Up – Yukarı Bak …

Bugün animasyonlardan gidiyoruz; zira az önce afişindende görüldüğü üzere “UP” filmini izlemiş bulunuyorum.Tek kelimelik bir yorum atayım hemen ortaya; “keyfim oldukça yerinde”..Daha vizyona girmeden hakkında dedikodular dönmeye başlayan bir filmdi; girdikten sonra hakkını teslim edecek şekilde başarısı tescillendi.Gidip izlemek istiyordum ama bir şekilde nasip olmadı; taa ki bugün kardeşimle oturup izleyene kadar.Bunca zaman beklememin bir başka sebebi de kardeşimin “bensiz izlersen kafanı koparırım” içerikli tehdit cümleleri..Öyle böyle derken bunu izlediğim için çok ama çok mutluyum..

Pixar’ı şu an sanki canlı bir şeymiş gibi kucaklayabilirim..Gelelim Up’ın konusuna, macera ruhu yüksek ana karakterimiz çocukluk yıllarında tanışıp yanında kıpkırmızı kesildiği kız arkadaşıyla yıllar sonra evlenir.Bizde arkada biraz eğlenceli, duruma göre bolca hüzünlü bir müzik eşliğinde onların birlikte yılları nasıl tükettiklerin izleriz.Daha filmin başı ama o sahneler gözümde ayrı bi öneme sahip.Birbirlerini nasıl sevdikleri, nasıl değer verdikleri görüntüler geçtikçe daha fazla anlam kazanıyor.Yaşlılık yıllarında, adamın karısı ölünce o da bütün o zaman içinde karısıyla en ince ayrıntısına kadar tasarladıkları, bütün o mutluluk dolu yılları geçirdikleri evlerinde tek başına yaşamaya başlıyor.Ama gelin görün ki, evleri bütün o beton duvarların arasında sıkışıp kalmış; nerdeyse adamın ölmesini bekleyip evi satın almak için can atan pis patronların görüş mesafesine kilitlenmiş..

Karısıyla daha tanıştıkları ilk günden beri ortak bir rüyaları var; Güney Amerika’nın keşfedilmemiş ormanlarında, şelalelerin üstüne evlerini taşımak.Ama yıllar boyu bunun için biriktirdikleri paralar hep bir şekilde başka masraflara harcandığından, şimdi tek başına kalan bu ihtiyarın hayattan pek de bir umudu kalmıyor.Ancak bir gün zorla evinden ayrılıp huzur evine yerleştirilmek istendiğinde -evine ne kadar değer verdiğini anlamışsınızıdr- geçimini kazandığı balonları şişirip evine bağlıyor ve evini uçurarak gökyüzüne doğru bir seyahate çıkıyor.Artık önünde tek bir hedef var; evi o şelalelerin üzerine yerleştirmek ve karısıyla kendisinin rüyalarını gerçeğe dönüştürmek.Ama bu yolculuğu sırasında evde tek başına olmadığını keşfetmesi o kadar da uzun sürmüyor..

Küçük bir izci çocuk, son rozetini de almak için bizim ihtiyara yardım etmeyi koymuş kafasına, evin çevresinde dolanırken birden kendini gökyüzünde buluyor.Böylece bizim ihtiyar istemeden de olsa yolculuğuna bu çocukla devam etmek zorunda kalıyor.bundan sonra temposu düşmeyecek şekilde macera başlıyor; zaten film nasıl başladı hangi ara bitti haberimiz bile olmuyor, o kadar seri bir şekilde gidiyor ki can sıkıntısından eser kalmıyor.O çizimler, animasyon her geçen gün bu adamlar kendilerini geliştiyor azizim; hayran hayran baktım valla.Daha ilk sahneden hayran kalınır mı, aynen öyle vuku buldu bende bu duygular.Birde araya o kadar güzel müzikler döşemişler ki duygusal mı gidiyoruz “alın size duygusallık” diyecek şekilde pekiştirmişler sahneyi..

Çocuğun Asya asıllı olması, iyi niyetinden asla tavzi vermemesi filmde ihtiyardan sonra en fazla sevdiğim karakter olmasına sebep oldu -gerçi onlardan başka karakterde pek görmüyoruz ama olsun- Hatta tamam itiraf ediyorum çocuğu daha fazla sevdim.Pixar’ın ellerine sağlık, gözlerinden öpüyorum onların; böyle daha nice güzel yapımlar yapacaklarını ve de beğeneceğimizi adım kadar biliyorum..Mutlaka ama mutlaka izleyin, buradan seyredebilirsiniz..

Reklamlar

6 thoughts on “Up – Yukarı Bak …

  1. bence de harika bir animasyon, izlerken cok eglendım. herkese ozellıkle rahatlamak ıstedıgı bır gün sakınlestırıcı yerıne ıkram edılebılır.

  2. konu olarakta çok sevdiğim bir animasyon. 3d izleyememiştim ama hdsini izledim çok zevkliydi… yaşlanınca bende böyle olur muyum acaba… olmam olmam bir fiil böyle çocukluk aşkımda yok… yani vardı da sonu olmadı… yoksa benden de haberi mi yoktu. neyse karışık ve gereksiz mevzular….

  3. @ esma

    Bizde aynen öyle yaptık valla; açtık izledik ve çok eğlendik..Karakterlerin hepsi birbirinden komikti; ama en komiği tabi ki o şapşal köpek olsa gerek..Bu arada iconun çok güzel 🙂

  4. @ kişisel depresyon anları

    Valla ne iyi olur değil mi yaşlanınca öyle olsak.Adam o haliyle ne maceralar yaşadı; biz büyük ihtimalle bilgisayardan yaşarız o maceraları..Benim en beğendiğim sahnelerden biri bizim ihtiyarla diğeri kavga ederken birden hareket edemedikler ya -yaşlılık işte- orada koptum gülmekten..Birde koca animasyonda hiç kimse ölmedi; kötü adam bile elinde balonlarla düştü aşağıya..Süperdi valla, daha ne denirki..

  5. ben bu filmin ilk 5-10 dakikasına öldüm bittim diyebilirim. kocaman bir ömrü o kadar güzel özetlediler ki… sahnelerin çoğunu unuttum doğal olarak ama ne zaman filmin adını bir yerde görsem istemsiz bir biçimde tebessüm etmeye başlıyorum 🙂 ve görüldüğü gibi yorum yazmadan duramıyorum. çok güzeldi yaa… gerçekten bu pixar işi biliyor.

  6. @külkedisi

    Evet benimde beğenerek izlediğim ve bilmiyorum daha kaç defa izleyeceğim bir animasyon filmi, bunlardan sıklıkla yapsalar keşke..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s