Adın ne senin…

Az önce kardeşim gönderdi bu resmi; “bil bakalım nerden?” dedi.Tabi beni cahil bir şey zannettiğinden bilemeyeceğimi düşünmüş olabilir ama hayır anında tanıdım.Gerçi çok bilindik bir film; bu vesileyle -hazır yakın zamanda TV’de de gösterilmiş- yad edelim dedim.Hangi film ? …

Reklamlar

8 thoughts on “Adın ne senin…

  1. @ muko

    Ya işte kimin kardeşi, anında biliyor..Her ne kadar düşman olsalar da aralarındaki uyum kaçınılmaz; resme bile yansımış mübarek..En çok hangi bölümünü sevdiniz sevgili Muko hanım..

  2. vol 1’i sevdim. senaryonun işleniş tarzı (anime, japon sahnelerindeki uçmalı rüzgarlı efektler, siyah beyaz noktalar vs.) çok kapsamlı ve güzel.

  3. @ muko

    Zaten filmin girişine “Vol 1.” demesi bile daha başta insanları kandırıyor bence, tamamen farklı bir şeyler izleyeceksiniz havası veriyor; ve de nitekim öyle oluyor.Aslında düşününce oldukça basit bir hikayesi yok mu, yani ne bileyim kadının çocuğu öldürülür ve de o da intikam yoluna koyar başını..

    Ancak bu kaadr sıradan bir hikayenin bu kadar “farklıymış” gibi anlatılması, masalsı bir hava katarak izleyene sunabilmek bu adamın mahareti olsa gerek.Gerçi kendisine karşı pek sıcak duygular içinde de değilim ama yine de yaptığı işler ortada..Her filminde kan kullanmaktan kaçınmayan, bunu da izleyenin gözüne sokan birisi..

    Vol 1. sinema tarihinde bir klasik olarak kalacaktır; orası kesin…

  4. tarantino tipi şiddet, yine onun tarzında bir estetize edilişle sunuluyor seyirciye ve ne yalan söyleyeyim izleyiciyi doyuran bir yapısı var bu sahnelerin. o yüzden bu sahnelerden de pek şikayetçi olduğum söylenemez.
    özellikle anime kısmındaki daha abartılı kan sahneleri tarantinonun gerçeklik boyutunu aştığında neler yapabileceğini gösteren en büyük kanıtlardan biri bence. ve bu adamın tüm çılgınlıkları hiç göze batmıyor bile.
    ayrıca katılıyorum vol1 kesinlikle bir klasik:)

  5. @ muko

    Tabi doyurabildiği insanlar var, doyuramadığı insanlar, gerçi bunca insanı peşinden sürüklüyorsa bir bildiği vardır demek boyunumuzun borcu.Yine de – bu filmi için bahsetmiyorum- filmlerine hayranlıkla baktığım söylenemez.Herkes her yönetmeni sevmez; ama en azından “çoğunluk” bu filmi sever diyebiliyorum..

    Hani derler ya yiğidi öldür hakkını ver diyerek; ben öldürmeden hakkını vermek istiyorum.Zira öldürsem sende beni bir estetize edilmiş şiddete maruz bırakabilirsin.En güzel sahnelerden biri şüphesiz bu ikisinin karşı karşıya geldiği sahne olsa gerek, soluğumu tutup izlemiştim..Kızdırmayın kadını..

  6. Aynen yaparım onu. Şiddete uğradığını bile farketmezsin. Bir hattori hanzom bi de üstüne ışın kılıcım vardır ayıptır söylemesi.

  7. @ muko

    Bende de babamın odundan yapılmış değnekleri; geleceğin günün hasretiyle yanıyor; ışın kılıcını hazır da beklet, hatta biraz alıştırma falan yap; lazım olabilir dostum..Gıdığına mukayet ol..Sevgiler; seni o tahta zeminde bekleyen yaşlı adam..

    P.S: Bu sefer filmin sonu değişebilir, sen yokken beyin hücrelerimdeki felci irademle kaldırdım, artık sadece bakışlarımla nesneleri havaya uçurabiliyorum.Ustam olan annemden çok şeyler öğrendim, tanırsın sen o kadını..

    Hehehehe…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s