Inglourious Basterds…

Soysuzlar çetesini, ilk olarak sinema dergisinde okumuştum; yönetmeni Quentin Tarantino olduğundan, kimileri için daha başka hiçbir bilgiye gerek kalmadan izlenmesi gereken bu film, benim için de merak uyandırıcıydı ama ben yönetmeninden çok filmin konusuna baktığım için Nazileri katleden bir çetenin filmini izlemek o dönem için beni hemen alıp izlemeliyim diyerek cezp etmemişti.Gerçi Tarantino, yapmış olduğu onca güzel filmden sonra artık gözü kapalı izlenmesi gereken bir insan, sonuçta bu filmde de başarısını gösteriyor.Bende böyle yazınca kendimi sinema hakkında çok bir şey biliyormuş gibi hissettim, garip oldum bir anda..

Baştan sona heyecanla izlediğim, her bölümde yeni bir heyecan dalgası içinde kendimi bulduğum, renkleri ve müzikleriyle; oyuncuları ve konusuyla, hikayeyi sürdürme yeteneğiyle harika bir filmdi.Görüldüğü üzere tek bir cümleye bütün övgülerimi sığdırmaya çalışıyorum ama yine de yeterli geleceğine inanmıyorum..Film 2. Dünya savaşında, Almanya’nın işgal ettiği Fransa topraklarına geçiyor.Naziler her yerde Yahudileri ararken, içlerinde öyle bir asker var ki, ne zaman görünse ekranda beni bile o sessiz ama etkili konuşmasıyla korkutabilmeyi başarıyor..Daha ilk sahnede küçük bir köy evinde saklanan Yahudileri ararken oturduğu yerde öyle bir katliam gerçekleştirdi ki adam, yiğidi öldür hakkını var diyen atasözümüze kulak vererek kendisinin oyunculuğunu ayakta alkışladım..

İşte böyle bir dönemdeyken, Amerika’da Nazilerden nefret eden ve onları öldürmek için peşlerine düşen bir birlik kuruluyor, gizli bir çete..Soysuzlar çetesi denilen bu çetenin başında bizim pek sevgili Brad Pitt’imiz var, adam biraz manyak, yeter ki üstünde nazi üniforması olsun, annesinin bile kafa derisini yüzer.Ve aslında yaptıkları da bu, Naziler itina ile tuzağa düşürülür, döverek öldürülür ve hatıra olsun diye kafa derileri yüzülür. Hitler’de bu gelişmelerden sonra bağırıp çağırır, etrafı inletir.İşte böyle bir ortamda, bölüm bölüm ilerleyen filmimizde başka bir hikaye çıkar ortaya; ailesi ilk bölümde öldürülen Yahudi kızımız kimliğini gizleyerek bir sinema salonu işletmektedir ve onun da Nazileri öldürmek gibi muhteşem planları vardır..

Filmin bütün bölümleri son bölümde bir araya geliyor ve ortak bir finalle gözleri parlayan izleyicisini de arkasına alarak filmi bitiriyor..Nasıl anlatsam bilemiyorum, ama bu adamın filmleri her defasında ayrı ayrı hayran kalıyorum.Öyle sıradan bir sunumu yok, evet süslüyor, ambalajı güzel bir şekilde veriyor filmlerini ama sonuç itibariyle etkiliyor mu insanı, evet etkiliyor..Bu mutlaka izlemenizi öneririm, pişman olmayacaksınız, buradan seyredebilirsiniz.

Reklamlar

One comment

  1. Nedense ben bu filmi sevemedim. Yani oyunculuk hakikaten çok iyiydi ama senaryo bana göre zayıftı. Tarantino olunca fazla beklentiyle izledim demek=) Beğeneni de beğenmeyeni de aynı oranda çok olan film, yani fena değildi diyen pek duymadım=)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s