Frasier…

Uzun zaman önce, sadece Cnbc-e dizilerini takip ettiğimiz o sınırlı erişim zamanlarımızda Frasier diye muhteşem bir dizi vardı.Bir yaz dönemi her gün üç bölüm üst üste verdikleri zamanlarda; Niles Daphne’nin peşinden koşarken, Frasier her zamanki gibi ukalalıklarıyla diziyi neşe katarken ben ve kardeşim bu dizinin sadık birer izleyicisi olmuştuk..Bugün çok güzel bir resmiyle karşılaştım dizinin, hemen yad edeyim istedim.Aslında böyle çok sevdiğimiz dizileri bir şekilde arşivleseydik, bugün herhalde hiç can sıkıntısı çekmezdik..Zamanında yapılan diziler mi çok güzelmiş yoksa bizde artık beğeni yeteneği geliştiği için mi şimdikilere biraz burun kıvırıp öyle izlemeye başlıyoruz bilemiyorum..

Ama Frasier’ın kendi rüştünü  ispat eden sezon sayısı, takipçileri ve aldığı onlarca ödül yanında bir garip benim beğenilerim çok cılız kalıyor.İkisi de başarılı birer psikiyatrist olan Niles ve Frasier’ın bulundukları konumda hayata ne kadar ukala baktıklarını, ama bunu yaparken bizleri ne kadar eğlendirdiklerini izliyoruz dizide.Eski bir polis emeklisi, daha çok “bira” insanı olan babaları, Fraiser gibi elinde kaliteli şarap düşmeyen oğlunun yanına taşındığında bu dizinin macerası başlamış oldu.Babalarının onlarla dalga geçmesi, onların kendilerini komik duruma düşürmeleri, Frasier’ın radyoda insanların sorunlarını dinleyip onlara cevap yetiştirmesi derken dizi öyle böyle aldı başını yürüdü..

Hatta çıktığı ilk dönem Seinfield’la bile mukayese ediliyordu; ama kendi adını duyurup yayınlanmasının üstünden böyle yıllar geçmiş olmasına rağmen hala kendinden bahsettirebiliyor.Aslında ne kadar kaliteli yapımlar izleyerek bugünlere gelmişiz, bu diziyi izlerken az gülmekten yerlere atmadım kendimi, bir bölümü yoktur ki “çok sıkıldım” izlerken diyebileyim..O zamanlarda blog yazıyor olsaydım herhalde sayfalarca yazısı olurdu, deli gibi bölümleri anlatıp dururdum.Onun için bu yazı bir yerde eskiyi yad etme, gecikmiş beğeni ifadelerini bu dizi için sıralama imkanı sundu..Şimdi yayınlansa yine oturur izlerim, ne de olsa insanın hayatında iz bırakan dizilerden..

Reklamlar

2 comments

  1. ben de bayılırdım bu diziye tnt de tekrarları vardı .jeneriği de çok güzeldir .belkide eski yapımlar daha sıcak geliyor insana bu dizi,seinfield,cheers ,friends hepsi ayrı güzel :=)
    ben de bir cheers ve sam malone yazısı yazıp yad etmeliyim galiba :=)

  2. @winpohu

    Bence de öyle, eskileri izledik bitirdik ya, birde ilk göz ağrılarımız onlar onun için bu kadar güzel gelip sahipleniyor olabiliriz onları..Cheers nasıl unutulur, zaten Frasier’ın doğuşu o dizidir, ondan sonra kendi dizisi olmuştur adamın..Mutlaka yazmalısın, iyi geliyor eskiyi anmak..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s