Çocukluk güzel şey..

İlk mimini almış biri olarak sevgili Secret’a buradan göz kırpıyorum ve soruları cevaplamaya geçiyorum..

Çocukken oynamayı en çok sevdiğiniz oyun ve oyun aparatı?

Ben genelde sokakta oynayan bir çocuk olduğumdan, en sevdiğim oyun akşamüzeri toplanıp saklambaç veya elim sende oynamaktı.Saklambaç konusunda hepimiz ayrı bir psikopattık galiba, sabah başlar, akşama kadar bıkmadan saklanabilirdik.Hatta bir gün çok iyi hatırlıyorum, öyle bir saklanmışım ki, saklandığım yerde beklerken uyuyakaldım, akşam bir uyandım herkes hala beni arıyor.

En sevdiğim oyun aparatım da arkadaşlarım olsa gerek.Gerçi ben geniş bir ailede büyüdüm, pek arkadaş aramama da gerek yoktu, zira boy boy her yaş ve cinsten kuzenler, kardeşler hala çevremde.

Sokakta oynar mıydınız?

Ne demek, sokakta geçmeyen bir çocukluğu “çocukluk” olarak sayamıyorum bile.Ben bir de bu konuda eskiden daha katıydım, çocuk dediğin sokakta oynamalı derdim.Ama artık şehir ortamında olmuyor diyenlere az buçuk katılıyorum.Veya bilmiyorum, ben köyde büyüdüm, bana göre hala her yer oyun alanı gibi görünebilir.Ben kardeşlerimi az evden dışarı kovmadım..Bir de bizimkilerin bir kuralı vardı, akşam ezanı okunduğu gibi evde olmamız gerekiyordu.

Ama bu sanki bütün mahallede öyleydi, ezan okunduğu gibi sokaklarda bir tane çocuk bile kalmazdı.Bazen geç okunsa ne iyi olur derdim.O kadar eğlenceli sayıyorum yani çocukluğumu.Yüzümüz gözümüz kir olurdu, kap kara suratlarla girerdik eve..

Çocukluğunuz ve ilk gençliğinizle ilgili keşke farklı olsaydı dediğiniz bir durum/olay…

Çocukluğumla ilgili yok,doya doya yaşadım..Bir de çok kardeşin olunca ev içinde kutuplaşmalara gidiyorduk.Ben ablamla yakındım, onun için daha çok kız kardeşimi keklerdik; onu az kandırmak için planlar yapmamıştık..

İlk gençlik yıllarım için ise; şimdiki aklımla o zamanki bana öğüt verseydim; fazla ders çalışıp kendini yıpratma olurdu.Bildiğin inektim çünkü; sınava daha 2 hafta var ben yetiştiremeyeceğim diye hemen başlardım çalışmaya..Gerçi hala biraz öyleyim, ama çok germişim, kendi vaktimi boş yere harcamışım gibi geliyor..

Şimdi okula gitmek istemeyen kardeşime “boşver, bugünde gitme devamsızlık yasal hakkın” diyecek kadar geniş görüyorum kendimi..

Varsa çocukluk dönemine dair bugünü etkileyen bir olay, anı:

Hayatımın despotları diye sınıflandırabileceğim insanları ayırt edebiliyorum artık rahatlıkla.Çocukken her şeyi onun istediği gibi yapmamızı isteyen bir kız vardı; grubun lideri gibi bir şey..Sinir olurdum, okuma yazmayı öğrendiğim anda kendisine nefret dolu bir mektup yazdım – yüzüne karşı söylemek yemedi tabi- sonrada bastım imzayı altına saldım mektubu rüzgara doğru..

Mektup kızın eline geçiyor ve artık herkes kızı nasıl dinliyorsa bütün çocuklar benimle bir yaz boyunca ne konuştu ne de oynadı; ki buna sevgili ablam bile dahil.O günden bu güne ne zaman karşıma böyle kendi istediği illa olsun kişilikli insanlar çıkınca bende alarm zilleri ötüyor, kendimi geri çekiyorum..Ya çatışıyoruz ya da hiç muhatap olmamaya bakıyorum..

Adettenmiş, bende o zaman topu Kimbapsushi’ye atıyorum..

Reklamlar

11 thoughts on “Çocukluk güzel şey..

  1. Mektubun altına imza atman çok iyii olmuş zaten. Şaşkınn :p bunu anlatmıştın galiba sen bana :)) Ayyyyy kızda ne kızmış bütün çocukları etkilemiş. Sonra orta halli biri ile evlenip evinin kadınını olmuştur kesin ay dur evde mi kalmıştı yoksa? 🙂

  2. hehe cpladığın için teşekkür ederim canm 😀 senin çocukluğunla benim çocukluğumun arasınd ne çok fark war 🙂 Güsel bi çocukluk gçirmişsin cnm 🙂 Ben mahzum yetim falan dermişim hehe 😀

  3. Sanırım en normal çocuk dönemini sen geçirmişsin diğer mimlenen arkadaşlar pek böyle değildi camdan yoldan geçenlerin kafasına tüküren,düğmeleri şeytan gibi gören,rüyasında mercimek tanelerinin büyüyerek üzerine geldiğini gören arkadaşlar var.. ayrıca şanslısın ki kardeşlerin ve kuzenlerin var yalnız kalmamışsın hiç tabi mektubu kıza verdiğin yaz hariç…

  4. mim için teşekkürler, gerçi baya bir süre anlamadım ne yapacağımı hatta fikir edinebilmek için ekmek kırıntılarını pardon mimleri takip ettim:D gerçekten güzel bir çocukluk geçirmişsin, ben ezik kaldım, iftiralar falan:p

  5. Bu çocukluk dönemi benimkinede çok benziyor ya. Özellikle sokaklarda oynama kısımları. Ben okuldan geldikten sonra hele bide sabahçıysam ooo… o mahalle bizim bu sokak bizim “yakar toplar”, “renkli istoplar” (ki aslında stopmuş biz çok sonra öğrendik ama hala istoptur benim için) ve “ortada sıçanlar”, “yedi kule” gibi dönemine damga vurmuş oyunlarla geçti. Benim öyle kuzenler falan olmazdı ama mahalle arkadaşlarım vardı zile basıp “sermin evdemi? Aşağıya gelebilir mi?” gibi sorularla benim annemi ikna etme çabalrımla geçti. Hıı birde zamanı öyle iyi ayarlamak gerekirdi ki babam eve gelmeden evde olalım temizlenelim 🙂 Aaa birde benim sokakta bulduğum yavru kedi, köprek, kertenkele, böcek falan ne olursa “anne yazık annesi terk etmiş bizde kalabilir mi?” diye eve getirmelerim vardı aşağıda tartışırdık “sen kediyi götrecen ben köpeği. “ama benim annem köpek sevmez ben kediyi götürim” falan tarzında masumca anlaşmalar dönerdi. Ne güzel günlerdi ya özledim çocuk olmayı. Ozaman büyümek için ne can atardık.

    Ofori bu arada mektup işine çok güldüm ya bide imzanı atmışsın süpeer valla. Biran dava falanda açtım demeni bekledim 🙂 Bizim okulun, mahalledinin hanım ağaları vardı bende hep tartışırdım onlarla ama benim yanımda bir kaç kişi kalırdı. Senin hanım ağa baya sözünü dinletiyormuş 🙂 Birde saklambaç oynarken uyuya kalmışssın ya süper ya 😉

  6. @ la fea

    Evet anlatmıştım arkadaşım; zaten ondan sonra beni bir köşeye sıkıştırıp iyi ki dövmemişler diyorum..Sonrasında ona ne oldu bende bilmiyorum tam olarak; annem bir şeylerden bahsediyordu ama köye gitmek lazım tekrardan karşılaşmak için..Öyle böyle büyüdük; şimdi o beni hatırlamaz bile..

  7. @ fato

    Ne demek dostum, cevaplaması zevkli sorulardı valla..Senin çocuklukta gerçekten mahsun geçmiş; ben işte biraz da bundan dolayı çocuk dışarıda büyümeli taraftarıyım..Olsun senin çocukları atarız dışarı; toz çamur büyüler..Bir de zaten bu son dönemlerin modası herhalde; herkes çocuğunu dizinin dibinde istiyor; son moda annelerin korumacı tavırları beni bile korkutuyor..

  8. @ rey

    Yok aslında benim de çok manyaklıklarım vardır da, bakma anlatacak yüz yok bende..Hadi bir tane söyleyeyim; çocuklar milletin ziline basıp kaçarlar ya; ben de bir dönem onu yaptım ama ben bir adım daha ileri gidip – ay utanıyorum- milletin su vanasını kapatırdım; sular gitmiş diye düşünürlerdi..ama tabi herkese yapmadım; bir iki arkadaşa sinir olurdum onlara yaptım..

    Ben de ne kinciymişim kardeşim; hep bir şekilde intikam yolları aramışım..Sonradan duruldum tabi, orta okula başlayınca üstüme bir olgunluk çöktü, anında “abla” moduna giriverdim..Benden küçük ikizler var, onların etkisi olsa gerek.

  9. @ kimbapsushi

    Her zaman arkadaşım..Bende ilk başta bocaladım biraz, sonradan sanırım güzel topraladık..Böyle böyle derken hepimiz ilk mimimizi almış olduk..Dün nöbetteydim gelince de uyudum, ancak oturup bakabiliyorum, buraları bir halledeyim anında senin blogtayım..

  10. @ sermin

    Öyle ama değil mi arkadaşım; sokakta kafana taşlar yemedikçe çocukluğun tadı çıkmıyor..Biz bir ara taş savaşları yapardık; – manyaklık işte canın yanacak sonuçta- sonradan yanardı da; ağlayıp anneme gittiğimi biliyorum bir de o kovalamıştı beni.Haklı kadın,benimle mi uğraşacak..Ama senin ki gibi hiç kedi köpek götürmedim eve; çünkü ben korkardım onlardan.Beni bir köpek kovalardı, anlatamam yani.Hepsi beni mi bulur kardeşim, ömrüm onlardan kaçarak geçti.Hala da tırsarım..

    Mektup olayı da biraz da kıskançlığın dışa vurumu olsa gerek; yani sonuçta neden herkes onun dediğini dinliyor ki ama..Ben evet bu konuda tek kalmıştım; sonradan biz köyden ilçeye taşınınca pek irtibat kalmadı o hanım kızımızla..Biz birde fındıkçıyız, yazın köye gidip fındık toplardık; hep köyde kalırdık..Ben oralara gitmeyeli 12 sene oldu nerdeyse; her yer çok değişmiştir.Şimdi arkadaşlarımın çocuklarını seviyorum; vay be nasıl geçmiş onca zaman..

  11. yorumları görünce aklıma geldi salak bir anım,paylaşmak istedim. bende de bir nefret öyküsü var. bizim sınıfta ilay diye bir kız vardı, herkes gıcık olurdu. o dönem de şeker kız candy manyaklığı vardı. bizde ilaya kendi aramıza ilayza demeye başladık, hatta elimize “senden nefret ediyorum ilayza” “inşallah ölürsün” (içimize nasıl dert olduysa) tarzı şeyler yazıp, kendi çapımızda bir klan oluşturmuştuk:p sonra hoca duydu, neyse ki zamanında duyumları alıp elimizdeki yazıları sildik, dayak yemekten kurtulduk:D
    evet çocukluğumda pek akıllı değildim, kabul ediyorum:)

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s