Çirkinin Aşığı…

Geçenlerde Fato blogunda bu kitaptan bahsettiğinde birden damarlarımda kıskançlık duygusu kabardı yemin ediyorum; hemen bulup okumalıyım diyerek dolanıp durdum sağda solda.Sonunda geçen gün kitabı ele geçirip -pdf şeklinde de olsa- ve bir günde bitirdim.Aslında kendime bile şaşırarak söylüyorum ki öğlen başladım, akşam üzeri bitirmiştim kitabı.Bir de bilgisayardan okuyorum, gözlerim acıdı ama değdi azizim, güzel kitaptı.Zaten isminden de anlaşılacağı üzere, romantik öğelerin oldukça baskın olduğu bir roman.Fanfiction okuyanlar bunu daha iyi bilir, NC-17 diye bir ifade vardır; işte bu kitap 17’inde üzerinde seyredebilir bence..

Bir de en sevdiğim hikaye gidişatını kullanmış yazar, bunu görünce nasıl hayır diyebilirim ki romana..Zaten kızsal yanımın baskınlığı saolsun böyle üst sınıf lordlar, dükler ve onların daha alt tabakada bulunan sevdicekleri hakkında yazılanlara ayrı bir bayılıyorum; cazibesi en azından benim için inanılmaz oluyor.Burada da; çocukluğunda çiçek hastalığına yakalanan ve bu hastalık yüzünden bütün ailesini kaybetmiş, kendisi de vücudunda ve yüzünde izler bırakarak onu hayatta tek başına bırakmış bir hastalığın pençesinden kurtulan Lord’un, uzun yıllardır uğramadığı kırsal bölgedeki şatosuna geri dönüşüyle başlıyor hikaye..Bende ne kadar abartıyorum Yarabim; “şato” dedim resmen..Neyse, lordumuz daha önceden bir kere evlenmiş ama görücü usulü yaptığı bu evlilkte eşi ölürken ondan ne kadar iğrendiğini yüzüne vurarak bizimkinin gururunu baya bir zedeleyerek ölmüş.Bizimki de sonuçta bir hayli asabi bir adam olup çıkmış.

Esas adam bu şekilde bir ruh halindeyken; esas kızımız ise, köyün dullarından biri.Eşi uzun yıllar önce ölünce evin bütün yükü onun omuzlarına çöküyor ve son günlerde masraflara artık yetişemediği için kendine bir iş aramakla meşgul.Tam bu zamanlarda lordum huysuz tavırlarından bıkarak işi bırakıp giden sekreterin yerine bizim hanım kızımız talip olunca bu ikisi bu şekilde bir araya gelmiş oluyor.Tabi sonrasında neler olup bitiyor anlatamam ama zaten okumadan görüleceği üzere, bu ikisi birbirlerine aşık oluyorlar, ama hem sınıfı farklılığı, hem lordun zaten tam da bir evlilik arifesinde olması gibi faktörler olayı daha heyecanlı bir hale getiriyor.

Bunu okurken sanki lise yıllarıma geri döndüm; seviyorum böyle kitaplar okumayı diye şiddetli bir itiraf duygusu içindeyim şu an.Kaç gündür deliler gibi kitap okuyorum böyle, sanırım şimdilik bunlara takılıp gideceğim.Bu kitabında öyle sahneleri var ki, insanın ağzı beş karış açık kalarak okuyor valla.Yine de lordun aşık oluşunu seyretmek çok güzeldi.Ben çok beğendim, sanırım bundan sonra sıklıkla böyle kitaplar hakkında yazılar yazabilirim.Merak edenler, bu siteye üye olduuktan sonra indirip okuyabilirler..

Reklamlar

6 thoughts on “Çirkinin Aşığı…

  1. güzeldi ama değilmi 😀 Bende sen gibi yarım günde bitirdim 😀 Hani başına başladım yok sonunu getirmeden kalkamadım başından kitabın 😀 Kitabı ilk aldığımda hele kapağına baktım ne anlatıoki bu böyle dedim maskeli bi kadın 😀 Bide kitapçıdan aldım bu kitabın tawsiyesini 😀 Nasıl bişi istersiniz dedi bende yabancı yazar olsun aşk romanı olsun dedim. Bana bu kitabı tawsiye etti. Ama kitapçıyıda görme genç dalyan gibi biri. Kitabı aldım okudum. Bitirdikten sonra aklıma ilk gelen acaba kitapçı bu kitabı okududamı tawsiye etti yoksa ölesinemi tawsiye etti 😀 Baya bi utandım yani 🙂 Bide sürekli gittiğim bi kitapçı. Tanıdık yani 😀

    Baya bi uzun oldu yine dimi 😀 uzun lafın kısası diyeyim ben ozmn 😀 beğenmene sevindim 😀 ki beğenilmicek gibide diil 😀

  2. @ fato

    Hehehe, yaa Fato ya gerçekten okuduysa kitabı, valla senin gözünden bakıyorum da çok “tanımlanamayacak” bir duygu..Ama bence okumadan önermiştir, yoksa sen oranın devamlı müşterisi olarak bir daha oraya gideceksin, bilemiyorum yani.Bir de öyle bir bahsediyoruz ki bunları okuyan bu kızlar acaba “ne okumuş” diyecek valla..Yine de itiraf ediyorum, var öyle sahneler var..

    Ama genel olarak baktığımızda çok güzel bir kitaptı, tanıttığın için emeğine sağlık arkadaşım, senin sayende okudum..

  3. Dimi bende öyle düşünüp avutuorum kendimi 😀 Umarım okumamıştır diye 😀 Ama ciddi ciddi dediğin gibi wardı öyle sahneler 😀 Yazar yazıorum madem hakkını veriyimde yazıyım demiş 😀 Saolsun 😀 Yazarın sitsine girdim başka kitaplarına falanda baktım 😀 Onların kapaklar daha bi ilgi çekici 😀 Gelin beni okuyun diyolar 😀 Çevrilsin ilk işim okumak olur herhalde 😀 Bağımlılık yapıo çünkü 😀 http://www.elizabethhoyt.com/books/index.php Burda bak diğer kitapları 😀

    ~~ Rica ederim ne demek 😀 Ben olmasaydımda bi denk gelir okurdun 😀

  4. @ fato

    Kız o ne kitaplardır öyle, kapaklarının etkisi altında kaldım valla..Keşke hepsini çevirmiş olsalar, nasıl heyecanladım, gaza geldim anlatamam..Arkadaşım denk gelirsen bana bir haber et, böyle şeylerden en son benim haberim oluyor valla..

  5. Etmezmiyim ederim tabii 😀 4 gözle zaten o kitapların gelmesini beklemekteyim 😀 Çıkar çıkmaz sana haber ederim 😀 Merak etme sen 😀

  6. arkadaşlar bu kitap üç seri şeklinde bilginize. edward ın arkadaşlarının aşklarını anlatıyor kitaplar ama yinede harika diyebilirim. prens serisi adı altında geçiyordu yanlış hatırlamıyorsam.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s