Misfits…

Spoiler vardır…

Heyecan içinde yeni bir diziden bahsetmek için kolları sıvıyorum.Uzun zamandır kardeşimin baskıları bu diziyi izlemem için üstümdeydi; ama ben gerek zamansızlıktan gerekse bilmem neden ona karşı gösterdiğim dirençten hep bir şekilde pas geçmiştim.Bu hafta boş gün bulunca ve yapacak daha iyi bir seçenek olmayınca bende oturdum ve ilk sezonu izledim.Gerçi ilk sezon sadece 6 bölümcükten ibaret olunca bitirmek beni o kadar da zorlamadı.Gene de eğer diziyi sevmemiş olsaydım, o kadarı bile ömür gibi geçebilirdi..Üstte de uyarımı düştüm, spoiler adına kendimi pek dizginleyebileceğimi düşünmüyorum, onun için yerli yersiz bir çok şeyden bahsedip izlemeyenlerin canını sıkabilirim, ona göre okunsun..

Dizi bir İngiliz yapımı; onun için Amerikan dizilerinde gördüğümüz o ben merkezcilik ve yapmacı ahlak konuşmalarını bu dizide görmek pek mümkün değil.Daha çok, normal gençlerin normal tepkileri üzerine kurulu; tabi onlar ne kadar “normal” olabilirler orası tartışılır.Değişik suçlardan ötürü hapis yerine kamu hizmeti görevi almış 5 gencin bir araya gelmesiyle başlıyor ilk bölüm.Adamların biraz arıza olduklarını belirtmeye gerek yok; hatta birazdan daha fazla desek daha doğru olur.Şu ben ne dersem diyeyim bildiğini okuyan, insanı deli eden ergenler, şimdi yazarken her ne kadar bunların başlarındaki hizmet görevlileri gibi duruş sergilesem de, diziyi izlerken tamamen bu karakterlerin yanındaydım, yalanım yok..

Daha ilk görevlerinde, hava birden kararıp şimşekler çakmaya başlayınca bunlar sığınacak bir yer bulmak için merkeze koşturmaya başlıyorlar ama içeri giremeden, bizimkileri fırtınada şimşek çakınca hepsinde kendilerine özgü süper güçler ortaya çıkıyor.Tabi bunlar sorumluluk bilinci yerinde egoları Kaf dağını aşmış “bildiğimiz” süper güçlü karakterler olmadığı için, “kötüleri yenmeli, dünyayı kurtarmalıyız” diye ayaklanmıyorlar.Daha çok, benim başıma öyle bir şey gelse, “ne oluyor lan” diye panik yapıp ortalığı birbirine katıcı davranışlar sergiliyorlar..Sular biraz durulunca da, bu nimetleri kendi çıkarları için kullanmıyor da değiller; sonuçta onlar “sıradan” tepkiler veren sıradan gençler..

Dizi bu yönüyle Heroes’da karşılaştırılıyormuş, ama her iki diziyi de izleyen herkes alakası yok demekte geri kalmaz..Sadece 6 bölüm izledim ama sanki sezonlar devirmiş, onlarca bölüm izlemiş kadar sağlam bir yer edindi zihnimde.Bölümler o kadar doyurucu ki, diğer dizilerin ne kadar sıradan bölümlerle sezonlarını doldurduklarını yüzümüze vuruyor gibi..Süper güçleri olan sadece onlar değil, çevrede fırtınadan etkilenip sorun çıkaran yan karakterler de var.Bizimkilerin başında bulunan sosyal hizmet görevlisi biraz delirip eline baltayı alıyor ve bunca sene sinirlerini ayağa kaldıran bu veletlerden bizimkileri öldürerek intikam almak istiyor.Bunlarda tamamen meşru müdafaayla adamı öldürüp bir köprü altına gömüyorlar..

Görüldüğü üzere, dizi gök kuşağı, canlı renkler, boğucu genç konuşmaları üzerine de değil de; sanki hepsinden iğrendiğimizi anlamışlar gibi daha karanlık bir atmosferde, ve ne istediklerini bilen, ama asla insanı depresyona sürüklemeyen gençlerin arasında geçiyor..Anlatmak istediğim bu değildi aslında; bu çocuklar “hayat bize neden bu kadar acımasız” diye şikayet etmiyorlar, çünkü onlar bulundukları konumdan memnunlar..Cinayetler için pişmanlık duyuyorlar mı bilmem zira o konuda tek bir yorum bile yok, onlar sadece bu işten paçalarını kurtarmaya çalışıyorlar o kadar..Kara mizah dedikleri şey bu diziyi tanımlamak için yetersiz bir ifade olarak kalır; sonuçta öldürmekten çekinmeyen bir yanları var, etik aramak yersiz..

Karakterlerden bahsedecek olursak; Nathan benim ve izleyen herkesin favori karakteridir herhalde.Grup içerisinde süper gücü belli olmayan tek karakter; en serserileri, ne dediğini bilmeyen, ortamda insanı geren salak bir tip.Ama özde oldukça masum bir yapısı var.Zaten dediğine göre sadece şekerleme aşırdığı için ceza almış, ne kadarı doğru bilemem..Simon, ikinci favori karakterim; düzenli ve boğazına kadar düğümlenen gömlekleriyle biraz psikopat tipli bir şey.İçlerinde en sessizi ve tabi en yalnızı.Gücü de bundan geliyor olsa gerek, istediğinde görünmez olabiliyor, bazen istemese de çok yalnızlık çektiğinde otomatik olarak görünmezliğe geçiyor.Dediğine göre, bir evi kundaklama girişimi olduğu için ceza almış..

Curtis; olimpiyatlarda madalya toplayan eski bir koşucu, aslında üzerinde kokainle yakalandığı için 2 yıl sahalardan uzak tutuluyor ve toplum hizmetine çarptırılıyor..Sağlam bir kişiliği var, ne istediğini bilenlerden ve süper güç olarak zamanı geriye alabilme yeteneği var..Sırf onun üzerine kurulu bir bölüm var ki, tadından yenmez..Alisha ise, en göze batanları; giyiniş tarzı ve konuşmalarıyla resmen “ buradayım” diye bağırıyor ve güç olarak kendisine dokunan herkesi peşinden koşturuyor.Gerçi bu ifade hafif kalır; resmen kızın üstüne atlamak istiyorlar.Ve son karakterimiz bir diğer sevdiceğim asabi insan, Nathan’ın kafasına attığı şaplaklarla hatırlayacağım Kelly.Kendisi insanların düşüncelerini okuyabiliyor..

Karakterler hakkında konuş konuş bitmez bu yazı zaten daha tanıtım yazısı olduğu için kısa kesmekte yarar var.İlk sezon bitti, ben heyecanla ikinci sezonu bekliyorum..Dizi hakkındaki en iyi övgüyü yine Bafta’dan aldığı “En iyi Drama dizisi” ödülü anlatabilir.Zaten kısa bir şey, onun için zamanı olan herkesin mutlaka izlemesini tavsiye ettiğim bir dizi..Bizim televizyonlarda Rtük faktöründen dolayı yayınlanmaz, orası kesin ama Türkçe alt yazıyla veren siteler mevcut.Hatta meraklandıklarım varsa, buradan seyredebilirler..Harika bir dizi..

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s