The Fall (Tarsem Singh, 2006)

Çok uzun zamandır ertelediğim ve aslında ne kadar büyük bir görsel şöleni es geçtiğimi yeni yeni fark ettiğim bu filme övgüler dizmek adına yazılacak olan bu filmin tanıtımına başlamış bulunuyorum.Her yerde filmi öven yazılar, karşıma çıkan resimler ve her daim önüme çıkan filmin kendisiyle bunca zamana kadar nasıl izlemeden durabilmişim bilemiyorum, ve zaten eğer kardeşim ısrar etmemiş olsaydı bu akşam yine izlemeden yatar uyurdum.Artık son tehdidi “ya bu akşam benimle izlersin ya da tek başıma seyrederim” olunca buna dayanamayacağımı anladım ve çekirdeğimi alarak yanına kuruldum..

Ağzım açık izledim dersem bu cümleden mübalağ akan tek bir kelime bile çıkmaz inanın..Hikayesi, gidiş gelişleri ve tabi ki o şapka çıkartılacak görselliğiyle kusursuz bir film..Bir zamanlar diyerek başlayan hikaye, küçük bir hastanede gözlerini açıyor, ve yine çocuklar bölümünde küçük bir kızın yaramazlıklarıyla emeklemeye başlıyor.Portakal toplarken düşüp kolunu kıran 5 yaşındaki bu dünyalar tatlısı, daha yeni yeni öğrendiği İngilizcesiyle çok sevdiği hemşiresine notlar atarken notu yanlışlıkla başka bir hastanın kucağına düşüyor ve bu garip ikili bir şekilde bir araya gelip hikayenin çekirdeğini oluşturuyorlar.

Roy, bizim anlatıcımız oluyor; acılı, intihara meyilli Roy..Dublörlük yaparken geçirdiği kaza sonucu hastaneye kaldırılınca, bizim kızla yolları kesişmiş oluyor.Arkada belirli çıkarlar göz önüne alınarak kızımıza ilgisini çekecek bir hikaye anlatmaya başlıyor.Tabi bu sadece onun ilgisini değil, bizimkini de kapsıyor.Adam ne zaman hikayeye ara verse bende küçük kız gibi mızırdanmaya başladım yemin ederim..Onun hikaye kurgusu ve küçük kızın gözlerini kapatarak zihninde oluşturduğu mekanlar, giysiler ve akış derken ortaya hayran olunası bir atmosfer çıkıyor.Hani bu anlatmakla olmaz, mutlaka görülmesi gereken dediklerimizden..

Hikaye heyecan içinde ilerlerken, kahramanlarımız adım adım kötü adama yaklaşırken Roy, aslında kendi içinde yaşadığı çıkmazla boğuşuyor; özellikle sonlara doğru hikaye ve gerçek yaşamları iç içe giriyor.5 yaşındaki bir kızdan beklenmeyecek bir olgunlukla gözler hafiften buğulanıyor.O kızın masumiyetine, çocuk merakına ve bu uğurda yaptıklarına hayran kalıp, onu alıp bağrımıza basmak yazılı bir kuralmış gibi hissettiriyor.Sanki daha fazla konuşursam filmi anlatacakmışım gibi hissediyorum; onun için artık sadece “muhteşem görüntüler eşliğinde iç burkan bir hikayeye ne dersiniz” diyerek topu izlemeyenlere fırlatıyorum, izleyenler ne demek istediğimi çok iyi biliyorlar..Buradan seyredebilirsiniz..

Reklamlar

4 thoughts on “The Fall (Tarsem Singh, 2006)

  1. Ofori, bu filmi izlemeye bu kadar geç kalınır mı ? 😀

    Bu film çok çok sevdiğim filmlerden biridir.Bu yüzden yoruma nerden başlayacağımı bilemiyorum. Kostüm tasarımı diyelim ilk önce. Çünkü filmin en güçlü yanlarından biri kostüm tasarımları. Eiko Ishioka, Oscar ödüllü bir tasarımcı. Kendisini, üniversitede hakkında bir ödev hazırlamam gerektiğinde tanıdım ve işine hayran oldum. Tarsem Singh’in daha önceki filmi The Cell için de kostüm tasarımı yapmıştı ve J-Lo’nun başrolü oynadığı bir filmi bile izlenebilir kılmıştı 😀 Ishioka’nın Oscar’ı kazandığı film Francis Ford Coppola’nın ’92 yapımı Dracula filmi. Singh nasıl başardıysa Ishioka’yı kadrosuna katıp onunla çalışmayı hala sürdürüyor.Singh’in Immortals diye bir film çekmekte olduğunu duydum ve o filmin de kostüm tasarımlarını Ishioka yapıyormuş. Şanslı adam. Halbuki kadın bir daha filmler için tasarım yapmamayı düşünüyordu.

    Oyunculuk:Roy ve Alexandria arasındaki oyunculuk kimyasını son derece etkileyici buldum. Bu konuda çok hoşuma giden bir anekdot okumuştum. Alexandria’yı oynayan kız,Catinca Untaru, önceleri Lee’yi gerçek hayatta da felçli biri sanmış. Singh de bunu farkedince inandırıcılığı arttıracağını düşündüğü için tüm set ekibinin de bu şekilde inanmaları için sessiz kalmış. Tabi bir gün makyöz içeri girip Lee’yi ayakta görünce iş ortaya çıkıyor. Zavallı kızcağız şoktan neredeyse bayılacakmış 😀 Bir diğeri de küçük oyuncunun sette E harfini yanlış olarak 3 diye okumasını da Singh hikayeye eklemiş. Bunun gibi trivia’lar oyunculuktaki spontanlığın, inandırıcılığın kaynağına ışık tutuyor.

    Hikaye/Kurgu: Gerçek ile hayal arasındaki geçişler tek kelimeyle harika. Kızın hayalinde canlandırdığı hikayenin gerçek dünyadaki olaylardan etkilenmesi, güzel ayrıntılarla anlatılmış. Kızın babasının canlandırdığı karakterin sonradan Lee’ye dönüşmesi, hikayeyi mutlu sonla bitirmek için kızın kendini paralaması…Hangi birini sayacağımı bilemiyorum. Spoiler serbest mi yorumlarda ofori ? 😀

    Müzik: Çok birşey hatırlamıyorum müzikleri hakkında ama yerlilerin bir dans sahnesi vardı ki baş döndürücüydü.

    Kişisel en iyiler listemde sayıyorum bu filmi. Teknik otopsi yapıp yerden yere vuranlar da var çünkü 😀

  2. Filmi sanırım 3 kez falan izlemişimdir. O kadar rengin, şaf şaflı mekanların için duru bir anlatıma sahip nadir filmlerden bence. Çekimleri ile konusu ve anlatımı ile ayrı bir yeri var filmin gönlümde. Zaman zaman ağlamışlığım var izlerken.
    Gerçekten sevmişim ben bu filmi onu söyleyebilirim.
    ama herkesin izleyebileceğini sanmıyorum. Sıkılıpta filme yazık edecek çok olur. Birde düblajla izlenmemelidir kızın konuşması bir çok şeye bedeldir 😀

  3. yine aynı muhabbeti yapacağım ve yine gidip izlemeyeceğim ama söylemem lazım 😀
    Çok sevdiğim bir oyuncu,eminim sevdiğim bir tarz ama ben hala sıkılırım diye izlememekte ısrar ediyorum.
    bu yazının gazıyla indirdim indirdim
    indirmedim
    bir 10 sene daha kalır bu film bir köşede 😀

  4. @ mavi

    Bende o zaman hemen git izle diye baskı yaparım arkadaşım;bu filmi izlemek için bende çok cebelleştim, çok yerde karşıma çıktı yok dedim sonra izlerim dedim ama izlediğim zaman tek kelimeyle aşık oldum..Aslında böyle filmleri insan hep kendine saklamak istiyor, sende izlediğinde böyle hissedeceksin eminim..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s