Låt den rätte komma in – Gir Kanıma..

Dün izledim bugün yazıyorum, zira sıcağı sıcağına istediğim sevgi gösterisini yapamadığımı keşfettim..”Gir Kanıma” diye çevrilen bu filmimizin daha önce sadece ismini duymuştum; çok ünlü bir kitaptan uyarlama yapıldığını bilseydim, ve özellikle bu kitabın vampir temalı olduğunu öğrenseydim, izlemek için bunca zaman beklemezdim.Ama son dönem çıkan vampir filmlerini göz önüne aldığımda, hiç birini izlemedim, belki de izlemekten kaçındım.Kardeşim mutlaka izle diye kıskandırınca ondan geri kalmamak adına saldırdığım ve sonuç itibariyle bunu izlediğim için kendimi şanslı saydığım filmlerden biri.Belki de, çoğunluğun bu şaheserden haberim yok benim var diyerek kendi kendime ego tatmini yaşatıyordur bu film bana..

Oskar adından 12 yaşında baş rol kahramanımız ile yine “aşağı yukarı” aynı yaşlarda yan komşusu Eli’nin hikayesine hoş geldiniz..Oskar, okulda belli bir grup sınıf arkadaşı tarafından sürekli itilip kakılmakta, bunun için akşamlarını evde intikam planları kurarak geçiren bir çocuk.Eli ise, onun yan tarafındaki daireye taşınan, görünürde babasıyla yaşayan bir kız çocuğu.Mevsim kış olduğu için ve de Eli özellikle hava karardığında dışarı çıktığı için filmin atmosferini az çok tahmin edebilirsiniz..Korkutucu bir film değil, ama olayları çokta basite indirgeyen masum bir filmde değil.Birde başrolde olanların çocuk oldukları göz önüne alındığında; akşam karanlığında kar ışıltısının altında çekilmesi kompozisyonu tamamlıyor gibi..

Oskar, karda çıplak ayak yürüyen, incecik giysilerle üşümeyen ve en önemlisi onu dışlamayan bu yeni arkadaşıyla hayatının mutlu günlerini geçirirken Eli pek de göründüğü kadar masum olmadığını gösteriyor arka planda..Spoiler uyarısı vermek gerekiyor mu bilmiyorum ama, yine de ben vermiş olayım, yazının devamı filmi izlemek isteyenler için sakıncalıdır..Eli, kitaba göre yüzyıllar önce vampire dönüştürülmüş bir çocuk..Babası diye gördüğümüz adam ise, zaten filmi izlerken de tam olarak söylenmese de anlaşılabiliyor; aslında babası değil.Normal bir insan ve Eli’nin kan ihtiyacını onun için başkalarını öldürerek karşılıyor.Gerçi bu işte ne kadar yetenekli veya başarılı olduğu tartışılır bir durum..

Oskar, bu kızdan gün geçtikçe hoşlanırken bir şekilde onun vampir olduğunu öğreniyor, ama hiç de çığlık çığlığa bir tepki içine girmiyor, hatta onu böyle kabullenip sevemeye devam ediyor.Bu film, aslında bu ikisi arasındaki bağlılığı anlatıyor, insan öldürmenin zorunluluğunu idrak eden Oskar’ın kendi içindeki değişimini.Veya belki de Eli’nin etki gücünü.Yine de Eli hakkında babası diye bildiğimiz adamı kullandığı gibi Oskar’ı da kullanacak diyen sert cümleler kuramıyorum.Orası muhakkak öyle yapacak, yeri gelecek Oskar onun için insanları öldürecek.Ama Eli ona yaklaşırken onu gerçekten de sevmiş olabilir; gözlerinden kanlar aktıracak kadar güvendi ona..

İşte böyle bir film, kar ışığında karanlık bir atmosfer, iki çocuk, değişen davranışlar, sahiplenişler ve arka planda bolca cinayet..Kitabın yazarı filmin senaristliğini de yapmış.Film o kadar beğenilmiş ki onlarca ödülünün yanı sıra birde yeniden çevrimi söz konusu.Zaten Amerika, sevilen beğenilen bir şeyi ne zaman kendi tekeline alıp sömürmekten vazgeçecek bilemiyorum.Bu kadar yazdıktan sonra daha ne denir bilemiyorum, mutlaka izleyin.İconlar da buradan alınmıştır..

Reklamlar

3 thoughts on “Låt den rätte komma in – Gir Kanıma..

  1. bu fılmı ızleyelı uzun sure oldu.fılmı ızlemen ve buraya fılm hakkında yazdıgın seyler hosuma gıttı. zıra ızledıgım zaman benı de cok etkılemıstı ve begenmıstım.ayrıca fılmın basrollerındekı cocukların oyuncuklukları da takdıre şayandı

  2. @ elif

    Başroldeki oyuncuların seçimi için tam bir yıl uğraşmışlar; elemeler ülke çapında olmuş, ve sonuçtan herkes memnun olmuş diye okudum bir yerde..Tabi bizde memnunuz, Oskar nasıldı ama öyle..Birde Eli’nin gerçek durumunu biliyor musun, kardeşim söylediğinde şok oldum..

  3. Çocuk oyuncuların performansları filmin en güçlü yanı. Filmin karamsar ve kasvetli havası, özel efektlere muhtaç olmadan bir vampir hikayesini son derece başarılı anlatabilmesi ve dev bütçeli Hollywood yapımcılarının desteği olmadan üretilmiş başarılı bir yapım olması “Let the Right One In” hakkında aklımda kalan belirgin şeyler.

    Tabi, dikkatli bir izleyici olmadığımı FilmWeek podcast’inde bu film hakkında yaptıkları söyleşiyi dinleyince farkettim. *Spoiler Uyarısı* Eli’nin aslında bir kız çocuğu olmadığını, Eli’ye yardım eden ve babası rolü yapan adamın da erkek çocuklardan hoşlanan sapkın bir yönünün olduğunu ve bu yüzden bu sapkınlığını besleyecek beklentiler ile Eli’ye yardım ettiğini farketmemiştim mesela. Bu yüzden Eli’nin filmin sonlarına doğru eteğini kaldırdığı sahneye bir anlam verememiştim.

    Başrol oyuncuları çocuk olsa bile kesinlikle bir çocuk filmi değil. Sıradan bir vampir filmi hiç değil.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s