Seni Beklerken…

Hayatımda ilk defa bir Judith McNaught kitabı okudum, dün başladım bugün bitirdim.Daha önce bu kadının adını duymuştum ama hiç oturup da bir kitabını okumak içimden gelmemişti.Şimdi hazır bu tarz kitaplar için yanıp tutuşuyorum, indirip okumaya başladım bende.Ve bilmiyorum en güzeli bu mudur, gerçi daha sadece bir kitabını okudum ama yine de kör gözlerle sanki çok biliyormuşum gibi kıyaslama içine girebilirim.Nasıl sevdim, beğendim anlatamam..Çok sevdiğim yerlerde vardı, sıkıldığım yerlerde; ama genel olarak baktığımda az önce oldukça tatmin olmuş bir şekilde bitirdim kitabı.Yine bir dönem hikayesi, bu seferde iflah olmaz, asi bir Dük ile dünyadan bir haber küçük bir dağ köyünde yaşayan 18 yaşındaki dünyalar tatlısı bir kız hakkında.

Bu sefer isimler hala aklımda olduğu için onları kullanacağım; Jordan ve Alex’in hikayesine geçmeden önce onları azcık tanıtalım.Benden de iyi reklam yazısı çıkar ama, böyle ciddi yazınca kendimden korkuyorum bazen.Jordan, 27 yaşında, sosyetinin çapkını olarak isim yapmış; ama içten içe insanlara güvenmeyen, iyiliğe inanmayan, özellikle kadınları hor gören birisi.Şimdiye kadar bir kadının peşinde koştuğu pek görülmemiş, zira tam tersi kadınlar onun peşinde koşuyor.Ben yazarın yalancısıyım, yakışıklıymış kerata.Kızımız ise, köyde doğup büyümüş, pek bir aile geçmişi, soyluluğu ya da arkasında yüklü bir parası yok.Dedesi tarafından çocukluğundan itibaren o dönemdeki kadınların aksine eğitilerek büyümüş.Kız filozoflardan bir başlıyor konuşmaya, 3 dil bildiğini söyleyerek bitiyor konuşmasını; öyle bir köylü kızı yani..

Ama saflık, masumiyet bakımından Jordan koca ülkede ondan daha masumunu istese de bulamaz.Bu ikisinin yolları nasıl kesişiyor diyebilirsiniz, ki o kısımlar bu kitabın en zevkli kısımları olsa gerek bana göre.Büyükannnesinin kırdaki şatosuna gitmek üzere yola çıkan Jordan, bir handa konaklamak için duruyor.Ama yol üstünde haydutlar tarafından saldırıya uğrayınca bizim kız şövalye giysileri içinde çıkıp bunu kurtarıyor bir güzel.Zaten ilk başta adam bunu erkek çocuğu sanıyor ve yaralandığını görünce kucaklayıp kaldığı hana götürüyor.Sonradan kız olduğunu öğreniyor tabi ama kız hakkında köyde dedikodular çıkınca bizim Alex’in annesinin tehditleriyle bu kız çocuğuyla evlenmek zorunda kalıyor.Benimde çenem düştü valla, acımdan yazıyorum her şeyi.Okumak isteyenlerden şimdiden özür dilerim ama hikayenin çok küçük bir kısmını çıtlattım kulaklara o kadar..

Ve hiç bir kadına güvenmeyen bu ters karakterli adam, kendini “çamurun konusunu parfümün kokusuna” yeğleyen gelini ile çıkıyor balayına.Nasıl sırıtarak okudum anlatamam; çok tatlı sahnelervardı.Kızın o çok bilmiş halleri ve aslında hiç bir şey bilmeyen hallerinde kocasını çok edişlerini dönüp dönüp okumamak için kendimi zor tuttum; sırf ilerleyen kısımların merakından dönemedim valla geri.Bir de hiç bir yerde sıkılmıyorsunuz, her daim heyecanı devam ettirecek bir gelişme var.Tamam sonlara doğru biraz zorladı beni ama olacak o kadar.Bu hikayede Jordan ve Alex’in hikayesi olarak zihinlerde yer edinecek..Çok tatlıydı ya, mutlaka okuyun derim, buradan indirebilirsiniz..

Reklamlar

5 thoughts on “Seni Beklerken…

  1. 😀 Bak bak lafea 😀 Güzel kitapları war saolsun 😀

    Ofori senden gördüm judith’in bu kitabını hemen indirdim 😀 hastası oldum yazarın yaw 😀 Bu kitabıda acayip güzeldi 😀 Dün akşam bitrdim kemale erdim + Jordan a fitil oldum desem yeridir 😀 Ne o öyle türk erkeleri gibi eşimi evden çıkartmam dayak atarım havaları 😀 Yapmadı öyle bişi ama öyle konuşması çok sinirimi bozdu 😀 Alexandra ya bayıldım yaw 😀 Ne kadar saftı öyle hele jordan ı michalenco nun davutuna benzetmesi öldürdü beni 😀 ay çok güzeldi yaaa. Yeni judith kitapları aldım 😀 Gidiyimde onları okuyum ben 😀

  2. Judith McNaught ismini ne kadar sık duymaya başladım öyle.miss nefertiti den duymuştum baya merak uyandıran bir yazı yazmış heleki sendede görünce tamamdır dedim şimdi illa bu kitap alınacakblog onaylı sağlam kitap belli vesselam.valla ofori önce zombi filmine yapmış olduğun yorumu okudum şimdi de bunu süppersin özlemişim bloğundan bilgi depolamayı süppersin canım:)

  3. @ fato

    Jordan’a fitil olmamak elde mi arkadaşım insan adamı hem bir güzel dövmek istiyor hem de sahiplenmek; zavallı Alex’a yapmadığı kalmadı valla..Alex’ın o saf hallerini okuduğumuz yerler en güzel yerlerdi, ben hatta sonradan onun bu hallerini çok özlemiştim.Velhasıl güzel kitap azizim..

  4. @ tarih

    Oku valla arkadaşım, insan bir başlayınca bir daha kalkamaz oluyor başından, bende son günlerde bu romanlara sardım işte, artık bir dönemde roman muhabbetiyle gideriz; sonradan yeni bir ilgi alanı buluruz herhalde..Buraları çok boşladığımı biliyorum ama geri döndüğümde hala okunduğumu bilmek mutlu ediyor insanı 😀

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s