Hum Tum Aur Ghost

Hint filmleri kuşağına kaldığımız yerden devam edelim..Bugün anladım ki ben bir filmin konusunu okuyunca oturup filmi izlemek gelmiyor sonra içimden.Sanki biliyormuşum havasında es geçiyorum acımadan, ama olur da bir heves hakkında hiçbir şey bilmeden izlemeye başladığım filmleri daha çok sevip sahipleniyorum.İşte bu filmde de öyle bir politika izlemiş bulundum, posterine bile fazla yakından bakmadan, açtım izlemeye başladım.Her zamanki gibi uzun bir filmdi ve bolca dans sahnesiyle günüm aydınlandı ama Hint filmi izliyorsak bu iki özelliği baştan kabul etmişiz demektir..

Ana karakterimiz, ünlü bir fotoğrafçı ama kendileri biraz alkolik ve vurdumduymaz oluyor.Öyle ki bütün gece içip eve bile uğramadan istasyon yanındaki bankları kendine yatak yapabiliyor.Zaten oradan da uyandığı gibi her daim geç kaldığı işine koşmak gibi bir prensibi var.Kendisi böyle gamsız bir kişilik olurken çalıştığı derginin baş editörü olan dünyalar güzeli bir nişanlısı var bu arada.Bir de bu kızların hepsi mi güzel olmak zorunda; tamam kız kocaman filmde oynuyor, azcık albenisi olsun diyen seslere bende katılıyorum ama yine de dünya güzellik yarışması yapılıyor da onlar da boy gösteriyormuş gibi olmaları da gerekmez.Burada azcık da olsa kıskançlığımı belirtmek istedim; kız güzel yani..

Neyse ki film, kızın bakış açısından değil de, daha çok erkek karakter tarafından gösteriliyor, yoksa kendimi biliyorum,göz devirmekten şaşı olabilirdim.Film daha çok Ghost Whisperer kıvamında; ama hayaletlerin seslerini duyup onları gören erkek karakterimiz.Zaten ilerleyen kısımlarda neden deli gibi içip tek başına uyumaktan korktuğu daha manalı görünüyor izleyen açısından..Evinden devamlı sesler duyduğu için ya sokakta uyumayı tercih ediyor ya da arkadaşlarının evinde.Sağda solda hayaletlerle konuşup duruyor ama bizimki biraz saf, onların hayalet olduklarının bile farkında değil.Zaten anladığı anda, “normal” bir insan tepkisi verip çığlık çığlığa olay mahalinden kaçmakta üstüne yok.Bu özelliğinden dolayı takdir ettim kendisini, olayı hiçte soğuk kanlı karşılamadı..

Tabi sorunlarının çözülmesini isteyen hayaletler, devamlı duyduğu sesler ve bunları nişanlısına bile anlatamıyor oluşu filmin eğlenceli kısımları.Dram yok mu diyenler için ondan da bolca var; özellikle son sahnelerde iyi ki oturma odasında seyrediyorum dedim; zira tek kalsaydım kesin ağlardım.Utancımdan kendimi dizginledim de ev ahalisine yeni bir eğlence konusu çıkarmamış oldum.Merak edenlere tavsiye edilir, eğlenceli bir film.Buradan seyredebilirsiniz..

Reklamlar

3 comments

  1. bu filmin afişini hep bir yerlerde görüyordum ama bir türlü izlemedim. en sonunda burada da görünce dedim ki yeter milletin bir bildiği var her halde bir bak şuna. oturdum, izledim. bende çok büyük bir etki yaratmadı , ama kalkıp da sıradandı da diyemem. iyiydi.filmi izlerken aklıma Master’s Sun adlı dizi geldi. belki de bu dizinin bende bıraktığı izlenim sebebiyle film sönük kaldı. bu arada Ofori eğer bu filmi beğendiysen şu diziye de bir bak derim 🙂

  2. Master’s Sun’ı bende izledim ve beğendim , ne yalan söyleyeyim sırf oyuncuları için izlemeye başladım ama beni şaşırtarak güzel bir dizi çıktı…

  3. ben de ilk başta diziyi baya beklettim. yayınlanan fragmanını ne bileyim pek sevememiştim. sonra dedim bir bölüm izleyeyim bari. sonra da bir baktım kendimi durduramıyorum. kısacası ben de aynı senin gibi hiç böyle beğenebileceğimi düşünmeden başladım hayran olup bitirdim 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s