Blood The Last Vampire ~ Vampir varsa kan vardır…

Fato’ya takılıyordum kim önce izleyecek diye ama bende bu kadar erken izleyeceğimi hiç düşünmemiştim.Geçen akşam babamla birlikte çekirdek çıtlatarak izledik; gerçi ben filmi izledim o da yanımda haberleri izledi ama olsun; ben birlikte izlemişiz gibi farz edeceğim.Önceden animesinden bahsetmiştim; hayır yanlış söyledim “anime filminden”, yoksa serisine yaklaşmak ne haddime..Bu sefer de herkesin çıktığı andan itibaren izlemek için tutuştuğu filmine geldi sıra.Tabi önce anime serisini izleseydim her şey daha manalı olurdu ama tersten başlamış biri olarak, zararı yok belki dönüp seriyi de izlerim bir gün..Sinema filmi ve anime filmi arasında benzerlikler olmasına rağmen ilerleyiş açısından ciddi farklılıklar var.

Tabi bunda ; “sinema filmini çekiyoruz ve izleyenlere bir şeyler açıklamak zorundayız” diyen bir mantık söz konusu olabilir; öyle ki benim sevip tasvip ettiğim bir mantıktır bu.sonuçta benim gibi bilmeyenler, sıfırdan izliyor bu hikayeyi.Kızımız 400 yaşında olup 17 yaşlarında bir görünüme sahip; vampirlerden nefret ediyor ve onları “kan emiciler” diyerek yok etmeyi hayatının amacı yapmış.Ama en büyük amacı vampirlerin başını bulup sonradan öğreneceğimiz sebeplerden ötürü onu öldürüp intikamını almak..Bir Amerikan üssünde lisede işlenen cinayetlerin sorumlusu olarak vampirler tespit edilince öğrenci kılığında – her ne kadar istemese de- okula giriyor..

Başta ki zengin, züppe ve doğal şımarık Amerikan gençliğinin içinde yaşının da verdiği olgunlukla sadece görevine odaklanıyor ve üssün komutanının biricik kızını iki vampirin elinden kurtarıyor.Kız ise; daha dün sınıf arkadaşı olarak bildiği iki kızın gözünün önünde, okula yeni başlamış bu psikopat Japon kız tarafından kılıçla param parça edilişini izleyince; oldukça mantıklı bir tepki içine giriyor; şok ve korku..Tabi korku beraberinde sorunda getiriyor; babasını ve onlarca askeri okula toplayıp bizim kızın peşine takıyor.Bu film, Amerikan gençliğinin saftirikliğine – laf atmak istiyorum onlara- bir gönderme olsa gerek..Ama gerçekten de ister istemez kendimi bir kıyaslama içinde buluyorum; her şeye çığlık atan bir Amerikan genci – evet belki de en insancıl tepkiler kendisine ait ama- ile her türlü saldırıda soğuk kanlılığını asla kaybetmeyen güçlü Japon kızımız..

Onların yaşamı bu kızın elinde; ve bunu ben “ gizli kahramanım” havasında yapmıyor; o egoya asla girmiyor.Kızın öyle bir derdi yok; sanki birileri film çekiyor, ama o bununla ilgilenmiyor, sadece hedefine kenetlenmiş şaşmadan ilerliyor.Arada ondan da duygu kırıntıları görmüyor değiliz ama yine de amaç ve mübah ilişkisinden şaşmak gibi bir durum söz konusu olamaz.Diğer kızı da alıyor peşine; zira Amerika’lı bela mıknatısı gibi, çekip gitmek bilmiyor bir türlü; her sahne bir diğerinden daha heyecanlı ilerleyip sizi de peşinizden sürüklüyor acımadan..Film hakkında “ben sevdim mi peki” diyen asıl yoruma geçemedim daha; zira bu konudan özellikle kaçınıyorum.Kardeşimin yorumuyla “orta şeker” yazılarımdan biri olsun, kalsın..

Vampir filmlerine farklı bir yaklaşım değil; bilinmeyen bir hikaye akışı değil; ahım şahım bir oyunculuk harikası da değil.Ama bütün bu değillerin içinde bile kendini izletebiliyor, daha ne olsun.Merak edenler buradan seyredebilir..

Reklamlar

5 thoughts on “Blood The Last Vampire ~ Vampir varsa kan vardır…

  1. hehe izlemişsin hemen 😀 Bende izlicem bi ara ama ne zman allah kerim. Sen anlatınca izlemek istedim.Uykumda yok acaba şimdi oturup izlesem mi 😀 İzliyim gitsin yaw.. Bakalım nasıl bişiymiş 😀

  2. hehe izledim bilem 😀 Bişiyi merak edince duramıorum yaw 😀 Fİlme gelince 😀 Kızın kılıçla kesim biçtiği sahneler güseldi gece gece acayip içimi açtı. Kanlı kanlı 🙂 Gözünü bile kırpmıodu walla. O amerikalı bozuntu kıza gıcık oldum herşeye burnunu sokuo 😀 yaw bırak git işte hayatını kurtardı ne gidip tüm herkese haber veriosun haberci kuş gibi. Saf yaw. Hayır o diil kızın başına az uz bela gelmedi amerikalı yüzünden. Fİlmi tuttum. Allah için güsel yapmışlar. 😀 Takdir ettim doğrusu.

    Neyse yaw yatıyım ben o kadar kesip biçmeden sonra uykum geldi 😀

  3. @ fato

    Valla bu hızla bizden bir şey kaçmaz arkadaşım.Şu Amerika’lı kızın salaklıkları konusunda hem fikiriz zaten..Filmde böyle göze batacak şekilde kızın davranışları olmasaydı çok daha güzel olabilirdi belki.Birde kızın annesi, ana vampir çıkıca ben çok şaşırdım; yani tamam “yakışır ona” ama yine de intikam olayı bir yerde vicdan muhasebesine döndü, böyle olunca insan daha çok beğeniyor finali.Basit bir intikam olarak kalmadı..

    Birde o dövüş sahneleri, evet çok güzeldi.Kızda öldür öldür bitiremedi onları; her yerden çıkıyor mübarekler..Böylece bir vampir filmi de gelip geçmiş oldu..

  4. jün hyun’a bampir yakışmamış 😀 hırçın kız rolleri daha çok yalışıyor filme gelince isminden anlaşılacağı gibi bol kanlı güzel bir vampir filmi zamanı olan izlesin..

  5. @ bayram

    Kızın oyunculuğunu bende çok beğendim; hele o sokak arasında vampirleri öldürdüğü sahne hala favorimdir; öldür öldür bitmiyor orası ayrı tabi.Haşin bakışları çok güzeldi yaa; valla kızın duruşundan bile tırstık yeri geldiğinde..

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s