Six Feet Under…

Eskiden cnbce’de verirlerdi bu diziyi; bende her bölüm sadık bir izleyicisi olmasam da o zamanlar takip ettiğim diziler arasında olduğunu söyleyebilirim.Bu dizileri öyle akşamın erken saatlerinde vermezlerdi; daha geç, daha gece yarısına yakın saatlerde yayınlanırdı ki; sonradan kanal ceza almasın..Tabi o dönemler, bu dizi yayınlandığında bende pek netten izleyeyim mantığı yoktu; zira o dönem pek bilgisayarla alakam yoktu; onun için kanal ne zaman veriyorsa, ben ne zaman uygun olursam öyle takip ederdim diziyi..

Geçenlerde kardeşim bahsetti, bir arkadaşı diziyi zamanında indirmiş, şimdi kardeşime gönderecekmiş; bizde anlaştık, bu yaz oturup bir Six Feet Under daha yapacağız.Gerçi o izlememişti, benim içinde sil baştan bir izleme olacak gibi geliyor..Diziyi bilen bilir; bir cenaze evinde yaşayan bir aile; onların çocukları ve derinliği bol kişilikleri ile dizi alıp başını gitmişti.Baba ölünce; evin asi oğlu uzak diyarlardan eve dönüyor ve erkek kardeşiyle birlikte cenaze evini işletmeye devam ediyorlar..

Ölüler gelir, bizimkiler onlara şekil verip güzelleştirir ve güzel bir cenaze garanti ederek onları son yolculuklarına uğurlarlar.Tabi işler bu kadar basit bir anlatımla ilerlemiyor, zira evin çocukları ölülerin yanında büyümüş, hafif çatlak karakterler..Birisi devamlı olarak ölülerle konuşuyor mesela.Sonra bir de oldukça masum görünen ama biraz navrotik, oldukça felsefik bir kız kardeşleri var.Hepsinin hayatını teker teker gözler önüne seriyor dizi..Üçü de birbirinden perişan takılabiliyorlar ilişkiler konusunda.Evin abisi; uçakta tanıştığı bir kızla inişli çıkışlı dizi sonuna kadar devam ediyor..

Daha derli toplu, düzeli ve sorumluluk sahibi olan –kendisi ayrıca Dexter’ımızı oynayan kişi de olup- gay olduğunu fark ediyor ve kendini bir polisin peşinde koştururken buluyor.Kız kardeş ise; liseden başlayarak devamlı olarak en umutsuz vakaları kendine çekmekte bire bir.Çocuklar böyle olurken dul kalan annede boş duramaz herhalde.Bütün bunlar bir yana; dizi gerçekten güzel..Ölenlerle diyaloglar, anneleriyle ilişkileri, birbirlerine bakışları, ve de “ölüm” teması derken dizi kendi içinde şaha kalkıyor..İzlediğim dönem çok sevdiğimi hatırlıyorum; bakalım bu yaz tekrar bu kadar sevebilecek miyim..Yine de benim gözümde bu dizi hala “güzel” bir yerdedir..

Bu arada muhteşem giriş kısmından bahsetmeden geçmek istemem.Bir bunu çok severim bir de 4400’ün giriş sahnesini..Buradan izleyebilirsiniz; dizi için ise buradan ilk sezonu izleyebilirsiniz, sanırım talep oldukça yeni bölümler eklenmeye devam edecektir..

Reklamlar

25 comments

  1. Daha dün bitirdim bu diziyi izlemeyi! Cnbc-e’de yayınlandığı dönem hiç alakam yoktu, birkaç ay önce Umut’un tavsiyesiyle en baştan başladım izlemeye, dün de salya sümük ağlayarak (ki sulugöz bir tip değilimdir normalde ama son birkaç bölümde öyle böyle değil, zırıl zırıl ağladım) son bölümü izledim. Karakterizasyon alanında Six Feet Under kadar başarılı bir başka dizi görmedim, o kadar gerçek ki karakterler, üstelik oyunculukların hepsi birbirinden harika, aksiyon/fantastik/bilim kurgu olmamasına rağmen yani sadece ve sadece ilişkiler üzerine kurulu olmasına rağmen muhteşem bir dizi. Hiçbir bölüm atlamadan, her bölümünü izlemeni tavsiye ediyorum -yalnız son bölümlerde çok kötü olacaksın, benden söylemesi 🙂

  2. @ çavlan

    Bu kadar olur yani Çavlan..Ben aslında daha önce bir şeyler yazacaktım bu dizi hakkında ama sonra boşverdim gitti.Bugün videolarını izlerken tekrardan bir havaya girdim; izleyesim geldi ama ben biraz daha bekleyeceğim seyretmek için; yaza kadar yolu var..O zaman ben de senden bir Six Feet Under yazısı beklerim; daha şimdiden çok güzel olacağını biliyorum tabi..

    Son bölümleri hatırlıyorum; hele o son sahnede bende duygulanmıştım; güzel bitti gerçekten.Böyle bir diziyi daha nevrotik bir şekilde bitirselerdi bile yakışırdı sanırım..

  3. Six Feet Under benim içinde ofori seninki gibiydi, denk geldiği zamanlarda izlerdim ama giriş parçasına hastaydım birde nip/tuck in giriş parçasına hastaydım. Hadi bende bir şey söyleyiverim dizi hakkında ayrıntı. Six Feet Under isminin anlamı ile ilgili “ölülerin en uygun gömülme mesafesi”dir Six Feet Under yani ölüler six feet yerin altına gömülürmüş 😉 Benim tekrar izleme gibi bir niyetim yok, bu dizi her ne kadar benim içinde güzel bir dizi olsada bir listem olsa en sonlarda olurdu. Ancak anneleri süpper bir karakterdi söylemeden geçemeyeceğim 😉

  4. Şu hayatımda izleyip de bende derin izler bırakmış, izlerken başka alemde olduğum, budur dediğim ne varsa bu dizideydi. En iyi ilk 5 listemde 2. sırada yer alır kendisi=) Bu da ilk sezondan itibaren izlememiş halim=) Ben de ilk sezondan sonuna kadar tekrar izlemek istiyorum ama ne zaman yapabilicem hiç bilmiyorum. Yalnız bu dizi herkesin sevebileceği bir dizi değil. Çünkü karamsar, garip, hatta rahatsız edicidir, ki bence güzelliği de buradan gelir. Özlediğim bir dizidir=)

  5. vallahi ben her hafta sadık bir şekilde izlerdim bayılırdım bu diziye hala da yeri bambaşkadır jeneriği böylesine hoşuma giden kısa bir film tadında bir başka dizi yoktur benim için herhalde.her bölümde tören için hazırladıkları ölü ile kendi hayatlarına üçüncü bir kişinin gözünde bakmaları çok çok anlamlıydı…

  6. @ sermin

    Nip Tuck’in girişini bende seviyorum; gerçi her ne kadar artık eskisi kadar büyük bir heyecanla diziyi izlemesem de; yine de hala takip ediyorum her bölümünü.Six feet under ise bir kere daha izlenmesi gereken diziler arasında benim gözümde; bu sefer söz verdim kendime baştan sona bütün bölümlerini oturup izleyeceğim..Ve anneleri evet gerçekten de süperdi; o sönük duruşuyla en iddalı karakterlerden biri oluverdi bir anda..

    Ben en çok kızlarını severdim; çok çatlaktı ama mantıklı takılan çatlaklardan..Bakalım Çavlan bu diziden bahsedecekti, ben onu bekliyorum..Şu senin izleme listene bir de ben göz atayım; neler var bakalım dostum..

  7. @ çavlan

    Bakınıp duruyorum sitene; valla ben sabırsızlıkla beklemekteyim; haberin olsun..Parmağı balı sürüp kaçmak yok; sonuna kadar sömüreceğim 😀

  8. ama ama dur bi 🙂 1 hafta falan lazım bana öyle hemen olmaz, uzun bir şeyler yazıcam 🙂 yazıcam ama söz.

  9. @ esru

    Beni anlayan bir ses işte; bende bir liste yapsam bu diziyi ilk onun içine atarım muhakkak.Bir de bu benim aralıklı izlemiş halim; senin gibi ortak takılıyoruz bu konuda Esru.Dizi gerçekten biraz basık, çokça içine kapanık olmasına rağmen; her ölünün yönlendirmesiyle aslında çokca renkli bir özelliğe sahip.Dur bakalım yeniden izledikten sonra nasıl yorumlar yapacağım..

  10. @ chibi

    Benim izlediğim dönemde televizyonun kırk sahibi vardı, sıra bana gelene kadar sezonlar devrilip gidiyordu.Şimdiler de öyle mi ama; beğendiğimiz bir dizi olduğunda anında açıp netten izliyoruz.Bu diziye de öyle izlemek isterdim; en azından her bölüm “kendi” heyecanımı da içine ekleyip seyredebilirdim..Bir de ben arada sırada korkardım; özellikle ilk bölümlerde o ölüler kendilerini gösterdiklerinde tırsmaktan kendimi alamazdım..

  11. @ çavlan

    Uzun olacaksa tamamdır; ben sonuna kadar beklerim.Zaten öyle bir Lost bölümleri yazıyorsun ki ben okuduktan sonra o bölümleri hiç izlememiş gibi hissediyorum valla..Artık Six Feet Under’da şaha kalkarız 🙂 …

  12. @ çavlan

    Nihahah, böyle baskı yaparım ben işte.Şaka bir yana sen ne zaman yazmak istersen o zaman bende okumak için kapındayım; ama bu gece yazmaya başlayacaksan ben hiç hayır demem orası ayrı..Hem böyle iyi niyetliyim hem de kötüyüm işte; huyum kurusun..

  13. Valla Ofori benim öyle Abd yapımları ile ilgili pek bir listem yok ama aklıma kazınan zmanında evde yaygaralar kopardığım (ozamanlar bizdede bir tv sorunu vardı) Saati ve günü geldiğinde kurta dönüştüğüm, izleyemediğim zaman bir kaç gün bizimkilere trip arttırtan ve sonunda babama odama tv aldırttığım, unutamadığım dizilerim var “Kalabalık ve mutlu”- Trt verirdi 7 çocuklu bir aileyi anlatırdı babaları rahipti vs ” Küçük Ev” bilmem hatırlarmısın çifçi bir baba fedakar br anne 2 kız bir erkek evlat yaşadıkları falan baya eski bir dizi yanlışta htrlıyor olabilirim ” Buffy The Vampire Slayer” bir Spike bir Angel unutamam sonrasında “Angel” Ne hukuk bürosuydu öyle ve başka bir hukuki dizi “Ally McBeall” mini mini etekler unisex tualet ve burnu ıslık çatal bir avukat süperdi “Dawson’s Creek” Az Pacey aramadım 🙂 “Roswell” en karizmatik uzaylıydı gördüğüm sanki çok gördüm ya “Galactica” ah soluksuzdu benim için “Gilmore Girls” Rory elimizde büyüdü 🙂 “The OC” soundtrack’leri 1 numaraydı Böle işte aslında daha uzar gider ya ama yakın zamanlarıda söyleyeyim ” Ghost Wishperer”, ” One Tree Hill “, “Merlin” mutlaka izliyorum

  14. @ sermin

    Hehehe, valla alemsin arkadaşım; surat yapıyordun haa.Ben de bunu sadece Angel’ı izlemek için yapmışımdır şimdiye kadar.Pazar akşamlarına denk gelirdi ve o dönem her kanal Pazar akşamları maç özetleri, spor programları yapardı.Hal böyle olunca bizim evdeki erkek popülasyonu tarafından baya bir baskı altına alınmıştım..

    Zaten çoğu bölümünü de izleyememiştim; o açığı sonra netten kapattık.Buffy ve Angel furyasıyla yıllarımız geçti resmen; bahsettiğin diğer dizilerden; Ally’i bende izledim.Her bölümünü izlerdik ama ne bileyim bu durum Ally’e gıcık olmama engel olmazdı..Aynı Smallville’de ki Lana’yı bir kaşık suda boğma isteğimle başa çıkmam gibi..

    Roswell; gözümün nurudur; ona laf söylemem; aynı şey OC içinde geçerli.Şimdi yayınlansa oturup izlemem belki ama o dönem ne etkisi altına almıştı bizi o dizi..Valla böyle yazınca daha çok çıkar dizi bizden..Hepsini çok seviyorum işte..

  15. Evet ya biliyor musun ? O Angel, Buffy zamanına yetişmemiş şimdiki gençliğin yeni nesil vampir furyasına kapılmasını garipsiyorum. Hani içimden diyorum ki ” Ah ah nerde bizim zamanın vampirleri” 🙂 Ozamanlar vampirliğin bir karizması edebi ve ahlakı vardı. Vampirler toza dönüşürlerdi gündüz dışarı çıkamazlardı. Angel’cazımın yüz yıllar sonrasında bir yüzük sayesinde güneşin doğuşunu izleyebildiği zaman gözlerim dolmuştu 🙂 Edward ile Bella dan önce Angel ile buffy vardı he he heyyyyy!!! 🙂 Çok nostaljik oldum valla billahi özledim eskileri ya 😦 Ally için bilmiyorum ben hastaydım ona ya hele Robert Downey JR lı bölümlerinin yeri apayrıdır ” every breath you take” şarkısıyla gönlümde bir dönem tahtın sahibi olmuştur. Ama bende Lana’ya çok ama çok gıcığım ayrı bir antipati besliyorum karşıma çıkmasın 🙂 OC içinse evet bende kesinlikle tekrar izlemem ama o zaman çok özeldi benim için California!!!! diye çığırırdım bende başlarken dizi 🙂 Ve kesinlikle ergenlik çağıma dönersem ne diziler çıkar 🙂 🙂

  16. @ sermin

    Aynen valla; ben bu dönemin vampirlerini hiç mi hiç sevmiyorum..Angel gibi karizmalısı yoktur hala benim gözümde ve tabi kıyıda köşede kalmış olsa da Spike hala gönlümün bir numaralısıdır..Ben Buffy’i o kadar çok sevmezdim, benim gözümde şımarıktır biraz kendisi, egosu bir türlü inmiyordu..Ben Cordalia’cıyım biraz; Angel’la çok yakışıyorlardı..

    Angel diziden ayrıldığında; kendisine ait bir dizisi olacağı haberi geldiğinde nasıl sevinmiştim hala hatırlarım.Cnbc-e onun bir posterini vermişti zamanında, yıllarca sakladık onu ama bir türlü duvara asamadık.Annem kızar diye; sonradan çok posterler astık ama Angel posteri bir kenarda kendi kendine yırtıldı gitti..

    Her dönemin kendine ait dizileri işte, bizimkilerde onlardı..

  17. Bende öyle pek sevmezdim buffy, ben willow’u çok severdim. Ve kesinlikle Spike benim için bir numaraydı tabi Angel’dan sonra aslında Doyle’da çok sempatikti. Cordalia’yı ise buffy de değilde Angel da sevdim Birde Angel’da bu geçmişten getirdikleri kız vardı ya sonrada iblis oldu duvarlara sürekli bişiler yazardı Wesley aşıktı ona falan onu severdim. Valla biliyor musun ben odamın duvarına kocaman Angel yazıp bir melek çizmiştim yanına bilmem hatırlar mısın Angel’ın kart vizitindeki melek şeklini onun aynısı işte Tabi Angel yazısıda birebir. Ee tahmin ediyorsundur annemin verdiği tepkiyi terlikle kovalamıştı beni bunuda burda açıklıyorum 🙂

  18. @ sermin

    Fred’den bahsediyorsun; en sempatik karakterlerden bir tanesi kendileri..Bu arada terlik olayın çok güzelmiş, bak en azından sen terliği göze almışsın bende onu göze lacaka kadar da yürek yoktu; sonradan zamanla oluştu o cesaret ama Angel dönemi geçmişti bir kere..Ne günlermiş ama değil mi..

    Şimdi milletin Twilight çılgınlığına bakamıyorum bile; neden seviyorlar anlamıyorum.Ama şimdiki ergenlerin vampir yapımı da o..

  19. Laf Buffy ve Angel’a geldiyse bu muhabbete katılmadan durmam imkansız : ) Bence Buffy de, Angel da Twilight ve benzerleriyle karşılaştırılamaz bile. Evet fantastik diziydi ikisi de, vampirleri alıyordu odağına ama o kadar zekice bir şekilde yapıyordu ki bunu, 10 yıl daha geçse benim ilk 5’imde kalacak diziler hâlâ. Bir Angel ve bir Spike’ın vampir karizması dururken Edward’ınki de ne oluyor diyip kusmak istiyorum Twilight ve türevlerine. Ben de Buffy’i sevmezdim, fazla tutucu bulurdum, ama onun dışında Willow, Giles, Anya, Tara, Lorne, Fred, Wesley hepsi mükemmel ötesi karakterlerdi. Roswell’i ve Ally McBeal’i daha yabancı dizilere yeni yeni el atıyorken izlemiştim, şimdi önüme getirsen dönüp bakmam ama o zamanlar çok severek izlemiştim, Ally’deki Larry’e (Robert Downey Jr.) içim giderdi, Roswell’de de Lost’un Claire’inin ve Grey’s Anatomy’nin Izzy’sinin tıfıl hallerine rastlamak mümkündü. Bir de ofori, yarın sabah destansı uzunlukta bir Six Feet yazısı yayınlıycam, haberin ola : )

  20. Sermin, Ofori ve Çavlan sizi daha bir sevdim Angel ve Buffy’i sevenleri seviyorum çünkü.Angel’ı şu günün tıfıl, soluk benizili vampirlerinden daha karizmatik bulanları daha çok seviyorum.Nedir bu Twilight anlayabilmiş değilim henüz hele o Edward hastalığı ah ah nerde bir Angel nerde bu çocuk demek istiyorum. :)Ofori o posteri ben de almıştım ama aynı senin gibi asıcak bir yer bulamadım yıllardır duruyor bir kitabın arasında hahaha 😀
    Bu arada Sermin’in bahsettiği bütün dizileri izlemişm hem de severek bayıla bayıla.Çıksa yine izlerim bir Ally Mcbeal olsun Dawson’s Creek olsun.Roswell’i hiç kaçırmazdım.Smallville’de Clark uçsun gari diye az beklemedim.Bir de Millenium vardı hatırlayan var mı bilmem müthiş bir diziydi bayıla bayıla izledim ben…
    ha bu arada vampir denilince unutmayayım Angel’a rakip gördüğüm tek vampir Moonlight dizisinde ki Mick St. John.Hatta Angel’ın bile önüne geçti benim için …

  21. Kesinlikle katılıyorum Çavlan şimdiki Edward ne oluyor öyle Canım Angel’ım Spike’ım dururken. Efendim onlar tv dizisi olmasına rağmen her bir vampirin toza dönüşmesi binlerce dolardı. Biz daha bu twilight’ta öldürülen vampir göremedik. Hani bir ataşe atma olayı oldu ama tatmin etmez. Üstelik o Angel’ın falan vampire dönüşen suratı vardı birde dönüşmemiş hali vardı. Anam Bu Edward’ın köpek dişi bile yok… 🙂 Bu arada çok heveslendim bende bir yazı yazayım bu konu hakkında(Blogta açtığımı nasıl çaktırmadan söyledim ama 🙂 ) Henüz ziyaretime gelmeyin ancak. Hazır değilim 😉

  22. Sermin alemsin valla; köpek dişleri haa..Ama haklısın valla, adamı illa karizma yapacağız diye öyle ir kastılar ki dünyalar güzeli olmaktan ileri gidemedi, ne bileyim bir vampirliği sadece isimde kalmış gibi oldu.Oysa Angel’ım ruhunu kaybettiğinde biz bile oturdduğumuz yerde ondan korkardık deli gibi..Çok psikopat bir şey olurdu yaa, adam hakkını vererek oynadı resmen..

  23. Kesinlikle doğru valla şimdi aklıma geldide bu gerçek mutlulukta ruhunu kaybediyordu ya buffy ile azcık yakınlaşlar ayrılın uleennn diyordum ben 😀 Tabi bu sadece angelus olacak diye değildi tabi 🙂 Muhahaha!!!
    Bu twilight rüzgarınında birilerinin dolduruşundan olduğu kanısındayım. Çok güzel reklam yapıldı, hatta bizim sanatçılar konserlerde şakşakçılar tutarlar ya bu filmler içinde tuttular gibime geliyor. Yoksa o muşmula suratlıların neresi iç çamaşırlarına bile konulacak kadar özel. Birde kapış kapış satılıyormuş ne manyaklık yarabbi. Bizim zamanımızda biz magnet, takvim, poster, not defteri, kalem falan alırdık. Bu gün bu konular baya konuşuldu haaa!!! 🙂 Sana uğramadan öncede kimbapsushi’nin blogunda baya bir sövgü yağmuruna tuttum 🙂 Ama sevemeyenleri bulmak zor buluncada içimizi boşaltmak lazım dimi dimi 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s