Fight Club ve Marla Singer…

Fight club’ı izlemeyen yoktur herhalde; o “muhteşem” filmden şimdiye kadar hiç bahsetmedim; zira filmi o kadar seviyorum ki buna cüret edemiyorum desem daha doğru olur. Hani belki çoğunluk için o kadar ahım şahım bir film gibi görünmez ama kimilerinin deli gibi sevip sizin de “bundan ne anlıyor ki” diye bakındığınız filmler gibi bir yerde.Benim için adlandıramayacağım bir saygı taşıyor bu film; sevip bağrıma basıyorum işte.Bunda en büyük etken filmin temel alındığı kitabın sağlam bir yapıya sahip olması bence.Ne zaman o kitaptan bir iki şey okusam hala “vay be” diyen tepkiler içine giriyorum.

Ne demiş yazar; “içinde bulunduğumuz sistem ne yaparsak yapalım asla yıkılamaz.Zira sistem umutlardan beslenir ve insanlık asla umudunu kaybetmez”..Öyle felsefi bir kitaptır işte kendileri ve de öyle bir filmdir beyazperdede ki..Yazının ortaya konuş amacı yine sapmaya başladı.Her şey Marla Singer hakkında bir iki kelam etmek için başladı aslında; o küçük, umutsuz, nevrotik, çatlak kadın..Bir karakter hem bu kadar uzak durup hem de sonuçta “sevilesi” olabilir mi; buyurunuz Marla..Kendisi ilk göründüğünde onun için zikredilen laflar, daha o ağzını açıp konuşmadan kişiliğini yansıtıyordu sanki..

Sahtekar.
Sahtekar.
Sahtekar.
Kisa, mat siyah saçli, Japon çizgi filmlerindeki gibi kocaman gözlü, kaymagi alinmis süt gibi teni olan,
koyu güllerle bezenmis duvar kagidi desenindeki elbisesinin içinde tereyagi gibi soluk duran bu kadin,O beni izlerken, ben bir yalanciyim. O sahtekar. Yalanci olan o.

Iste bu dakikada, Marla’nin yalani benim yalanimi yansitiyor, ve bütün görebildigim sey yalanlar. Onlarin
tüm gerçekliginin ortasinda. Herkes en büyük korkusunu paylasmak için çaba sarfedip, risk alirken, ve
ölümleri hizla yaklasiyorken ve bir silahin namlusu bogazlarina dayanmisken. Evet, Marla sigara içiyor ve
etrafa göz atiyor, ve ben aglayan bir kilimin altina gömülmüsüm ve aniden sanki önemsiz bir olaymiscasina,
ölüm ve ölmek videodaki plastik çiçeklerle ayni önemi tasimaya basliyordu benim için..

Kitabı buradan indirip okuyabilirisiniz, tavsiye edilir..

Reklamlar

5 thoughts on “Fight Club ve Marla Singer…

  1. ahh marla ahhhhhhh. bir sigara bukadar mı güzel içilir.ne zaman marlayı tanıdım işte o an Helena Bonham Carter’ı öldürdüm. beynime kazılan bir karekter olmuştur;Raskolnikov, Dae-su,Amelie gibi

  2. “Dibe batmak” deyince aklıma Marla’yla Tyler gelir hep, Marla’nın resmini görmek bana yine bunu hatırlattı.

  3. @ zulal

    Aynen öyle, ama ben Helena’yı öldüremem, o ayrı bir hayranlık unsuru benim için.Kadın hangi rolü alsa üstüne – ki çoğunlukla böyle tekinsizü gotik bir havada- hepsini ayrı ayrı sevip, beğeniyorum.Harika bir oyunculuk gerçekten, tabi kocasının haklı bir şekilde ona sunduğu olanakları da düşününce bunu çok iyi değerlendirebiliyor.Seviyoruz kendisini ailecek..

  4. @ bunusevdim

    Ne güzel dedin, harbiden dibe vuranlar..Bu filmleri izledikten sonra üstünden biraz zaman geçince anlayabiliyoruz değerlerini; ne kaadr güzel olduklarını.Ve de karakterler; filmi film yapan onlar zaten.Marla, o film için kilit isimdi; ondan başka kimse bu kadar güzel oynayamazdı bu rolü..

  5. hiç şüphesiz en sevdiğim filmlerden birisi… aslında chuck palahniuk’in yazdığı kitaplar kurgu bakımından süperler. (mutlaka okuyunz: gösteri peygamber, tıkanma, görünmez canavarlar ) benim favorim ise gösteri peygamberi.

    ayrıca tıkanma (orjinal ismi: choke) isimli kitabın filmi geçen sene çıkmıştı izlemeyenlere ttavsiye ederim…

    -zerg-

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s