Bedtime Stories ~ Gerçek masallar…

Yeni yılın ilk güncellenmesi bu filme ait oldu; uzun zamandır izlemek için fırsat kolladığım, hatta sıklıkla işteki dolabımda saklayıp belki –hani olur ya- boş anımda izlerim diye düşünüp ancak yeni yılın ilk saatlerinde izleme olanağı yakaladığım bu güzel film.Hasta sayısının az olması –bende hala nasıl oldu inanamıyorum- sonucunda oturdum ve izledim.Adam Sandler deyince zaten baştan “kesin yine güzel bir şeyler yapmıştır” diyen olumlu yargılar içine girdiğimizden, bu filme dair kötü bir şey söylemeyeceğimi daha baştan garanti edebilirim..Hani böyle bazı isimler olur, adamlar iyi d yapsa kötü de yapsa peşinden gelecek kitleler olur; Adam Sandlar gözümüzde öyle bir yerde.

Tamam bu pek doğru bir yargı sağlamıyor ama yine de böyle gözü kapalı bir şeylere atlamak, kötü olsa bile inkar edip “harikaydı” diye hem kendimizi hem de cümle alemi kandırmak gibisi de yok..Ama bu film hakkında bahsederken kimseyi kandırmayacağım, söz..Bu bir hikaye olduğuna göre, bu hikayeyi anlatacak birileri gerekli bize.İki küçük çocuğuyla küçük bir otel işleten bir amca başlıyor anlatmaya; çocukların otelde ne kadar eğlendiklerinden ve kötü ticaret yeteneği yüzünden oteli satmak zorunda kaldığından.Yıllar sonra, bu sefer büyük bir oteldeyiz, adam ölmüş, satış anlaşmasına göre yeni otelin yöneticisi olması gereken oğlu – bu verilen söz unutularak- otelin sadece tamircisi olabilmiştir.

Durum böylesine içler acısıyken bizim baş rol adamın, her şeyi eğlenceye alan karakteri olayı daha rahat, izleyenin gözüne batacak dramdan uzak bir şekilde sunabiliyor bize..Bizimkinin kız kardeşi bir iş görüşmesi için uzaklara gitmek zorunda kalınca, bu da rica üzerine hala isimlerini karıştırdığı, şimdiye kadar “uzaktan” dayılık yapmayı tercih ettiği yeğenleriyle baş başa kalıyor.Daha önce hiç televizyon izlememiş ya da abur cubur yememiş bu çocuklar –annelerinin yetiştirme tarzı saolsun- bu çılgın dayıları ile yeni yeni ufuklar keşfediyorlar
desem pek de yalan olmaz.Dayıları aynı çocukluğunda kendi babasından gördüğü gibi yaklaşıyor bu boyu küçük aklı büyüklere..

Her gece yatmadan önce masal okumak; iletişim kuramın ve de hayal gücünü geliştirmenin en güzel yönü olsa gerek.Bizimki bir şeyler anlatıyor; çocuklar bir iki ekleme yapıyor ve güzel bir masal sonrası herkes mışıl mışıl uykusuna dalıyor.Ama bunun kendini izlettirecek bir film olması için, biraz daha heyecanlı olaylar dönmeli etrafta.İşte bu da; sevgili dayılarının her masal sonrası, tıpkı gece anlatılan olayları bire bir yaşadığını keşfetmesiyle başlıyor.Misal; önceki gece masalda “gökten sakız yağar” gibi bir cümle kurulduysa, ertesi gün dayının başına şemsiye açtıracak kadar sakız yağıyor.Tabi bütün bu olan bitenlerin asıl suçlusu; çocuklar.Zira onlar farkında olmasa da, masalda gerçekleşen tek şey çocukların söyledikleri..

Masalların ertesi gün nasıl gerçekleşeceğini görmek filmi izlerken bizleri oldukça heyecan içine sokuyor.Yani olayın özeti; sıkışmadan, çokça eğlenerek güzel vakit geçirtebilmeyi garantiliyor.Öyle ahım şahım gülme sahneleri yok, yıllar sonra “ ne güzel filmdi yaa” diye kendinden söz ettirmez ama en azından o “an” için insanı eğlendirip mutlu edebilir..Aile ortamında gönül rahatlığıyla izlenip, güzel vakit geçirtebilecek bir film, tavsiye edilir ben çok beğendim.Buradan izleyebilirsiniz..

Reklamlar

2 comments

  1. @ ayşelon

    Bencede; ve belki de en az küfürsüz filmi yine bu olsa gerek.Tam böyle ailecek oturup izlenecek pazar filmi kıvamında..Gökden sakız yağan kısım çok güzeldi; ben bir ara “gerçekten mi” dedim valla..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s