Ölüm Yadigarları..

Harry Potter ve Ölüm Yadigarları vizyona ilk çıktığı an o sinema kapısında bekleyenlerden biri de bendim.Aslında böyle olacağını hiç tahmin etmemiştim; hatta bir “sıra” olacağını dahi düşünmemiştim.Her zamanki gibi elini kolunu sallaya sallaya bilet alıp sinema salonuna aheste bir yürüyüş sergileriz demiştim.Ancak hiçte beklediğim gibi olmadı; bütün Harry Potter severler, bir araya gelmiş gibi her şey onu izlemek için bir savaş, bizler birer savaşçı zoraki de olsa biletlerimizi alıp son nefeste kendimizi salona atmış bulunduk..Hani bu seriye çocuk filmi olarak bakılıyor ya; anladım ki artık ortada çocuk falan kalmamış.Zira seriyi çocukken izlemeye başlayan kesim artık 20’li yaşlarına doğru yol olmuş genç yetişkinler sınıfında..

Böyle olunca salonda tek tük çocuk görmek, gerisiyle aynı yaş grubu içinde olmak insanı mutlu edebiliyor.Kitapları okuyanlar için, filmler daha farklı bir gözle seyredilebilir ama benim gibi yarı kitap yarı film karışımı bir bakış açısıyla ortaya bazen “neler oluyor” sorusu da çıkabiliyor.Bu yüzden film boyunca kardeşimi yanıma oturtup, bu sorunun cevabını onda aramak en mantıklı çözüm yolu oldu benim için.Yanında kardeşi olmayanlar ve seriyi sadece filmlerden takip edenler için filmin doluluğu bir yana az da olsa kafa karışıklığı yaşayacaklarını şahsi tecrübelerimden biliyorum..Ama kitapları okuyanlar için olayları atlamadıklarından dolayı, en doyum aldıkları Harry Potter filmi olduğu kulağıma çalınanlar arasında..

Daha film ortaya çıkmamışken, her yerde fragmanlar ve resimler havada uçuşurken acı olsa kabullendiğimiz bir gerçek de; bütün ekibin büyümüş olduğuydu.Hele ilk çocukluk resimleri ve şimdiki hallerinin kıyaslanıldığı resimler yok mu; bir yandan insanı “vay be kaç sene geçmiş öyle” diyerek heyecanlandırıyor ama bir tarafta da o yılların bizim içinde geçtiği gerçeğiyle üzmüyor da değil.Yetişkinliğe adım atmış, peşinde onu ve diğer muggle taraftarı büyücüleri öldürmek için dolanan yüzlerce ölüm yiyen ve bir Voldemort varken; bir de onu korumak pahasına ölenlerin sayısı her geçen gün artarken Harry’nin içinde bulunduğu ruh durumunu saklandıkları dağlarda, ormanlarda ve o gri tonda görebilmek pek de zor olmuyor.

Olayların ciddi kısımlarıyla yüzleştirilen, ailelerinden haber alamayan ve devamlı kaçıp saklanmak zorunda olan üçlümüzün bir yerde arkadaşlıklarının çatırtıya uğraması, parçalanmaların yaşanması kaçınılmazdı..Ama her zamanki gibi bir araya gelebilen üçlümüz Voldemort’u yenmenin tek yolu olan hortkulukları bulmanın ve onları parçalamanın peşine düşüyorlar..Film, seriliği ve olayları soluksuz anlatabilme yapısıyla izleyen bizleri koltuğumuza yapıştırdı, öyle anlar geldi ki ya tam koltuğa sindim ya da ekrana daha fazla yapışmak için öne doğru kendimi fırlattım..

Özellikle bazı sahnelerde; gözlerde parıltı “vuuu” diyen ifadelerle yakalandığım olmuştur; bir yılan sahnesi vardır ki herkeste karşı konulmaz heyecan duyguları yaratabilmeyi başardılar..Tabi film için sadece anlatılıp geçilebilecek ölüm yadigarlarının ortaya çıkış hikayesi de hoş bir sürpriz kıvamında gotik bir animasyon öyküsüyle sunuldu izleyenlere.O kısımlar harikaydı, üç kardeşin ölümden istedikleri ve sonunda başlarına gelenler bundan daha iyi bir şekilde anlatılamazdı.Bu film, diğer Harry Potter filmleri arasında inci tanesi kıvamında parlaklığını sağlayabildi.Artık yetişkin olan, yaşamak ve diğerlerini yaşatmak için kendi yaşamlarından, aileleri ve sevdiklerinden vazgeçebilen üçlümüz, başlarına gelen bütün olaylarda, otomatik bir oyunculuk yerine duygularını da göstererek yaşadıklarının ne denli acı verdiğini göstermiş oldular.

Ailesini geride bırakmış, kimseden haber alamayan bir Ron; sırf ailesi güvende olsun diye kendi elleriyle onların hafızasını silen ve arkadaşları dışında sığınacak kimsesi kalmayan bir Hermonie ve sadece arkadaşlarına sahip olan, bütün kurtuluşun ondan beklendiği bir Harry..Dünün çocukları büyür, Voldemort yeninden canlanır, savaş başlar; Hogwarts ve Sihir Bakanlığı düşer; ölüm yiyenler her yerde Harry’i arar, güvenecek kimse kalmaz ve hep birlikte bu karamsar ortamda son filmi beklemeye başlarız..Yaşasın Harry Potter; keşke yaşmasaydım diyen çocuk..Harika bir filmdi, azizim

Reklamlar

3 thoughts on “Ölüm Yadigarları..

  1. kitaplarınnı okuduğum için filmleri pek heyecanla beklemiyordum doğrusu.. ama yazın beni çok heyecanlandırdı.. önceki filmlerin çoğunu evde izlemişimdir ama bu kez sinemaya yol alıcm sanırım 🙂

  2. @ nilü

    Filmi 2 gün önce izledim ama valla yazacak bir şeylerin yokluğu içindeydim.Bir kere oturunca her şey dökülüverdi..Bizde önce sinemada izleriz Potter filmlerini, sonra satın alıp evde biriktiririz..Bu seri bitince keşke sil baştan bir daha Harry Potter filmleri çekilse; bugünün tknolojisi ve tabi 3D olarak..Tabi o zamanda eski filmler daha iyiydi deriz.Amaç aslında, serinin hiç bitmemesini sağlamak..Sonuçta Harry Potter çocukluğumuz demek..

  3. Filmin en sevdiğim sahneleri Ölüm Yadigarlarının hikayesi oldu. Tim Burton’ın kısa filmleri gibi olmuştu 😀
    Onun dışında herzamanki gibi süperdi;)

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s