Lovely complex plus…

Lovely complex’i bilmeyen yoktur sanırım; izlenmediyse bile en azından ismini duymuşsunuzdur.Sanırım bir sene olmuştur animesini izleyeli; o zamandan beri yer yer artan veya azalan bir sevgi durumu içindeyiz bu animeye karşı.Geçenlerde kardeşim indirip bir daha izlemişti, bende uzaktan bakıvermiştim.Bu animenin –her animede olduğu gibi- bir alt yapısı var tabi ki, o da mangası..Bunların ilk önce mangaları çıkar, bir bakılır seviliyor mu diye; tamam seviliyorsa, tuttuysa arkasından çok güzel bir animesi yapılır.Ben genelde önce mangalarını okurum, sonradan animeye geçiş yaparım.Ama Lovely Complex için, direk animeden giriş yaptık..

Seri bitince dönüp mangasını da okumaya başladım tabi, ama hikayeyi bildiğim için öyle aktif bir şekilde sonuna kadar okumadım.Neyse bu akşam, ben başka mangalarda gezinirken kardeşim bunun bir plus’ı olduğunu söyleyince ve de beni kahkahalarıyla rahatsız edince bende dayanamadım aldım linki başladım okumaya.Ama var ya okudukça ne kadar özlediğimiğ hatırladım bir yerde; sayfalar geçti gitti, ben güldüm eğlendim; derken bir lovely complex hissi – uzun zamandır unutmuşum bu hisi- kendini etrafa salmaya başladı.Bir de bilmediğimiz kısımları anlatıyor Otani ve Risa’nın öyküsünde..

4 bölümden oluşuyor; her bölüm yaklaşık 50 sayfa, toplamda 200 sayfa gibi bir şey ediyor ama inanın ama çok kısa bir sürede bitiveriyor; en azından bana öyle geldi.ara vermeden arka arkaya geçince elindeki azcık mangayı da hemen tüketmiş oluyorsun.Her bölüm farklı bir yönlerini gösteriyor bu ilişkinin.İlk bölümde; Otani’nin orta okul zamanı basketbol takımına girdiği anları gösteriyor.O kısacık boyuyla çabalarını, arkadaş edinmesini ve herkese kendini sevdirmesini.Valla bu bölümü okuduktan sonra bende onu ne kadar çok özlediğimi hatırladım..İkinci bölüm ise Risa’nın kendi arkadaşlarıyla olan ilişkilerini ve ilk defa aşık olmasını anlatıyor.

Ne kadar heyecanlı değil mi; Risa’nın ilk aşkıyla tanışmak.Normalde olsa gıcık olurdum ama burada olamadım işte; zira aşık olduğu çocuğu seviyorum ne yapayım.Fazla spoiler vermeden anlatmak istiyor onun için yazdıklarım umarım olayın heyecanını yerle bir etmez.Neyse gelelim üçüncü bölüme; bu ikisinin ilk defa yüz yüze geldikleri harika bir bölüm..Salaklar birbirlerini hatırlamıyorlar tabi.Ve son bölüm, ikisinin lise mezuniyeti sonrası üniversite dönemlerine ve ilişkilerine bir yolculuk vaat ediyor.Harikaydı valla; otuz iki diş sırıtarak yazıyorum bu yazıyı şu an.Ne denir bilmiyorum; Lovely Complex’i sevenler, şimdiye kadar bunu okumamış olanlar mutlaka bir göz atıp, tekrardan o heyecanı yakalasın derim.Buradan okuyabilirsiniz..

Bu arada hatırladığım bir şey daha; bu ikisi gerçekten çok salak..

Reklamlar

14 thoughts on “Lovely complex plus…

  1. Yine mi Manga? Lovely Complex olsa bile okumayacağım. Senin ipinle kuyuya inilmez :p :p inlir mi? Yok yok inilmez 🙂 Daha fazla kalırsam blogunda mazallah okumaya falan başlarım. Gittim ben. Uzun bir süre uğramasam iyi olacak benim için 🙂

  2. @ la fea

    Bu Lovely Copmlex’e yapılmaz ama yine de sen bilirsin arkadaşım; hem sonuçta bitmiş bir ekstra sunuyorlar, sonrası için bekleme faktörü yok..

  3. @ içten

    Otani’ye en çok salak dediğimiz yer üniversite kısmıydı; normalde çok tatlı bir şey ama yine de bazen cidden salak bir karakter oluyor..Mutlaka oku, sende benimle aynı düşüncede olacaksın eminim..

  4. Ay çok severek okumuştum zamanında 😀 Kendine has değişik bi güselliği war bu manganın 🙂 Animesinide izlmiştim 🙂 Tekrar isleyesim geldi yaw 🙂

  5. Valla benim için lovely complex olsun ne olursa olsun daha öncede söylemiştim en çok güldüğüm yer yer bulutlu yer yer yağmurlu okuduğum ve sonuna kadar zevk aldığım bir animeydi. Bende ilk animesini izlediğim için mangasına başlamıyorum ama extra okunur yani. Ootani ve koizumi iki tatlı karakter. Etrafında onlar gibi iki kişi olsun ömür boyu sıkılmazsın garanti yani 🙂 Biliyor musunuz animelerde benim aklıma bişiler mutlaka yerleşir bu animedede aklıma geldikçe kulağıma risa’nın ootani ve ahooo diyişi geliyor otanininde risa demesi geliyor nedendir bilmem çınlıyor işte. Velhasıl mutlaka bir bakış atıyoruz paylaşım için thnx ofori’cim

  6. @ fato

    Bak bak, önceden okunmuş bile, bir ben kalmışım geride desene..Anime bittiğinde okumak için yeltenmiştim ama sonradan vazgeçtim, nasip bu zamanaymış..Güzel bir hatırlatma oldu bana..

  7. @ sermin

    Senin lovely complex aşkınla ben bile yarışamam dostum, o kadar güzel anlatıyorsun ki bende sadece yazdıklarını okuyorum..Ben en çok Otani’yi seviyorum nedens, o küçük haliyle çok sevimli görünüyor gözüme.Böyle dediğimi duysa beni bir kaşık suda boğar ama durum böyle ne yapayım..

  8. Bende diyorum ki Ootani’yi sevmeyen ölsün 🙂 Jetonu geç düşen, saçına taktığı tokaları ile gönlümüzü fetheden bir karakter ve biz onu öyle olduğu için seviyoruz 🙂 Ancak sanırım benim psikolojimle alakalı olsa gerek, çok hümanist bir insanmıyım neyim :p yan karakterlere her zaman daha çok dikkat ederim (efenim sadece main karakterler olur mu diğerlerininde sevgiye, ilgiye ihtiyaçları var 🙂 ). Mesela burda da risa’nın yakın arkadaşının erkek arkadaşı var ya hatta ootani’ninde takım arkadaşı, serseri tipli ancak çocuk kalplı, mütevazi ,süprizlerle dolu, her daim iyi niyetli, saftirik ve de basketbol oynamadığı zamanlarda nobu(risa’nın kız arkadaşı) ile çöp çatmaktan hoşlanan insan ” Darling” nam-ı diğer “Heikichi Nakao” dur benim en sempati duyduğum karakter 🙂 (yine betimlemeyi fazla kaçırdım 🙂 ) Yani, yani, ödüller almış, bir ilki gerçekleştirip tüm karakterlerinin olayın geçtiği yerin(kansai) lehçesi ile konuştuğu bu kendi içinde mütavazi animeyi izlemeyenler izleyin, izlettirin diyorum. Anime sevmeyenlerde mangasını okusun yani 🙂

  9. ofori harikasın yaaa :d nasıl da özlemişim bu ikisini ben nasıl anlatamam, ah ah ne günlerdi otani’yi hem severdik hem dövmek isterdik :d

  10. haha 😀 şahane bir şey olmuş bu, minicik otaniyi görmek harikaydı, umibouzu ayrıntısını da çok sevdim 😉

  11. @ ruzigar

    Valla arkadaşım bende okuyunca anladım ne kadar özlediğimi, baya bir ihmal etmişiz bunları da, sonradan özlem gidermişiz gibi oldu okurken..Minik Otani benimde favorim; hele herkes bunu ilk okul öğrencisi sanıyordu ya, nasıl güldüm anlatamam..Bu arada özlemişim seninle konuşmayı..

  12. bu otani hala odunmuş yaa, risa’nın doğum gününü nasıl unuttu :s sinir etti beni yine 😀 canım ben de özledim şöyle kore muhabbeti yapmayı ama pek vakit yok bu aralar, yaza inşallah, başımdaki kalabalık bir gitsin, neleri kaçırdıysam hepsini izleyeceğim 😀

  13. @ ruzigar

    Hehehe, odun olduğunu tekrardan hatırlamış olduk işte.Animede nasıl süründürmüştü kızı ama; çok sinirlendirmişti beni çok.Sonradan toparlamayı bildi; aynen burada olduğu gibi.Hep böyle yapıyor, sonra küçük bir jest anında eritiyor ona karşı olan bütün kızgınlığımızıı..Tıfıl ne olacak..

    Bu arada dostum; umarım he rşey sorunsuz bir şekilde hallolur ve sende derin bir nefes alabilirsin..Ben zaten hep burdayım; her daim beklerim..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s