Hello My Love..

Kuzenimi de yanıma alarak an itibariyle izleyip bitirmiş olduğum filmdir kendisi..Büyük bir hevesle izlemeye başlamış ve “şimdi neydi bu” diyerek bitirdim kendisini; belki böyle sıcağı sıcağına değil de, arayı soğutarak yorumlamış olsam daha farklı cümleler kurarım, ama şimdilik gerçekten ne düşüneceğimi, ne hissedeceğimi bilemiyorum..Ben arada kalmış filmleri sevemiyorum; veya adı konulmamış duyguları, yarıda kesilmiş cümleleri, üç boşluğu siz doldurun diye ortaya sürülmüş sahneleri..Kesin ifadeler olmalı, en azından bazı cümleler kurulmalı ve gerisi izleyenin hayal gücüne bırakılmalı..

Şimdi ne diyor bu kız diyebilirsiniz, inanın bende ne demek istediğimi bilemiyorum; aynen bu film gibi.Kız gençlik yılarından beri sevdiği, birlikte olduğu adamdan 2 yıl için ayrı kalır; zira sevdiği Fransa’da aşçılık eğitimi almaya gider.Gitmeden önce “geri döndüğümde sana evlenme teklif edeceğim” diyerek gerekli sözünü de verir.Bizim kızda gözü kara; öyle inanıyor ki aşkına, dünyayı rengarenk görüyor, birde meslek olarak insanlara aşk yaşantılarına dair tavsiyeler verebildiği bir program yapma imkanı sunan radyoculuğu seçer..Sonuçta kendi aşkına güveni ve sevgisi tam..

Sevdiceği geri döndüğünde eli boş gelmez, yanında 2 yıl boyunca aynı ev paylaştığı şarap uzmanı bir arkadaşını da getir.Ama bizim kız acı bir şekilde bu arkadaşın, daha “özel” bir arkadaş olduğunu ve sevdiceğini elinden alan kişi olduğunu öğrenir.Burada şahsi yorum devreye girerse; kız için o an bende üzüldüm, çocuk da sen 2 yıl hiçbir şey deme, kızı umutlandırmaya devam et, sonrada yüzsüzce ortada bir mesele yokmuşçasına ondan özür dileyip desteğini bekle..Tamam bunu da kabul edelim, ama kızın aşkı için savaşmaya devam etmesi, tekrardan çabalaması derken iyice kopuşlar yaşadım filmden..

Asıl mesele yine de bu değil; problem havada asılı kalan bu konu..Tamam biz bir aşk üçgeni izliyoruz, ama bu üçgeninde köşeleri daha net belli olsa; ne bileyim kız daha kesin ifadeler kullansa, sevdiceği seçimini daha açık gösterse ve ben daha doyum alabileceğim bir son izlesem..Çok acımasız mı gidiyorum bilemiyorum ama her filmde aynı tadı veremiyor işte; ben şöyle yumruğunu masaya vuran filmleri seviyorum –artık o ne demekse-, buradaki gibi eliyle masayı hafifçe silenleri değil.Sonunu anlayan beri gelsin; gül gibi konu aslında hiçbir şeyden ciddi ciddi bahsetmeden heba olmuş gibi hissediyorum..Yine de beğeniler değişebilir, merak edenler buradan seyredebilir.

Reklamlar

8 comments

  1. Aşkın kendisi aşktır buna bir itirazım yokta. Bu ara gay temalı fimlere sardın farkında mısın? 🙂

  2. @ la fea

    Farkındayım da bari izlediğim film değse buna, güzel olsa..Mis gibi konuyu ziyan etmişler gibi geliyor.Bu arada sanki yapımcısı benmişimde parayı ben topluyormuşum gibi hissettim..

  3. Hakikaten ya 😀 Vakit kaybı olunca insan herşeye takıp, sinirlenebiliyor. Yağ var, un var, şeker var ama helva yapamıyorlar 🙂

  4. Bende Cumartesi izleyip pazar bitirmiştim. 🙂 Aslında güzel filmdi ama bişiler eksik hissi veriyordu. Konu gereği olsa gerek fazla değinmemişlerdi, biraz yüzeyden dokunalım geçelim gibi olmuştu sanki ama yinede sevdim filmi özellikle kızın mimiklerini falan. 🙂

  5. Ofori biz Ser_min ile uzun uzun konuşmuştuk bu film hakkında.
    Sen de bizle aynı düşünmüşsün.
    Film boyunca “hep bir eksiklik” sanki yanımda oturuyordu.
    Oradan tuvalet ihtiyacı için bile kalmadı =D
    O derece eksiklik benle beraberdi yani 🙂
    Ama bu ortadan kalkmış olsaydı, yapımcı, yönetmen bunu başarmış olsaydı ortaya mis gibi bir film çıkacaktı.
    Sıkmadı demeyeyim de, baymadı en azından 🙂
    Filmin bomba sahnesi bence; esas kızımızın radyodaki partnerinin yapmış olduğu açıklama. Bayağı bir şaşırmıştım orada 🙂

  6. -spoiller- !!!
    Bende bomba sahne için kızın diğer çocukla yatmasını düşünmüştüm. Yani aslında bi bomba sahne düşünmedim izlerken ama şimdi sen söyleyince bence o olurdu yani bende ona çok şaşırmıştım. Noluyo yaa sevgilin (eski sevgilin diyelim artık) yanda sızmış sen orda ne yapıyosun. 😀

  7. Ofori şuan özelliklede hani çocuğun karar verememe olayını şöyle yorumluyorum. Hani uzun süren ilişkiler bir süre sonra alışkanlık haline gelir ya sevgili şebnem ferahında söylediği gibi Babam-oğlum arkadaşım-aşkım vs diye gidiyor. Kızla çocuğun arasında öyle bir durum vardı. Ne kız çocuktan diğer çocuk var diye nefret edip bırakabiliyor ne çocuk kızdan ayrı yapabliyor ancak diğer çocuktan da vaz geçemiyor. Şarap üstadı çocuğumuz ise esas oğlanın kızdan vazgeçememesini bile yedirip onunla beraber olmaya devam ediyor. Biraz film bu aşkın arkadaşlığın bağlılığın hep birlikte olduğu bir yapım havasını veriyor.
    Ama o eksik taraf hiç kaybolmadı. Bir yerde filmdeki konuyu işlemede sorun yaşamışlar, bir düğüme girmiş tam açamamışlardı sanki. Ama yinede ben severek izledim. Birde aşçı çocuğu gong Yoo ya inanılmaz benzettim bazı yerlerde bunuda alt yazı geçeyim 😀

  8. uzun zamandır ızledıgım guzel fılmlerden .cok ıronık sahneler vardı fılmde.kızın dıger dj arkadasına askı savundugu sahneler yaptıklları muhteşemdi.ve sonunda tersıne donen olaylar.bence etkıleyıcı bır fılmdı .seyırcıyı dusunmeye ıtıyordu. bır cok soruyu seyırcının cevaplamasını ıstedıgı ıcın bazı seyler havada kalmıs gıbı gorunuyor olabılır.ama ben cok begendım cok ınce bır anlatımı vardı.oyunculuklar cok basarıylıydı.hele son sahnesıne bayıldım.eger bır sonuca baglanmıs olsaydı belkıde bu kadar begenmezdım

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s