A Very Potter Musical

Hazır Harry Potter’dan bahsetmişken değinmeden geçemeyeceğim bir konu daha var. Harry Potter fandom’ında oldukça popüler olan ve popüleritesini de sonuna kadar hak eden bir yapım: A Very Potter Musical ve A Very Potter Sequel.

Bunlar StarKid adlı bir topluluğun Harry Potter’dan yola çıkarak oluşturduğu yarı müzikal tiyatro oyunları. Karakterleri, müzikleri ve hikayenin anlatımı bakımından fazlasıyla eğlenceli olmasının yanı sıra aynı zamanda oldukça başarılı da. Kendine Harry Potter hayranları tarafından sağlam bir destek edindiğine göre buna da şaşmamak gerek zaten. Bütün kitaplar ve bütün filmler güzelce harmanlanıp bir de üstüne mizah dozu fazla sahneleri ekleyince seyri zevkli ve ileride döndürüp döndürüp izleyeceğimiz bir yapım ortaya çıkmış..Müzikalde Harry ve arkadaşlarının Voldemort’la mücadelesi yer alırken Sequel’de gelecekten gelen ölüm yiyenler ve Umbridge ile uğraşılarına yer verilmiş.

Karakterler ise işin en zevkli tarafı. Hiçbiri alıştığımız karakterlere benzemiyor. Her biri ayrı bir dünya. Harry, Ron ve hatta bazen de Hermione fazlasıyla bencil, Draco ise en asil duyguların insanı. Draco demişken bütün seri boyunca Draco favori karakterim oldu. Bir insan bu kadar saf ve masum olamaz dedirtti çoğu zaman. Tek hayali Mars’taki Pigfarts okuluna gitmek olan Draco teknoloji yokluğundan dolayı isteğini gerçekleştiremiyor ve bunun yanında da Hermione’ye umutsuz bir aşk besliyor. Hatta onun aşkından üçlüye yapmadığı yardım kalmıyor, babasına bile karşı çıkıyor. Ama üçlü o kadar bencil ki en fazla üç kişinin en iyi arkadaş olabileceğini söyleyip onu aralarına almıyorlar bile.

Dumbledore desen çok ayrı bir hikaye. Duvarındaki Zac Efron posterinden (ki Harry ile kim daha büyük Zac Efron hayranı diye tartışmışlığı bile vardır) iyi adam gibi görünen öğrencileri Gryffindor’a kötü adam gibi görünenleri Slytherin’e koyması ve diğerlerinin de umrunda dahi olmadığını belirtmesine kadar onlarca incisi var. Mesela benim izlerken kaçırdığım (İngilizce olduğu için eminim arada çok güzel yerleri kaçırmışımdır) ama nette gezinirken karşılaştığım bir repliği yazmak istedim:

Harry: How does Lost end?
Dumbledore: There are some things, Harry, even I don’t know.

Voldemort ise Quirrel ile fazlaca samimi olmuş hatta müzikalin en duygusal anlarını yaşatmıştır bize. Quirrel eğer dünyayı ele geçirirlerse her yerde çiçek yetiştireceğini söyleyen bir insan olarak Voldemort’un bile kabuğunu kırabilecek saflıkta bir karakter. Bir başka replik ise, Draco ve Harry’nin ilk karşılaşmalarını ve Draco’nun sunduğu arkadaşlık teklifini resmen ayrı bir fandom haline getiriyor.

I’m Draco Malfoy. I’m a racist. I hate gingers. And my parents worked for the man who killed your parents. Do you want to be friends?

Harry Potter’ı birde bu şekilde izlemek için buradan yararlanabilirsiniz..Mizah duygusu başka bir şey..

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s