The IT Crowd – Have You Tried Turning It Off And On Again?

The IT Crowd uzun zamandır beni en çok güldüren komedi dizisi. En son ne zaman böyle güldüğümü hatırlamıyorum bile. Belki Fraiser ya da Malcolm in the Middle zamanlarında böyleydim. Frasier, Malcolm in the Middle dediysem de IT Crowd onlardan çok farklı bir dizi. Hatta tam anlamıyla bir İngiliz komedisi. Konusundan kısaca bahsetmek gerekirse; Ally Mcbeal’deki gibi uniseks tuvaletleri olan büyük bir şirkette asansörlerin bile güçlükle indiği bodrum katında çalışmaya mahkum iki tane IT elemanı (computer guys, standart nerds gibi başkaca adları da var tabii:p) ve onların başına getirilen, bilgisayarla ilgili bildiği tek şey e-posta yollamak, e-posta almak, e-posta silmek gibi şeyler olan bir kadının salt güldürmeye dayalı maceraları diyelim.

Neredeyse bütün İngiliz dizileri gibi de kısa sezonlardan oluşuyor. Zira bir sezon altı bölüm ve şu an sadece 4 sezonu yayınlanmış durumda. Hal böyle olunca da bir bölüm en az 4-5 kere izlenmiş bulunuyor benim tarafımdan. Peki neden bu diziyi bu kadar seviyorum? Bir kere, karakterler çok güzel. İçten pazarlıksız, saf ve abartılı yönleri olmasına rağmen çok doğal karakterler. Her birine ayrı sevgi besliyor insan. Telefona bakmamak için yemek yedikten sonra ayrı ayrı bütün parmaklarını yalayan Roy’a da, devre tahtasında birileri bazı kabloları yanlış bağlamış diye yarılarak gülen Moss’a da, yeni iş arkadaşlarına rezil olmamak için çalışmayan bilgisayarda bir şeyler yazar gibi yapan ve hatta Google’a Google yazıp aratırsan bütün internetin çökeceğine inanan Jen’e de, strese savaş açan patrona da, sapığın önde gideni diğer patrona da, gotik Richmond’a da…

Bir diğer sebep de olaylar tabii. Olayların absürtlüğü asıl komik olan kısım. Pek çok Amerikan dizisi gibi komedi yapalım ama içinde hayat dersleri de verelim, romantizm de olsun azıcık gibi bir kaygısı yok hiçbir şekilde. İzlerken vay be hakkatten hayat böyle demiyorsunuz, vayy çok romantik demiyorsunuz, gözleriniz dolmuyor zaman zaman, dizinin tek istediği şey size iyi vakit geçirtmek ve bol bol güldürmek. Benim gibi komedi dizilerinde en ufak bir romantizmden haz etmeyip (istisnalar da var tabii) sadece gülmek isteyen, kötü zamanınızda açıp sanki hiç izlememişsiniz gibi aynı esprilerin üstünüzde aynı etkiyi bırakmasını istediğiniz bir dizi arayan biriyseniz biçilmiş kaftan.

Son olarak da ne kadar şikayet etsem de sezonların kısa sürmesi bu diziyi sevmemdeki başka sebep. Tabi gönül isterdi ki şöyle bi sezon 20-25 bölüm sürsün. Ama 6 bölümle çıtayı düşürmeden aksine komedi dozunu arttırarak ilerleyen bir dizi olarak kalitelisini koruyor. Arada öylesine yapılmış gibi hissettiren bölümler yok, her saniye ayrı bir değerli, her kare aklınızda ayrı bir şekilde yer ediyor ve her espri olmadık zamanlarda aklınıza gelip sizi güldürecek kadar iyi.

Bu kadar övgüyle bahsediyorum ama bu dizi herkese hitap etmeyebilir. İngiliz espri anlayışına az çok aşina olmak lazım. Ama ben hiç İngiliz komedisi izlemem, herhalde sevmem bu diziyi diye kenara da çekilmenize gerek yok çünkü 2-3 bölüm geçmeden izlerken sesli bir şekilde gülmeye başlıyorsunuz. Hatta izledikten sonra insan bazen ne kadar benzer espri anlayışına sahip olduğunu fark edip şaşırabiliyor da. Demek istediğim başlarda sadece biraz şans vermek gerekebilir.

İleride durum komedisi deyince kesinlikle akla ilk gelen dizilerden biri olacağı kesin. Kaçırmayın derim ben…

Tanıtım yazısı çok sevgili kardeşime aittir; benden daha güzel yazdığı aşikar bir şekilde..Bu tanıtımdan sonra benimde izlemem gerek artık diziyi..

Reklamlar

3 comments

  1. Ben de ofori bu diziyi izlemiş, vay canına diye heyecanlanmıştım açıklamayı okuyana kadar 😀 Kardeşe dizi seçiminden dolayı selamlar 😀 Geek populasyonunu temsil eden karakterlerin başrolde olduğu bir yapım çok sık karşılaşılan bir durum değil. Karşılaşılsa bile stereotiplere sırtını yaslamadan, iki boyutlu basmakalıp portrelere kaymadan yapabileni az bulunur. Bu yüzden IT Crowd izlemesi çok keyifli bir dizi.

    Diğer keyifli yanı da absürdlüğün tavan yapması ve hikayenin birkaç bölümde bir çok uçlara gitmesi. Jen’in ilk bölümde olması muhtemel “Shoooeezz” diye bağırışı, sigara yasağı ile ilgili bölüm, hele ki Jen’in “internet bu” diye eline tutuşturulan kutu ile yaptığı sunum,yine Jen’in italyanca biliyorum diye herkesi kandırdığı bölüm… gülmekten karnıma gerçekten ağrılar girerek izlediğim dir dizi. Az bölümden oluşan sezonların bu güzelliği var katılıyorum, yayın süresi az ama kalitesi öz oluyor.

    Richmond karakteri, diğer tüm ana karakterlerimizden çok fena rol çalıyor oynadığı bölümlerde. Kendisini daha sık kullanmalarını isterdim (isterim de hala devam edeceklerse).

  2. @Ena

    Son zamanlarda epeyce popülerleşen bir kavram oldu zaten nerd’lük, geek’lik. Özellikle The Big Bang Theory’nin de gelmesiyle dizinin sloganlarında olduğu gibi zeka artık yeni seksi şey oldu. Aynı döneme denk gelen iki dizi de haliyle ufaktan da olsa kıyaslandı ama ikisinde de farklı tip nerd olduğu da çok aşikar. Yine de ikisi de bu dünyaya senin de dediğin gibi sırtını sterotiplere yaslamadan geldiler (gerçi big bang theory için bunu söylemek ne kadar mümkün bilmiyorum, farklı özelliklere sahip karakterler barındırsa da aslında özünde hepsi aynı kalıp nerd, It Crowd’da Roy ve Moss’un hem big bang theory nerdlerinden hem de birbirinden farklı sınıflarda olması da bu dizinin ayrı güzelliği zaten)

    Aynen katılıyorum Richmond dizi için çok büyük kazanç bence de. Aynı şekilde eski patron da çok büyük bir kayıptı benim için. Hadi oğlunu da severim ama babasının yerini tutamadı hiçbir zaman.

    İnternet kutusu bölümü benim için tüm zamanların en efsane bölümüdür. Bir de a gay musical called gay bölümü de şahaneydi. Irma hala bölümüne değinmiyorum bile. Bence en az big bang theory’ninki kadar büyük bir fandomı hakediyor bu dizi (kıyaslanmaması gerektiğini düşünürken kendim kıyas yaptım şimdi, olmadı bu:P)

  3. aaaa nasıl izlemezsin! 😛 ama gerçekten süper tam bizlik bir dizi. izleyip izleyip yarılıyoruz 😉

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s