Samimiyet ifadeleri sahte, tamam, çünkü ruhu yok. Ama masuma zarar verirkenki rahatlığı da aynı yapaylıkta duruyor onu ne yapacağız? Oyuncu, ruhsuz Sam’i nasıl sunacağına karar verememiş midir? Gereksiz yere kötü karakter edasıyla gözlerini kısıp konuşması var mesela yer yer… Onlar böyle dağıttıkça, ben kafamda, senaryo anlamsızlıklarını düzelten bir spin-off çekmeye başladım neredeyse 😀

    Ben pek hoşnut değilim bu sezondan. Israrla aynı yerde dönüp duruyorlar gibi; cennet-cehennem arası savaş, cennet ve cehennemde iç savaş, komple boyutlar arası savaş….

    Aslında Sam’in ruhsuz hali hoşuma bile gidiyor bazen. Hiç uzuuun uzun lafı eveleyip gevelemiyor, gayet pratik bi şekilde neşteri indiriyor bariz yaranın üstüne, yoluna devam ediyor sonra. Gerçi asıl yaraya gelene kadar rastgele neşteri sallayıp talan da ediyor ortalığı, bu metaforu devam ettirirsek ama … 😛

    Bir de, bu sezonda Dean aile babası oldu, elini eteğini çekti alemlerden, şimdi de Sam başladı. Evet eski Sam’i istiyoruz 😛

  2. @ Ena

    Aslını söylemek gerekirse, Sam benim için her daim birazcık sinir bozucu bir karakter olmuştu.Özellikle bu son sezonda ruhsuz haliyle iyice itici gelmeye başladı gözüme; sanki bunca zaman ondan beklenen, sahip olduğu “kötülük” alt yapısını bunu engelleyen ruhu olmadan ortaya çıkarması, evet biraz dediğin gibi zoraki bir çıkarım imajı veriyor..Özellikle bundan etkilenen Dean’in o her daim var olan “ben doğruyu bilirim” dürtüleri de işin içine girince eleştirecek dünya kadar şey çıkıyor ortaya..

    Ama ben biraz umutlanmak istiyorum artık, sonuçta sevdiğimi bir dizi, onun için “diziydi” demek istemiyorum ve artık en ufak bir gelişmede umut vaad eden gelişmeler arıyorum..Her zamanki gibi yorumlarını okumak harika bir şey, bakış açını seviyorum azizim..

  3. artık şu aralar bitsin lütfen. Amerikadaki dizilere zırt pırt ara giriyor. Zaten konular çok karışık bende iyice kopuyorum haliyle. Bu aralar her tarafta fotoğraf arıyorum hasretimi dindirsin diye.
    Son sezonun gidişinden memnun değilim ama söz konusu Dean WINCHESTER ise ölümü bile çekerim 😛

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s