I Love You Phillip Morris

Güncelleme yapmak istiyorum ama ne zaman otursam bu niyetle bilgisayarın başına, kendimi başka şeylerle uğraşıyor buluyorum sonrasında; sonra bir bakmışım yatma vakti gelmiş, vurup kafayı yatıyorum nihayetinde.Tabi blog ve güncelleme adına sıfıra sıfır elde var sıfır muhabbetini tekrarlıyorum..Hazır başladık yazmaya, inşallah devamı da kolaylıkla gelir..Bu film hakkında daha önce “çıksa da izlesek” başlıklı, heyecan içerikli kısa bir tanıtım yazısı yazmıştım, sonunda filmi izlediğimi göğsümü gererek belirtiyorum..

Steven ve Philip’in hikayesi, gerçek bir öyküye dayandığı için izlerken bir tatmin olmamış duygusu verebiliyor ama sonrasında bu duygu kaybolup yerini beğeniye bırakıyor..Steven, iyi bir aile babası, iyi bir Hristiyan ve iyi bir koca.Polis olarak işini eksiksiz yerine getiriyor ama hayatında bir şeylerin eksik gittiğinin de farkında.Bir gün arabasıyla mutlu mesut giderken gözünü sedyenin üstünde ağrı içinde açınca; sonunda itiraf ediyor gerçeği; o aslında erkeklerden hoşlanıyor.Hayat ona ikinci bir şans vermiş gibi; işinden ayrılıyor, dolandırıcılık yaparak dünya kadar para kazanıyor ve kendine bir sevgili buluyor..

Günler mutlu mesut ilerlerken bizimki yakayı ele verip hapse atılıyor ve burada hayatının aşkı Philip Morris’le tanışıyor..Sadece o değil, şahsım da şu Ewan Mc. denilen adama bir daha aşık oluyor; o nasıl masum bakışlardır, nasıl sarı civciv gibi ortalarda gezinmelerdir..Bizimki bunun peşinde koşuyor tabi, “seni korurum burada” diyerek başladığı cümlesini gerçeğe de çeviriyor.Mektuplaşarak başlıyorlar, sonunda balayı kıvamında aynı hücrelere kadar ilerliyor ilişkileri..Birde hapishaneden çıktıktan sonra izleyici açısından mutlu son olmasından da ne olsun.Ama işte, kurgu olsa belki böyle olabilirdi ancak gerçek hayat da mutlu sonu yakalamak o kadar da kolay değil.

Steven için “can çıkmadan huy çıkmaz” demek istiyorum; adam dolandırıcılıktan vazgeçmiyor ki bir türlü..Bir de film, bazı şeyleri çok hızlı geçmiş gibi; hızlı bir hikaye anlatılıyor bizde akışı takip etmeye çalışan topluluk gibiyiz.Tabi, onca şeyi kısa bir sürede aktarma zorunluluğu var, anlarım ama yine de çok hızlı geçişler varmış gibi geldi.Birde iç burukluğu yok mu, o duygu hala peşimi bırakmış değil.Yine de en sevdiğim iki aktörü böyle rollerde izlemek adına çok ama çok güzel bir filmdi.Keşke izleyeni çok olsa, seveni çok olsa, aynı benim gibi..

Hikaye hakkında daha fazla bilgi vermeyelim; zira özet yapayım dedim bir baktım gözünü çıkarmışım özetin..Nacizane önerim; mutlaka izleyin demek olur.Buradan seyredebilirsiniz.. ( Bu arada, filmler resimleri daha önceden koymuştum, bu halleri daha güzel ama..)

Reklamlar

5 comments

  1. Öncelikle yazıları çok çok özlemişim Ofori, her zamanki gibi keyifle okudum. 😀
    İlk senin blogda görmüştüm ve çok merak etmiştim, birde linkini verince izlemek şart oldu artık. Görüntü çok güzelmiş hemde, azıcık doldurup baktım ama heyecanı kaçmasın diye kapattım:) En yakın zamanda izlicem.

  2. İnanmıyorum sonunda izleyebilecekmiyiz bunu? Nasıl sevindim analatamam. Ofori senide ne kadar özledim anlatamam! Ama elimde olmayan sebeplerden dolayı nete giremiyorum ve yazılarını falan o kadar özledim ki! Neyse pc elime geçtiği an izleyeceğim ve kaçırdığım yazılarını uzun uzun okuyacağım.

  3. @ astrea

    Teşekkür ederim arkadaşım, bende yazıp paylaşmayı özlemişim..Görüntü kalitesi güzel ama sesi pek iyi gelmiyor, arada kayıplar var gibi.Her iyi şeyin bir kusuru var herhalde, ama yine de hiç olmamasından iyidir.Ben ingilizce başladımm izlemeye, baktım o ara dolmadı, türkçe alt yazısı varmış.Görünce nasıl sevdindim anlatamam..

  4. @ sermin

    Bilgisayarsız kalmayı düşünemiyorum bile, bir ara bana da öyle olmuştu.Bilgisayar bozulmuştu, o ara kardeşim de yok evde de başka bilgisayar yok; delirmiştik..Tabi bu benim baya bir bağımlı olduğumu da gösterir ama yaşam tarzımız olmuş bir yerde..Hemencecik bilgiayarına kavuşup, aramıza dönmen ve bu filmi izlemen dileğiyle diyelim..

  5. Olsun dostum altyazısı varsa seste idare ederiz. 🙂 Bu arada merakla beklediğim filmler yavaş yavaş türkçeye çevriliyor. Biri buydu, biri Hello my love, biride daha önce senin blogunda görmüştüm Just Friends, darısı onun başına artık. 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s