He’s Dedicated to Roses

İki gece önce öylesine başladığım bu manga; beni o kadar sardı ki dedim ben bunu online okursam bitiremem, indirip sanki yarın yokmuş gibi sonuna kadar okudum.Kaç saat okudum hatırlamıyorum bile, ama bitirdiğimde gece yarısını geçmişti, kafamı yastığa koyduğum gibi uyuyuverdim. Bu mangakanın okuduğum diğer mangalarından daha önce bahsetmiştim; ve ne zaman birini bitirsem bir daha okumam derken buluyorum kendimi; ama işte görüldüğü üzere sonuç ortada.Neden söylüyorum peki bunu; çok uzun olmaları bir yana – ki aslında ondan da şikayetçi değilim- konu o kadar yılan hikayesine dönüyor ki, üst üste okuyunca ister istemez bana bir fenalık geliyor..

Çoğu mangasında kadın karakteri; hep güçlü çiziyor; tek yumruğuyla erkekleri bir güzel dövebilen; öyle süs düşkünü olmayan ve başta bir kere sevdi mi sonuna kadar aynı çocuğu seven kızları oluyor hep.Bende seviyorum bu karakterlerini; ama bu kadar güçlü yaşantılarının yanı sıra bir de acıklı yanları oluyor ki, okurken içi acıyor insanın.Buradaki kızımız ise; çocukken babası iflas edince, babasının bir arkadaşı onların borçlarını ödüyor ve bizim kızla ailesini kendi evine alıyor..Tabi baba artık şoför, anne ise evin hizmetçisi konumunda.Bizim kızda evin şımarık ve bir o kadar kötü kalpli gıcık kızının “arkadaşı” olacağını düşünürken kendini onun hizmetçisi olarak buluyor..

Kırılan oyuncakların suçu hep bizimkinin üstünde; prenses kılıklı ise cidden tam saç baş yolmalık.Okulda erkeklerin prensesi konumunda, kendini herkesten yüksek görüyor ve hiç kimseyi beğenmiyor; devamlı olarak bizim kızla dalga geçip onu ezmesi de cabası.Bizimki de çocukluğundan beri bu kıza sırf ailesinin hatırına karşı çıkamıyor ama bir şekilde de stresini atması gerek.O da çareyi erkek kılığına girip sokaklarda kötü çocukları dövmekte buluyor.Ne zaman stresle dolsa, anında üstünü değiştirip bir iki tekme tokat, yeniden hayata gelmiş gibi hissediyor. Kızın bu halleri her ne kadar güldürse de; ailesinin dramını okuduğumuz bölümler, çok acıklıydı..

Zaten manga genel olarak bir aksiyon çizgisinde ilerliyor ama istediği zaman dramı da çok güzel ön plana çıkarabiliyor..Bizim kızın hayatı böyle geçerken bir gün parkta çok ama çok yakışıklı bir çocuk görüyor; çocuk kızın tekiyle ayrılmak için bizim kızı gördüğü gibi yanına çekiyor ve “bu benim yeni sevgilim” diyerek onu öpüyor..Sonrasında özür olarak yüklüce bir para verip çekip gidiyor.Kız tabi şok olmuş vaziyette; hani o an aklı başında olsa çocuğa bir kafa gömecek, eşek sudan gelinceye kadar dövecek onu..Sonrasında da erkek kılığına karşısına çıkıp dövüyor da onu; parayı fırlatıyor suratına.Ama işte işler o andan itibaren karışıyor; zira çocuk aşık olmuş gibi bizim bu erkek kılıklının peşine düşüyor..

Bizimkini erkek olarak biliyor; onun kız halini hatırlamıyor bile..Ama o haliyle bile onun peşinde; deli gibi sokaklarda onu arıyor..Bizimki de en içten kızsal duygularıyla kendisini arayan bu dünyalar yakışıklısı çocuğa boş değil ama işin acı kısmı, ne zaman kendi kız görünümüyle bu çocuğun karşısına çıksa; çocuk “sen kimsin dört göz” diyerek kovuyor bunu.Ama erkek haliyle göründüğünde, çocuk nasıl bir kişilik değişimine giriyor anlatamam; eriyor resmen, şeker kıvamında dünyalar tatlısı oluyor..Bu çocuk gerçekte kim, ne iş yapar; neden bizimkinin peşindedir sorularının cevabı mangada.Tabi bir de bizim boğulası prensesimizde bu çocuğu görüp ona aşık olunca işler sarma sarmaya başlıyor..

Bir başladınız mı, sonuna kadar bitirmeden bırakamıyorsunuz okumayı; en azından bende öyle oldu.Bir de öyle vasat bir bölümü yok hiç, hep aksiyon, hep heyecan..Ama üst üste okumak başta da söylediğim gibi bünyeye zararlı olabiliyor.Tavsiye edilmekle birlikte merak edenler buradan okuyabilir, veya buradan bütün bölümleri indirebilir..

Reklamlar

24 thoughts on “He’s Dedicated to Roses

  1. Mangalara sıcak bakmıyorum biliyorsun ama açıkçası bunu merak ettim tıpkı diğer bir milyon manga tanıtımında olduğu gibi. Okumayı düşünmüyorum şimdilik, her an cayabilirim ama sonunu söylesen olmaz mı? Bir de bu erkeğin bilmeden ya da bilerek erkeğe aşık olması durumu çok fazla işleniyor. Hani karşı değilim elbette ama çok mu yaygın bu durum acaba? Ya da ciddi bir aksiyon unsuru mu? İlginç.

  2. @ la fea

    Evet bende son zamanlarda öyle düşünüyorum artık; erkek kılıklı kız temasını oldukça yaygın bir şekilde kullanıyorlar..ama yine de cazibesi var arkadaşım, bende başta okurken gözlerimi devirmiştim fikre ama güzel ilerledi manga..Oğlanın bizimkinin peşine takılmasının başta farklı bir sebebi vardı ama sonrasında kız olduğunu öğrenince pek de öyle sevinmedi..Neyse daha fazla bahsetmeyeyim, bu da öyle bir manga işte..

  3. Sevinmedi mi? 😦 Aşk yok mu yani? Aşık olduğundan peşinde koşmadı mı? Spoiler uyarısı ver diğer vatandaşlara valla indirtme mangayı bana şimdi. 🙂 Biliyorsun ağzım yandı bir kere. 🙂

  4. @ la fea

    Hehehe, tamam söylüyorum sevinmedi.Ama olay onun kız veya erkek olması değildi; olay çocuğa başından beri yalan söylemiş olmasıydı.Çünkü kendisi sırf bu çocukla birlikte olmak için günlerce peşinden gezdi..Bir de onun erkek olarak sevmesinin farklı bir nedeni vardı..Biraz garip bir neden ama o da öyle kabul ettik.Hele son bölüm o kadar heyecanlıydı ki anlatamam..

    Tam bir Türk filmi kıvamında ilerliyor valla..

  5. Ya ben şey diye düşünüyorum bu konuyu (bu arada başlarım ben bu mangaya 🙂 ) Japonyada artık çok normal karşılanan hem cins aşkları korede halen çok topluma karışmış değil. Hatta çin de eşcinsel olmasına karşın toplumdan ve ailesinden çekinerek evlilik gerçekleştiren ancak aşığı olan bir çok gay olduğunu duymuştum hatta bu oran küçümsenecek kadar küçük değil %40lara varmıştı diyehatırlıyorum. Kendimce diyorum ki hani bu sanatta kitlelere ulaşıyor ya bir nevi sempati yaratıp insanların ön yargılarını kırma eylemleri olabilir mi? Sonuçta biz karakteri bayan olarak bilsekte ikinci ana karakter onu erkek olarak biliyor ve seviyor ee bizede onun, onu erkek olarak sevmesi garip gelmiyor hatta erkek olsa bile ” amann barışın ya mutlu olun bir yastıkta kocayın” falan diye geçiyor içimizden. İşte toplumu buna alıştırmak, bunu aşılamak istiyor olabilir sanatçılar diye düşünüyorum.

  6. Çok fenasın!!!! Off çok merak ettim. Neyse ben bunu bitirene kadar zaten sen yeni bir mangaya uçarsın 🙂 Ben de dizi sende manga hızına yetişmek biraz zor 😛 Onurlu çıktı çucuk yani :p Peki affediyor mu kzı? Ay bütün mangayı anlattırdım biliyorum ama madem yazdın uzun zamandır da bir şey hakkında konuşmadık malumun :p Ayy var ya ellerim kaşınıyor resmen. Abartmıyorum. Gideyim bari diğer bloglara bakayım yoksa ben bundan başlayarak geriye doğru bütün mangaları okurum şimdi 🙂

  7. @ sermin

    Güzel demişsin, bir de öyle düşünmek lazım.Bunca zamandır çıkaan yapımlara bakarsak aslında hep bu şekilde okuyoruz, izliyoruz..Dediğin gibi “bunlar seviyor birbirlerini, ne olmuş ” diyerek bir alıştırma olabilir.Ki bunu böyle yapmak oldukça mantıklı.Bak bakalım Türkiye’de bunun iması geçsin, anında en incik gıncık magazin progmaında bile bunun dalgasını geçmeye başlarlar..

    Bu arada ben Çin’deki oranın o kadar yüksek olduğunu bilmiyordum, valla okurken şaşırmadım desem yalan olur; %40 ne demek kız..Çok mantıklı bir açıklama çook, neden olmasın..

  8. Bence Uzakdoğuda bu tarz şeyler daha anlayışla karşılanıyor batıya göre. Ne var canım. Ne olacak yani diyorlar. Coffee Prince de öyleydi mesela.

  9. @ la fea

    -spoiler-

    Diyelim de bari, okumak istemeyen uzak kalsın..En sonunda kızı kabul ediyor tabi; hatta gidip onu öyle bir durumdan kurtarıyor ki helal olsun aslanım moduna giriyoruz.Kendisi de çok fakir bir hayat yaşıyor bu arada; kızdan dramatik olmasın yatacak yatağı yok çocuğun..Ama bütün manganın en gıcığı olarak ben o prenses kılıklığıyı gösteririm; okursan eğer sende benimle aynı duygularda olacaksın eminim buna..

    Valla oku demiyorum arkadaşım; ama bir başladın mı sonuna kadar gidiyorsun, merakına yenik düşüp.En güzeli de bitmiş bir manga olması..

  10. Ya aslında ben senin önerinle bitmiş bir kız mangası okumuştum neydi o? Güzeldi aslında ama ne bileyim ya. Buna da girdin mi çıkamıyorsun. Happi Marrige bekliyorum hala. Tamam o bitmemiş ama öyle bir yerde bırakıyorlar ki merak etmemek elde değil. Sıkıldım gerçi artık. Güzel bağlasalar sonunu başka bir şey istemiyorum.

  11. @ La fea

    Coffe Princee’i belki de bu yüzden çok sevdik ya; adam kıza “ben seni ne olursan ol seviyorum” dediği için eridik.Bam teli gibi sahneler bir yerde; hiç cazibesini kaybetmeyen bir konu.

  12. Bence de kız ya da erkek olmasının bizim gözümüzde de bir önemi yoktu çünkü bir Hyan Kul’un aşkını sevdik. Aşkı yaşayışını sevdik. O duyguları kime hissettiğinin bir önemi yoktu belli bir noktada. Hani biraz ‘ben seviyorsam sen bahanesin’ gibi. Gong YOO’nun performansını da es geçmeyelim lütfen 😛

    İMZA: Ruh hastası Gong YOO hayranı 🙂

  13. @ la fea

    Happi’yi bende bekliyorum merakla.Yayınlanan son bölümüne kadar okudum geçen akşam; ne kadar özlemişim ben ikisini anladım o zaman..Kız artık sevdiğini kabul ediyor; sıra çocuğun gizemlerine geldi.Valla ben annesi için üzüldüm ona..

    Coffe Princee için çok güzel söyelmişsin, biz onların o hallerini sevdik; tabi Gong Yoo’nun performansına bende bir şey demiyorum; tek kelimeyle süperdi.Ağızda bir dilim bal tadı, bırakıp gitmişti..

  14. Ya evet Türkiye olayına bende katılıyorum. Neden bu konuda bu kadar katıyız bilemiyorum. Benim düşüncem bu yargının dini baskılardan ve yorumlamalardan geldiği yönünde. Ancak bu konuya girmek istemiyorum şimdi sonu olmayan ve her yöne çekilebilinir bir konu. Fakat şunu anlamak gerek her insan kendi seçimlerinde özgürdür, yaptığı herşeyden, her hareketten o sorumludur. Yaptıklarının sonucuna da kendisi katlanacaktır ve bu durumdakiler bunu göze almıştır. Şimdi bu durumda 2. bir kişiye söz düşeceğini sanmıyorum. Geçen pazar markette bir çift gördüm ve o kadar mutlu oldum ki, nasıl duygulandım anlatam sana. Eşcinsel bir çiftti beraber alışverişe çıkmışlar, gayet mutlular. Yaşadıklarını çekinmeden gözler önüne sermelerine çok sevindim. Ancak etraftakilerden ben rahatsız oldum ki onlar nasıl olmasın resmen saygısızlık ve cahillikti. Bir adam eşinin kolundan tutarak bağıra bağıra ” Bak bak sana ne gösterecem” deyip onların olduğu reyona sürükledi. “Ne” dedi vurgulamak istiyorum. Onların bir şahıs olduğunu bile düşünmüyor. Çok sinir bozucu. Ancak ben raflardan bulyon arıyorum aynı reyona geldiler kendi kendime ” aaa nerde bu bulyon ” diye konuşurken içlerinden biri uzattı gözlerindeki bakışları görmen gerekiyordu ofori böyle sanki tüm cesaretlerini toplamışta yapıyor gibiydi. Aldım ve teşekkür ettim. ” hayatta bulamazdım ben” (ki bulamam gözümün önündeki görme özürlüyüm) Ama çok mutlu olduklarını görebiliyordum. O gün resmen duygusal modda gezdim şuan bile garip oldum. Bazeni, bazı davranışlar karşısında insanlardan, insanlıktan utanıyorum…

    Bu arada Coffe Prince’de de şirinlik abidesi Kim Jae Wook ” Neden böyle davranıyorsun ki japonyada bunlar çok normal” diyordu kesin hatırlarsınız. Bence kesin ufaktan ufaktan sevdirme, aşın artık bunları eylemleri var…

  15. Kız aşık adama, adamın gizemi ne ben onu çözemedim. Kız yoksa birinin yakını falan mı çıkacak 🙂 Neyse bakalım neler olacak.

  16. oforicim, sen artık manga tanıtma bence, hepsini okuyasım geliyor sonra sabaha kadar gözlerim akıyor klavyeye^^ geçen manga başlığına bakayım dedim de sonsuz uzunluktaki “izlenecekler&okunacaklar” listeme bir sürü şey daha eklendi. film yazılarına bakmaya korkuyorum, zaten eksiğim o konuda 40 gün 40 gece uyumadan izlesem yetişemem 😀

  17. şu manga sevdası nezaman bitecek acaba geliyorm gidiyrm hep manga… valla konu şu eşcnsellerden açılmışken cumartesi taksimde sınıfça bi fasıl yaptık yapmaz olaydık bütün abla dediklerim abi çıktı..abi dediklerimde abla çıktı valla süper geçti ama korktum yani gecenin sonlarına doğru bizimde huyumuz değişecek diye allah korusun sağsalim çıktık çok şükür bana itici geliyo bu durum…

  18. 😀 Merak ettim mangayı. Değişik bi tür. Ama çizimdeki yeşil saçlıya bittim 😀 Okusammıki 😀

  19. @ kimbapsushi

    Valla bende okumak istemiyorum, hatta bir ara ciddi ciddi bıraktım – sanki uyuşturucu bırakıyorum Yarabbim- ama olmuyor valla.Tam diyorum ki tamam bu akşam blogta güncelleme yapacağım, sonra bir bakmışım bütün geceyi manga okumaya ayırmışım..Ama dediğin gibi zevkli şey valla; çekirdek çitler gibi sayfalar akıp gidiyor.Ben liste yapmıyorum, çünkü bir ara bende denedim, şunu izleyeceğim, şunu yapacağım diye ama olmuyor..Böyle spontan yapmak daha zevkli..

    Ama manga için klavyeye istediği kadar aksın o gözlerimiz..

  20. @ rey

    Rey, bitmez bu manga sevdası, hatta o kadar çok okunacaklar var ki, bazen kendimi kaybediyorum bunların içinde..Şu diğer mevzuya gelirsek, tartışmaya açıktır görüşler; ama işte yaoi okumayı da seviyorum, hatta tür olarak yaoi daha fazla tercihimdir..İtici geliyor olması normaldir, başta bana da gelmişti, sonradan sevdim ama..

  21. @ fato

    Pembe dizi gibi arkadaşım; entrika yumakları içinde kayboluyoruz resmen; ben bir kerede tükettiğim için bana o an için ağır gelmişti.Bir bak derim, seveceksin kesin..

  22. Valla artık bende plan yapmıyorum. Artık önüme gelip ya da şans eseri karşılaştığım ilgimi çeken çeyleri okuyorum, izliyorum sonra bunu izledim, okudum diye yazıyorum. Aslında bunuda yapmıyorum artık. Ay iyice boş verir oldum… Toparlanmam lazım çok dağıldım bu aralar 🙂

  23. @ sermin

    Sen mi dağıldın, asıl dağılan benim arkadaşım..Boş vaktim olduğunda sağa sola bakınıp duruyorum sadece o kadar; plan yapmamak lazım, yapınca tutturamıyoruz bir türlü..

  24. Yokya normalde bu konularda baya disiplinliyimdir. Ama zaman zaman oluyor işte. E be arkadaşım senin dağılmanıda normal buluyorum iş güç derken ooo zaten bir gün 24 saat bizim gibi dopdolu insanlara o 24 saat yetmiyor. Ona yetişim, buna bakim, şunu yapım derken ne yaptığımızı karıştırır olduk yani.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s